(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/9942 E. , 2010/575 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ... tüzel kişiliğinin bir kısım inşaat malzemesi satın alarak köyde kullandığını, malların sevk irsaliyesi ile tes…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/9942 E. , 2010/575 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ... tüzel kişiliğinin bir kısım inşaat malzemesi satın alarak köyde kullandığını, malların sevk irsaliyesi ile teslim edildiğini, fatura bedellerinin ödenmemesi nedeni ile icra takibi yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ... tüzel kişiliğini temsilen köy muhtarı, “Köy-des” projesi kapsamında ... Kaymakamlığı’nca kanalizasyon yapım işinin dava dışı müteahhide verildiğini, köylü olarak daha sağlıklı olması açısından beton büz boru yerine plastik boru kullanılmasını istediklerini ve aradaki fiyat farkı 5.000.YTL’yi de müteahhide ödemeyi üstlendiklerini, malzemenin müteahhit tarafından davacıdan satın alınarak köyde kullanıldığını, davacı ile aralarında herhangi bir akdi ilişki bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, satış teslim ettiği mal bedelinin ödenmediği gibi, girişilen icra takibine de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış olup, somut olayda yanlar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davalı akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Bu ilişkinin varlığı(HUMK.’nun 288.maddesi gereğince) davacı tarafından yasal deliller ile ispat olunamamıştır. Fatura düzenlenmesi ve itiraza uğramamış 2009/9942-2010/575 olması tek başına akdi ilişkinin varlığının ve malların teslim edildiğinin ispatı için yeterli değildir. Davacı tarafından dayanılan sevk irsaliyeleri de başka bir şirkete ait olup, kabulün aksine malın kime teslim edildiği belli değildir, kaldı ki malzemenin kaymakamlıkça köyde yapılan proje çerçevesinde kullanıldığı sabit olup taraflar arasındaki akdi ilişkiyi ispat etmeye yeterli değildir. Uyuşmazlık konusu miktara göre de hukuki işlem tanıkla ispat olunamaz. Ne var ki, davalı tanık dinlenilmesine muvafakat etmiştir. Davacı tanıkları malın dava dışı müteahhit tarafından satın alındığını beyan etmişlerdir. Toplanan delillerden davacının iddiasını yasal delillerle ispat edemediği anlaşılmıştır. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekir. Ancak davacı, delil listesinde “diğer yasal deliller" demek suretiyle yemin deliline de dayanmış sayılacağından davacıya bu hakkı hatırlatılmalı ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Bu hususun göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 234.30 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 25.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.