T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/1782 KARAR NO: 2025/2284 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 04/05/2023 NUMARASI : 2016/273 Esas - 2023/398 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müza…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/1782 KARAR NO: 2025/2284 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 04/05/2023 NUMARASI : 2016/273 Esas - 2023/398 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Olay günü olan 14.02.2014 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile Ulu Cami Caddesini takiben E-91 karayolu istikametine doğru seyir halindeyken, taşıt yolunun karşı tarafı olan sol tarafına doğru geçmek için sol tarafından seyirle gelen yaya ...'ya motosikletinin ön kısımları ile çarpması ile yaralanmalı kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusurlu olduğunun belirtildiğini, davacı müvekkilinin söz konusu kaza dolayısıyla yaralandığını, İskenderun Devlet Hastanesinde tedavi altına alınarak ameliyat edildiğini, görme kaybı ile hafıza kaybının mevcut olduğunu, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın davalı ... Sigorta A.Ş.’nin ZMMS (trafik) poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı bulunduğunu, oluşan maddi zararın davalı sigorta şirketi tarafından karşılanması amacıyla doğrudan doğruya davalı şirkete 31.12.2015 tarihinde başvurulduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından bugüne kadar müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; davacıya ödenmesi gereken işgücü kaybından doğan toplam 1.000,00-TL daimi maluliyet(sakatlık) tazminatının davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 31.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili ... Sigorta A.Ş. nezdinde Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, kazanın meydana geliş şeklinin, kusur durumunun ve maluliyet derecesinin tespit edilmesi ve kaza tarihindeki bilinen ücret üzerinden aktüerya raporu alınması gerektiğini, tedavi giderleri, geçici veya sürekli iş göremezlik, bakıcı giderleri, sakatlık tazminatının teminat içinde olmadığını, dava tarihi itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davasının kabulü ile, 188.442,16 sürekli işgöremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren, işleyecek yasal faiziyle ile birlikte (poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilin 14/02/2014 tarihinde geçirmiş olduğu kazaya ilişkin oluşan dosyada bulunan maluliyet oranının düşük olduğunu, bu nedenle de yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, davanın açılmasıyla birlikte 30.09.2016 tarihinde dosya içerisine davacı müvekkilinin maluliyet oranının %54 olduğunu bildirir kurul raporunu sunduklarını, söz konusu kurul raporunun kaza sonrasında alınan ve davacı müvekkilinin maluliyetini en iyi belirleyen oran olduğunu, söz konusu %54 maluliyeti gösterir kurul raporunun diğer ATK raporlarının hazırlanmasında baz alınmadığını ve kaza sonrasında davacı müvekkilinde oluşan zararların tespiti yapılmadığını, Mahkemece verilen gerekçeli kararda maluliyetin % 42,2 olduğu belirlenen ATK raporunun hatalı olarak esas alındığını, İskenderun Devlet Hastahanesinin 01.12.2015 tarihinde %20, daha sonrasında Adana Devlet Hastahanesinin 08.09.2016 tarihli özürlülüğe ilişkin raporunda %54 oranında bulunan maluliyet ile ilgili çelişkinin giderilmediğini, faiz hesaplamasının, davalı şirkete maddi tazminata ilişkin olarak başvuru tarihi olan 31/12/2015 olarak belirlenmesi gerektiğini, davacı müvekkilinin %70 kusur oranı itirazlarlarına rağmen yerel mahkemece değerlendirilmediğini, hatalı olarak verilen karar nedeniyle de davacının maddi tazminat miktarlarının düşük verildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 14/02/2014 günü, saat 19:00 sıralarında sürücü ...'ın, sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikleti ile Ulucami Caddesi'ni takiben üstgeçit istikametine doğru seyirle olay mahalli 3 yönlü T kavşağa geldiğinde seyir istikametine göre sağ taraftan gelerek kaplamaya giriş yapıp soluna doğru yolu karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya ...'ya idaresindeki aracın ön kesimi ile çarptıktan sonra, dengesi bozulan motosikletin sürüklenerek yolun sağında park halinde bulunan ... plakalı otomobile de çarptığı olayda davacının yaralandığı anlaşılmıştır. Kaza tespit tutanağında hem davacıya hem de dava dışı sürücüye kusur verildiği görülmüştür. Ceza Mahkemesinde yerinde keşif yapılarak alınan kusur raporunda davacının asli dava dışı sürücünün tali kusurlu olduğu belirlemesi yapılmıştır.Mahkemece ATK Trafik ihtisas dairesinden alınan raporda "...1- Davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü ..., idaresindeki araç ile gece vakti aydınlatması yetersiz olan mahalde seyrini sürdürürken yola gereken dikkatini vermemiş, görüş alanını kontrol altında bulundurmamış, ön ilerisinde karşıdan karşıya geçiş yapmak üzere kaplamaya intikal eden yayayı zamanında fark edemeyip bu yayaya karşı önlem almakta gecikmiştir. Olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleri ile tali (%30 oranında) kusurludur. 2- Davacı yaya ..., karşıdan karşıya geçmek için yola giriş yapmadan önce taşıt trafiğini kontrol etmesi, yaklaşan aracın hız ve mesafesine dikkat etmesi, güvenle duramayacak mesafede bulunan araç sürücüsüne ilk geçiş hakkı bırakması, karşıdan karşıya geçiş için şartların müsait olduğunda kaplamaya giriş yaparak yolu karşıdan karşıya geçmesi gerekirken belirtilen bu kurallara riayet etmemiş, yaklaşmakta olan aracın hız ve mesafesine dikkat etmeyip, karşıdan karşıya geçmek için kontrolsüzce yola intikal etmiş, gelen aracı fark ettiğinde kaplamada tereddütlü hareketlerde bulunarak kendi can emniyetini tehlikeye atmış, meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareketleriyle asli (%70 oranında) kusurludur..." kanaati belirtilmiştir.Hükme esas alınan kusur raporu dosya kapsamı ile uyumlu ve ceza dosyasındaki kusur belirlemesi ile aynı doğrultuda bulunduğundan kusura ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulundan alınan 21/05/2021 tarihli maluliyet raporunda,14/02/2014 kaza tarihine göre uygulanması gereken Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak E cetveline göre %42.2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, kişinin 1999 yılında trafik kazası geçirdiği, kafa kemiklerinde kırık ve beyinde kontüzyon olduğu, epilepsi tanısı aldığı, 14/02/2014 tarihinde yine trafik kazası geçirdiği, kafa travması, kafa kemiklerinde kırık, beyinde kontüzyon tespit edildiğinin bildirildiği, her iki yaralanmanın da nörolojik sekel bırakabilecek nitelikte olduğu, ancak hangi travmanın kişinin mevcut maluliyetine ne kadar etkisinin olduğunun mevcut verilerle tıbben ayırt edilemediği, dava konusu kaza nedeniyle iyileşme süresinin 14/02/2014 tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek, muayenesi yapılarak maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına; istinaf konusu edilen davacının dosyaya ibraz ettiği %54 maluliyet oranını gösteren Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri tarafından hazırlanan 24/06/2016 tarihli raporda ve Adana Devlet Hastanesi 26/01/2016 tarihli Engelli Sağlık Kurulu raporunda hangi yönetmelik hükümlerinin uygulandığı belirtilmediğinden geçerli olmayacağı ve ATK maluliyet raporu ile çelişki oluşturmayacağına göre İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde 6704 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle değişiklik yapılarak, zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı değişiklikle Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği belirtilmiştir. 6704 sayılı Kanun'un 26.04.2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması ile yayım tarihi olan 26.04.2016 tarihinden itibaren KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlüğe girmiştir. Yasal değişiklikle birlikte, artık mahkemede dava açılmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapılması zorunlu hale getirilmiştir.Somut olayda; davacı tarafça dosyaya sunulan, dilekçe örneğine göre 31/12/2015 tarihinde başvuru dilekçesi yazılmış ise de sigorta şirketi tarafından alındı belgesi, kaşesi vs bulunmadığından temerrüde düşülen tarih belirlenememiştir. Dava tarihi 03/03/2016 olup bu tarihten itibaren faiz uygulanmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/12/2025