8. Hukuk Dairesi 2021/5444 E. , 2023/6437 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye…
**8. Hukuk Dairesi 2021/5444 E. , 2023/6437 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. 3402 ... Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 12458 ada 2 parsel ... taşınmaz 3.250,13 m2 yüzölçümü ile davalılar adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde Kadastro Müdürlüğünce 3402 ... Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sonucunda 12458 ada 2 parsel ... 3.250,13 m2 yüzölçümlü taşınmazın davalılar adına tespit görmüş olduğunu, askı ilanı iniş tarihinin 10.02.2016 olduğunu, dava konusu taşınmazın idarece yapılan tespitinde taşınmazın kimsenin zilyetliğinde olmadığını, fiilen çalılık görünümünde olduğunu, 40-50 yıldır hiç kimsenin kullanımında olmadığının tespit edildiğini ve Hazine adına tescil edilmesi gereken yerlerden olduğunu, 3402 ... Kanun'un tespit malikinin mülkiyet hakkının herhangi bir yazılı belgeye dayanmadığını, davalının 3402 ... Kanun'un 14/1 inci maddesinde belirtilen çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunmadığını, itirazlarının kabulü ile ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 12458 ada 2 parsel ... taşınmazın davalılar adına olan kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın hazine adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanların gerçek dışı beyanlar olduğunu, müvekkilleri lehine tespit gören ... ili ... ilçesi ... Mahalllesi 12458 ada 2 no.lu parselin müvekkilleri tarafından uzun yıllar fiilen kullandığını, üzerinde ağaçlandırma yaptıklarını ve diğer müştemilatlarının mevcut olduğunu, davacının beyan ettiği gibi müvekkillerinin kullandığı dava konusu yerin çalılık olmadığını, ayrıca dava dilekçesinde ifade edilen dava konusu yerin 40-50 yıldır kimsenin kullanımında olmadığı tespitinin de gerçek dışı olduğunu, diğer taraftan davacının dava dilekçesinde ifade ettiği gibi müvekkilinin çekişmesiz ve aralıksız 40 yıldan beri malik sıfatı ile zilyetliği olmadığının gerçek dışı olduğunu, davacının açmış olduğu davanın haksız ve yersiz olduğunu açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 09.05.2016 tarihli ve 2016/43 Esas, 2016/37 Karar ... ... ilamı ile; davanın 30 günlük askı ilan süresini aşacak şekilde 12.02.2016 tarihinde açıldığı, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu ve mahkemece re’sen gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine ve mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. 2. Görevsizlik kararı ile dosyanın gönderildiği ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava dosyası 2016/383 Esas sırasına kaydedilmiş, Mahkemenin 29.03.2017 tarihli ve 2016/383 Esas, 2017/281 Karar ... ilamı ile; bilirkişi raporlarından belli olduğu üzere dava konusu taşınmazın toprağının işlenmiş olması suretiyle yapısının bozulduğu ve orman özelliğini kaybettiği, taşınmazın killi-tınlı toprak yapısında 20-25 cm lik toprak işleme derinliğine sahip olduğu, taşınmazın tarım arazisi vasfında olup, yaklaşık 4-5 yıldır ekilip biçilmediğinin ve taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olmadığının açık bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar 1. ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.03.2017 tarihli ve 2016/383 Esas, 2017/281 Karar ... kararına karşı davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 22.05.2017 tarihli ve 2017/352 Esas, 2017/344 Karar ... ilamı ile; 6100 ... Kanun'un 118/1 maddesi gereğince dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte davanın açılmış sayıldığı, dava dilekçesi 10.02.2016 tarihinde kaydedildiğinden davanın askı ilanı süresi içinde açılmış olduğu ve görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle 6100 ... Kanun'un 353/(1)-a.3 bendi gereğince yerel mahkeme hükmünün kaldırılmasına karar vermiştir. 3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin kaldırma ilamı sonrası dava dosyası ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/254 Esas sırasına kaydedilmiş ve ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.05.2017 tarihli ve 2017/254 Esas, 2017/467 Karar ... ilamı ile; Dava dilekçesinde havale tarihinin 10.02.2016 olduğu, dosyanın bu tarihte Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sistemine kaydedildiği, tevzi bürosunca 2016/2997 numarası ile harçlandırma formu düzenlendiği, ancak dava dosyasının tevzi bürosu tarafından Kadastro Mahkemesine 12.02.2016 tarihinde tevzi edildiği, 6100 ... Kanun'un 118/1 inci maddesi gereğince dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte davanın açılmış sayıldığı, dava dilekçesinin 10.02.2016 tarihinde kaydedildiğinden davanın askı ilanı süresi içinde açılmış olduğu ve görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. 4. Görevsizlik kararı ile dosyanın gönderildiği ... Kadastro Mahkemesinde dava dosyası 2017/29 Esas sırasına kaydedilmiş ve mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamı ile; dava konusu taşınmazın tespit tarihinden 20 yıldan daha uzun süreden beri davalıların babası ... tarafından kullanıldığı, tespit tarihinde önce ... tarafından davalılara devredildiği, taşınmazın düz kısımlarında tarımsal faaliyette bulunulduğu, yine eğimli kısımlarda ise gübre atarak ot yetiştirip biçmek suretiyle ekonomik amaca uygun zilyetlik şartlarının tespit malikleri lehine oluştuğu, dava konusu taşınmazın tarım arazisi vasfında olduğu gerekçesiyle, davasının reddine ve dava konusu ... ili ... ilçesi, ... Mahallesi 12458 ada 2 parsel ... taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. 5. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, eksik incelemeye dayalı karar verildiğini, taşınmazın niteliğinin bilimsel verilere dayalı raporlarla tespit edilmediğini, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporlarının karara esas alındığını, taşınmazların tamamının Hazine adına tescilinin gerektiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uzman orman ve fen bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, çekişmeli taşınmazın ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldığı ve davalılar yararına 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ... Kanun'un 353/(1)-b.1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; 3402 ... Kanun gereğince ilgili şahsın mülkiyet hakkının herhangi bir yazılı belgeye dayanmadığını, 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğin bulunmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve davalılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun'un 14, 17 ve Geçici 8 inci maddeleri, 6831 ... Orman Kanunu (6831 ... Kanun) 3. Değerlendirme 6831 ... Kanun'un orman sayılan yerleri düzenleyen 1 inci maddesinin j bendinin karşıt anlamından (mefhum-u muhalifinden), orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda veya makilerle örtülü yerlerin orman sayılacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin 14/o maddesinde, orman ve toprak muhafaza karakteri; üzerindeki bitki formasyonu ile taşkınları, şiddetli yağış sonrası oluşan zararlı akışları, toprak erozyonunu, toprağın strüktür ve tekstürünün bozulmasını önleyici, su verimini artırıcı etkisi bulunan ve eğimi % 12 den fazla olan yerler olarak tanımlanmıştır. Orman Kanunu’nun 23 üncü maddesinde de, Ziraat Vekaletince, arazi kayması ve yağmurlarla yıkanması tehlikesine maruz olan yerlerdeki ormanlarla, meskün mahallerin havasını, şose ve demiryollarını, toz ve kum fırtınalarına karşı muhafaza eden ve nehir yataklarının dolmasının önüne geçen veya memleket müdafası için muhafazası zaruri görülen Devlet ormanları veya maki veya fundalarla örtülü yerlerin daimi olarak muhafaza ormanı olarak ayrılabileceği düzenlenmiştir. Tüm bu düzenlemelere göre, makilik, fundalık, çalılık, pırnallık, meşelik v.b. türünden bitki örtüsü ile kaplı yerlerin, eğiminin % 12 den fazla olmasının tek başına o yerin orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı anlamına gelmeyeceği ve dolayısıyla orman sayılan yerlerden sayılması için yeterli bulunmayacağı anlaşılmaktadır. Bu tür yerlerin orman ve toprak muhafaza karakteri taşıması için eğime ilave olarak yukarıda belirtilen diğer unsurlarında bir ya da birkaçının birlikte bulunması gerekmektedir. Uzman bilirkişilerince, yukarıda belirtilen bitki örtüleri ile kaplı % 12 den fazla eğime sahip yerlerin orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyıp taşımadığına ilişkin rapor hazırlanırken; raporun, bölgenin ve arazinin genel yapısı, iklim ve mevsim özelliği, toprağın cinsi, su ve rüzgar erozyonuna göre durumu, eğimin şiddeti, bitki örtüsünün türü, kök ve gövdesinin niteliği, toprağa tutunma özelliği, gerekirse laboratuarda yapılacak toprak analizi ile elde edilecek bilimsel veriler ve maddi bulgulara aykırı düşmeyen, hüküm kurmaya yeterli, Yargıtay’ın, yerel mahkemenin ve tarafların denetimine elverişli olmasına özen gösterilmelidir. Dava dosyasının somut özelliği ile irtibatlandırılmamış, kanun ve yönetmelikteki tabirlerin tekrarı şeklindeki genel ve soyut açıklamalarla yüksek eğimli yerlerin orman ve toprak muhafaza karakterini doğrudan taşıdığı yönündeki raporlar hüküm kurmaya yeterli görülmemelidir. Somut olaya gelince; dava konusu taşınmazın 1972 yılında orman olduğu gerekçesiyle tescil harici bırakıldığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 27.02.2018 tarihinde yapılan keşif sonrasında alınan orman bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu ve ortalama eğiminin % 30-40 arasında değişmekte olduğu ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı belirtilmiş, yine 24.02.2017 tarihinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen ziraat bilirkişi raporunda orman toprağı karakterini taşıyan ... ve ... horizonlarının tamamen işlenmek suretiyle ortadan kaldırıldığı Al ve B horizonlarının sürülmek suretiyle karışmış olduğu belirtilmiş olup, zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu, arazinin yüksek meyilden dolayı tarıma elverişli olmadığı gibi toprak muhafaza karakteri de taşıdığı, devlet ormanına bitişik ve devamı karakterinde olduğu için orman muhafaza karakteri de taşıdığı, açıklanan nedenlerle dava konusu yerin zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.