9. Ceza Dairesi 2008/12475 E. , 2010/3957 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Mala zarar verme Hüküm : 765 sayılı TCK'nın 516/6, 59, 72, 647 sayılı Kanunun 4, 5, 6. maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Sanığın yararlanmak kastıyla şikayetçiye ait ağaçları kesip götürmek şeklinde gerçekleşen eylemin hırsızlık suçunu o…
**9. Ceza Dairesi 2008/12475 E. , 2010/3957 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Mala zarar verme Hüküm : 765 sayılı TCK'nın 516/6, 59, 72, 647 sayılı Kanunun 4, 5, 6. maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Sanığın yararlanmak kastıyla şikayetçiye ait ağaçları kesip götürmek şeklinde gerçekleşen eylemin hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mala zarar verme suçundan hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 06.04.2010 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : Sanık hakkında; olay tarihinde müştekiye ait 9 adet meyve veren vişne, kiraz, erik ağaçlarını kestiği iddiası ile dava açılmıştır. ŞİKAYETÇİ: 20.08.2004 tarihli şikayetinde; 19.08.2004 tarihinde kuru ve yaş karışık toplam 20 adet ağacım kesilmiştir, benim ağacımı kesen ... ve oğulları.... ve....kesmişlerdir. Ağaçlarımı kesen....’ten şikayetçiyim. 02.11.2004 tarihli mahkemedeki anlatımında ise; Sanık benim arazimden iddianamede belirtilen ağaçları kesmiştir. Keserken ben görmedim, ancak kesilen ağaçları traktöre yükleyip Polatlıya getirip sattığına dair şahitlerim var diyerek ilk şikayetinden 3 ay sonra olaya ilişkin görgüsü olmayan tanıklar ... ve....’i tanık olarak dinletmiştir. Sanık savunmalarında: Şikayetçiye ait ağaçları kesmediğini, olay tarihinde köyde olmadığını, ....’ya götürdüğü ağaçlarının bir kısmının kendisine ait olduğunu, bir kısmının da ....’in eşinden istediğini ve aldığını, kendi arazisinden kestiği ağaçların cinsinin söğüt, kavak, vişne ve erik olduğunu, şikayetçi ...’ın ağaçlarını kesmediğini savunmuştur. OLAY YERİ TESPİT TUTANAĞINDA: (20.08.2004) ...’a ait 9 adet ağacın (vişne-kiraz-erik) toprak ile birleştiği noktada balta ile kesildiği-kesildikten sonra geriye kalan köklerden 2 adetinin yakıldığı, kesilen diğer ağaçlarının köklerinin toprak üstünde görüldüğü, ağaçların ... ve oğulları tarafından kesildiğinin bildirildiğinden ...’ın evinin bahçe duvarının kenarında vişne ve erik ağacı uç kısımlarının kaldığı köklerin olmadığı… belirtilmiştir. MAHKEMECE YAPILAN KEŞİFTE: (07.03.2005) … çeşitli boy ve ebatlarda 14 kök vişne, erik, kayısı, kiraz ağaçlarının yerden 10-15 cm mesafeden kesilmiş olduğu ve dip köklerinde ateşle yakılmış yanıklar olduğu tespit edilmiştir. TANIKLAR: 1-....: Sanığın tarlasının yakınında arazisi olduğu daha önceden kendi arazisindeki ağaçları kestirdiğini ve taşıdığını, yerinde iki kucak çalısı kaldığını, onlarıda sanığın istediğini ve alabileceğini söylediğini ifade etmiştir. 2-...: Sanığı ağaç keserken görmediğini, 19.08.2004 günü akşamı kendisine ait arpayı sanığın römorkuyla götürmek için anlaştığını, bir römorka arpayı, diğer bir römorka da evin önünde bulunan ağaç köklerini yüklediklerini, iki römorku ...’ya sanığın oğlu İdris’in getirdiğini, ağaçların özelliğini bilmediğini, arpa ve ağaçların ....’ya getirildiğini sanığın bilmediğini, sanığın oğlunun getirdiğini söyleyerek savunmayı teyit etmişlerdir. MÜDAHİLİN GÖSTERDİĞİ TANIKLAR: 1-.... Müdahilin arazisinden ağaçlar kesilmiştir ancak, kimin kestiğini görmedim, ancak sanığın arazisinde herhangi bir meyve ağacı bulunmamaktadır. derken, 2-....’de: Müdahilin arazisinde bulunan meyve ağaçlarının kimin tarafından kesildiğini görmediğini, ancak komşulardan duyduğu kadarı ile sanık ...’in kesip kaçtığını duyduğunu ifade etmiştir. DEĞERLENDİRME: Şikayetçi ilk şikayetinde 20 ağacının kesildiğini belirtmesine rağmen tespit tutanağında 9 adet ağacın kesildiği belirtilmiş, mahkemece yapılan keşifte ise 14 kök ağacın kesildiği belirlenmiştir. Müdahil keseni görmemiştir. Ağaç sayısında samimi değildir ve ilk tespitten sonra bir miktar daha ağaç kesilmiştir ve yine kimin kestiği belli olmadığı halde ilk tespitten sonra kesilen 6 ağaç daha sanık tarafından kesilmiş diye iddia edilmiştir. Müdahil kesilen ağaç sayısında samimi ve doğru anlatımda bulunmadığı gibi kesenlerin kim olduğu konusunda da samimi değildir. İlk şikayetinde sanık ve oğulları demesine rağmen bilahare de kesenin sanık olduğunu belirtmiştir. Tespit tutanağına göre sanığın evinin duvar dibinde vişne ve erik ağacının uç kısımları olduğu belirtilmesine karşın tanık ... 19.08.2004 akşamı römorka evin önündeki ağaç köklerini yüklediklerini ifade etmiştir. Oysa ki tutanakta ve keşifte ağaç kökleri arazisindedir ve ağaçlar yerden topraktan 10-15 cm mesafeden kesilmiştir, bu durumda göstermektedir ki yüklenen kökler farklı kesilen ağaçlarda farklıdır. Sanığın evinin önünde duvarın yanında görülen vişne ve erik ağacı uç kısımlarının müdahile ait olduğu belli değildir. Tüm ağaç dalları birbirine benzer ve ağaçları römorka yüklediği kabul edilen sanığın dalların uç kısımlarını delil teşkil edercesine evinin önünde bıraktığı düşünülemez. Olayın görgü tanığı yoktur. Tanık ... savunmayı doğrulamıştır. Müdahil tarafından olaydan 4-5 ay sonra gösterdiği tanık ... tabir edilen kalıntıları nakledenin sanık değil oğlu İdris olduğunu ifade etmiştir. Tüm değerlendirmeler sonunda, sanığın savunmasına değer izafe edilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sanığın atılı mala zarar verme suçundan beraatine karar verilmesi düşüncesiyle, gerek sübut yönünden gerekse suç vasfı yönünden çoğunluk görüşüne katılmamaktayım. 06.04.2010