Tacir sıfatını haiz borçlu, Türk Borçlar Kanununun 121 inci maddesinin ikinci fıkrasıyla 182 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 525 inci maddesinde yazılı hâllerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankadan kredi kullandığını ve kredi borcunun kapatıldığını, kredi borcu kapandıktan sonraki bir tarih olan 27/07/2012 tarihinde eksik evrak bulunduğu gerekçesiyle davalı tarafından müvekkiline kredi sözleşmesi imzalatıldığını, kredi ödeme planının ve kredi bilgilendirme formunun hiç bir aşamada imzalatılmadığını, dolayısıyla bu belgelerin mevcut olmadığını, müvekkiline formalite şeklinde imzalatılan 27/07/2012 tarihli sözleşme ve sözleşme öncesi bilgilendirme formunun da hiçbir geçerliliğinin bulunmadığını, zira bilgilendirme formunun 27/07/2012 tarihinden bir hafta önce imzalatılması gerekirken sözleşme tarihinden bir gün önce imzalatılmış olduğunu, yine bu ilişki kapsamında bankanın faiz, masraf, komisyon ücreti adı altında haksız tahsil ettiği bedellerin iadesinin gerektiğini, ayrıca müvekkilinin kredi borcunu vadesinden önce kapatmış olmasına rağmen bankanın gerekli faiz indirimi yapmadığını belirterek, şimdilik 20.813,46 TL tutarındaki haksız kesintinin ve yargılama sürecinde belirlenecek diğer kesinti ve tahsilatların hesap açma tarihi olan 29/02/2012 tarihinden itibaren bankanın dava konusu krediye uyguladığı faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; davacı tarafından imzalanan genel kredi sözleşmesinin “Faiz, Komisyon ,Vergi ve Masraflar ve Diğer Yükümlülükler’' başlıklı 3.10.1 maddesinden;“ yine davacı şirketçe imzalanan 02.04.2013 tarihli sözleşme öncesi bilgilendirme formunun 4. maddesinden anlaşılacağı üzere, davacının masraf ve komisyon alınmasına onay verdiğini, kaldı ki TTK' nın 20 ve 22. maddelerine göre de davanın reddinin gerektiğini, davaya konu kredinin teminatı olarak ipotek edilen taşınmazın ekspertizi banka dışında başka bir firma tarafından yapıldığını ve ipotek tesis işleminin de banka dışından bir avukat vasıtasıyla gerçekleştirildiğini, müvekkili bankaca alınmış ve dava konusu olan dosya masrafı ve diğer masrafların davacının kullanmış olduğu kredi nedeniyle kendisine verilen hizmet karşılığı olduğunu ve bu tutarın Merkez Bankasına bildirimi yapılan masraf- komisyon listesine uygun olduğunu, davacı şirketin tüketici konumunda olmadığından TBK'nın 20. maddesi ile ilişkilendirilen tüketici mevzuatı hükümlerinden faydalanamayacağını belirterek, haksız ve hukuka aykırı olan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.