4. Hukuk Dairesi 2025/14395 E. , 2026/2039 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/550 E., 2025/131 K. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; .... Ticar…
4. Hukuk Dairesi 2025/14395 E. , 2026/2039 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/550 E., 2025/131 K. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; .... Ticaret Sanayi Limited Şirketi adına şirket müdürü ... tarafından kiralanan ve ... Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren ... Geri Dönüşüm Fabrikasında 11.05.2015 tarihinde yangın meydana geldiğini, işçilerin kusuru sonucu yangın çıktığını, 11.08.2015 tarihli yangın raporuna göre yangının fabrika içinde kaynak işi yapılırken kaynak ateşinin lastik malzemelere sıçraması ile çıktığını, %40-50 oranında hasar meydana geldiğini, 5-6 ton civarında kauçuk malzemenin yandığının tespit edildiğini, davalıya yangın sigortası yaptırıldığını, davalıya gerekli tüm belgelerle başvurulduğunu, müvekkilinin kira bedelini alamadığı gibi çok düşük miktarda ödeme teklif edilmesi karşısında dava açmak zorunda kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 250.000,00 TL tazminatın olay tarihinden işletilecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yangının çıktığı fabrika binasının .... poliçe numarası ile 05.03.2015-04.03.2016 tarihleri arasında sınai/ticari yangın poliçesi ile sigortalandığını, poliçede bina için verilmiş olan sigorta bedelinin 750.000,00 TL olduğunu, poliçe üzerinde yapı tarzının tam kargir, faaliyet konusu ise boş dükkan olarak belirtildiğini, davacının taleplerinin sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunu, talep edilen miktarın kabul edilemez nitelikte olduğunu, dava konusu tazminat talebine dayanak teşkil eden poliçede, eksik sigorta söz konusu olduğunu, davacı tarafın olay tarihinden işletilecek reeskont faizi talebinin haksız olduğunu savunarak davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından huzurdaki davanın öncelikle bu nedenle aksi takdirde, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 03.09.2020 tarihli 2017/777 Esas, 2020/366 Karar sayılı kararı ile sigorta poliçesinde sigorta ettirenin faaliyet konusunu ''boş dükkan binası'' olarak belirttiği, bu şekilde poliçenin imzalandığı, sigorta konusu yerde çıkan yangının fabrika içinde kaynak işi yaparken kaynak ateşinin lastik malzemelere sıçraması neticesinde çıktığı, davacının taşınmazı geri dönüşüm faaliyeti yapılmak üzere kiraladıkları, Türk Ticaret Kanunu'nun 1445. maddesinde sigorta ettirenin beyan yükümlülüğünün ihmali kast derecesinde olması ve riziko ile illiyet bağı bulunması halinde tazminat ödeme yükümlülüğünün sona ereceği, davacının sigorta konusu bina hakkında beyan yükümlülüğünü ihmal eden sigorta ettirenin ihlalini kast olarak değerlendirilmesi sonucu sigorta tazminatı talep edilemeyeceği yine davacının dava dilekçesinde talep ettiği kira alacağından vazgeçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 31.03.2021 tarihli 2021/200 Esas, 2021/519 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp kamu düzenine aykırılığın da tespit edilemediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 27.02.2024 tarihli ve 2021/16646 Esas-2024/2097 Karar sayılı ilamıyla; davacıya ait fabrika binasının ... Organize Sanayi Bölgesi içerisinde yer aldığı, taşınmazın davalıya sigorta ettirildiği, taşınmazın geri dönüşüm işiyle iştigal olunan bölgede ve organize sanayi bölgesinde yer aldığından ticari faaliyette bulunulmak üzere kiralandığının ve bu amaçla işyeri olarak kullanılacağının sigortacı tarafından da kabulü gerektiği, sigorta poliçesi düzenlenirken taşınmazın boş dükkan olarak vasıflandırılması, taşınmazın kiraya verildikten sonra işyeri olarak kullanılmasının da bildirim yükümlülüğüne aykırılık olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığı, bu nedenle sigorta poliçesi düzenlenirken taşınmazın boş dükkan olarak kullanılabileceğinin düşünülmesinin hayatın olağan akışına da aykırı olduğu gibi TTK'nın 1435. maddesi uyarınca doğru bilgi verme (beyan) yükümlülüğüne aykırılık olarak da değerlendirilemeyeceği, dava konusu yangın olayıyla ilgili davacının kiracısının çalışanı hakkında taksirle yangına sebebiyet verme suçundan kamu davası açıldığı; Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesi 2015/935 Esas sayılı dosyasında görülen ceza davasında sanığın taksirle yangına sebebiyet verme suçundan cezalandırılmasına ve cezanın ön ödeme ile ödenmesi sonucu düşmesine dair verilen kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, yangın sebebiyle poliçe limiti ve davacının talebi gözetilerek mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile depo olarak kullanılan ve davalı tarafından yangın sigortası ile sigortalanan işyerinde meydana gelen yangın nedeniyle oluşan zarardan davalının sigorta poliçesindeki limitlerle sınırlı olmak kaydıyla sorumlu olduğu, dosya arasına alınan 02.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu yerin onarımından kaynaklı zararın 358.812,00 TL olduğunun belirtilmesi ile raporun hükme esas alınabilir nitelikte görüldüğü, davanın kısmi alacak olarak açıldığı, alacak kalemi olarak zarar ve kira alacağı talebinde bulunulduğu, davacının 15.10.2019 tarihli duruşmada kira alacağı talebinden vazgeçtiğini beyan ettiği, vazgeçmenin, talepten vazgeçme mi yoksa talepten feragat mı olduğunun bozma öncesi değerlendirilmediği, bozma öncesi feragat olarak kabul edildiği ancak beyanın talebin geri alınmasına yönelik olduğu anlaşılmakla davacıya talebini açıklaması ve kuruşlandırması için süre verilmesi gerektiği, davacıya süre verildiği ve kira alacağı talebini 1,00 TL olarak kuruşlandırdığı anlaşıldığı, vazgeçmeye davalının muvafakat etmediği ve kira kaybı talebinin poliçede düzenlenmediğinden talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 249.999,00 TL'ye 19.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile, 108.813,00 TL'ye 05.06.2025 ıslah tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının kira alacağı talebinin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; poliçede “BOŞ BİNA” olarak beyan edilen taşınmazın, gerçekte kiracı tarafından plastik geri dönüşüm ve kaynak faaliyetinde kullanıldığının dosya kapsamında yer alan beyanlar ve bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu, boş bina ile fiilen üretim faaliyeti yürütülen bir binanın risk seviyesinin aynı olmadığını, kullanılan ekipman, kimyasal madde, yangın yükü ve çalışma koşulları, rizikonun mahiyetini tamamen değiştirdiğini, davacı sigorta ettirenin, bu durumu beyan etmemekle iyi niyete aykırı bir şekilde yükümlülüğünü ihlal ettiğini ve müvekkili sigorta şirketinin yanıltıldığını, poliçe tarihinden 2 sene önce taşınmazını kiraya verdiğini bildiğinin açık ve kesin olduğunu, sigortalının kasıtlı olarak boş işyeri beyanında bulunmadığı kabul edilse dahi sigortalının konu hususla ilgili sigortacı müvekkiline bilgilendirme eksikliğinde bulunmasının ağır ihmal olarak kabul edilmesini, davacı kira talebinden feragat etmiş olup bu kısım yönünden davanın reddine ve ret vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini bildirmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, işyeri sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, mahkemece yapılan değerlendirmelerin yerinde olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.