1. Hukuk Dairesi 2012/354 E. , 2012/4221 K. MAHKEMESİ : BURSA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/07/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, kayden paydaşı oldukları 1363 parsel sayılı taşınmaza davalıların haksız olarak ev yapmak suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuşlardır. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Davanın reddine ilişkin kararın temyizi üzerine Dairece; “ilkeler doğrultusunda araştırma yapı…
**1. Hukuk Dairesi 2012/354 E. , 2012/4221 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BURSA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/07/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, kayden paydaşı oldukları 1363 parsel sayılı taşınmaza davalıların haksız olarak ev yapmak suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuşlardır. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Davanın reddine ilişkin kararın temyizi üzerine Dairece; “ilkeler doğrultusunda araştırma yapılması, davalı H. U.yönünden özel parselasyonun bağlayıcı olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, özel parselasyon yoksa uyuşmazlığın paylı mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmesi” gereğine değinilerek bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekilince süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir. Mahkemece, özel parselasyonun tarafları bağlayıcı nitelikte bulunmadığı benimsenerek davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 1363 parsel sayılı taşınmazda davanın tarafları ile birlikte dava dışı kişilerinde paydaş bulundukları, davalılar arasında gösterilen K. M.nun da gerçekte paydaşlardan S. K. olduğu anlaşılmaktadır. Davanın reddine ilişkin kararın temyizi üzerine hükmüne uyulan bozma ilamında Dairece, özel parselasyonun bağlayıcı olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, özel parselasyon yoksa uyuşmazlığın paylı mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmesi gereğine değinilerek bozulmuştur. Ne varki; mahkemece bozma ilamının gereğinin eksiksiz olarak yerine getirildiğini söyleyebilme olanağı yoktur. Bilindiği üzere, bozmaya uyulmuş olmakla bozma gereklerinin aynen yerine getirilmesi zorunlu olup, bu durum usuli kazanılmış hakkın bir gereğidir. Somut olayda, tüm paydaşları bağlayan geçerli bir özel parselasyon planı olmadığı kabul edilmiş ise de, davacıların çekişmeli taşınmazda paylarına karşılık çekişmesiz olarak kullanabilecekleri yer bulunup bulunmadığı, taşınmazın tümünün kimler tarafından kullanıldığı yeterince araştırılmamış ve keşfen saptanmamıştır. Hal böyle olunca, Dairenin bir önceki bozma kararında değinilen ilkeler çerçevesinde araştırma yapılarak, çekişmeli taşınmazda davacıların paylarına karşılık kullanabilecekleri yer olup olmadığının saptanması, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değildir. Davacıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.