Başvuru, özel güvenlik görevlisi olarak çalışma izni verilmesi için yapılan başvurunun reddine yönelik işlemin iptali talebiyle açılan davada masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, özel güvenlik görevlisi olarak çalışma izni verilmesi için yapılan başvurunun reddine yönelik işlemin iptali talebiyle açılan davada masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 31/1/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, silahlı özel güvenlik görevlisi olarak çalışmak için yenileme eğitim sertifikasıyla Ankara Valiliğine başvuruda bulunmuştur. Ankara Valiliği Özel Güvenlik Komisyonunun 25/6/2015 tarihli kararıyla başvurucunun özel güvenlik görevlisi olarak çalıştırılması uygun görülmemiştir. Kararda; yapılan güvenlik soruşturmasında başvurucu hakkında açılan ceza davasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verildiği belirtilmiştir. Başvurucu, mezkûr işlemin iptali talebiyle dava açmıştır. Ankara İdare Mahkemesi (Mahkeme) 3/5/2018 tarihli kararıyla davanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:"...davacı hakkında cinsel taciz suçundan hakkında yargılama yapılarak eyleminin sabit bulunduğu, ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek 5 yıl denetim süresi uygulanmasına karar verildiği, dava konusu işlem tarihi itibarıyla denetim süresi tamamlanmadığından hükmün ortadan kaldırılmadığı görülmekte olup, cinsel dokunulmazlığa karşı suç işleyenlerin özel güvenlik personeli olamayacağı hususu karşısında hakkında cinsel saldırı suçundan yargılama yapılan ve dava konusu işlem tarihi itibarıyla denetim süresini tamamlamayan davacının özel güvenlik personeli olarak çalıştırılmasının uygun görülmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır." Başvurucu, bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Başvurucu; Mahkemeye sunduğu 3/7/2018 tarihli ek beyan dilekçesiyle, hakkında HAGB kararı verilen davanın Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesinin 25/6/2018 tarihli ve E.2010/537, K.2013/630 sayılı ek kararı ile kaldırılarak düşmesine karar verildiğini belirtmiştir. Başvurucu, bu hususun gözönünde bulundurulmasını talep etmiştir. Başvurucunun istinaf talebi Bölge İdare Mahkemesinin 23/11/2018 tarihli kararıyla ayrı bir gerekçe belirtilmeksizin, reddedilerek karar kesinleşmiştir. Başvurucu, nihai kararı 2/1/2019 tarihinde öğrenmiştir. Başvurucu 31/1/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu hakkında cinsel saldırı suçundan açılan davada (kapatılan) AcıpayamSulh Ceza Mahkemesinin 22/5/2013 tarihli ve E.2010/472, K.2013/225 sayılı kararıyla başvurucunun 93 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına ve HAGB'ye karar verilmiştir. Söz konusu karar 21/6/2013 tarihinde kesinleşmiştir. Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesi 25/6/2018 tarihli ve E.2010/537, K.2013/630 sayılı ek kararı ile başvurucu hakkındaki HAGB kararının ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar vermiştir. A. Ulusal Hukuk 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "(5) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.... (8) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur...... (10) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir. (11) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar..."B. Yargıtay İçtihadı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun HAGB kurumunun niteliğine yer verilen 1/2/2012 tarihli ve E.2011/19-639, K.2012/30 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"...hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile kurulan hüküm, belli bir süre sanık hakkında hüküm ifade etmemekte, herhangi bir sonuç doğurmamaktadır. Sanık bulunduğu hal üzere bırakılmakta, aynen yargılanan kimsenin durumunda kalmakta ve yapılan yargılama geçici bir süre askıda kalmaktadır. Askı süresi boyunca, yargılanan kimsenin sanık sıfatı devam eder ise de, hiçbir şekilde bu kimse hükümlü sayılamaz." Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/10/2018 tarihli ve E.2017/4-1353, K.2018/1552 sayılı ile 31/1/2019 tarihli ve E.2017/13-681, K.2019/46 sayılı kararlarında da HAGB kurumuna yönelik olarak yukarıda alıntısı yapılan kararla aynı nitelendirmeye yer verilmiştir.