8. Hukuk Dairesi 2017/8809 E. , 2018/368 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Vasi Tayinine İlişkin Karara Karşı Yapılan İtirazın Değerlendirilmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/308 Esas ve 2013/374 Karar sayılı ilamında vasi tayinine ilişkin kararın ve ek kararın onaylanmasına karar verilmiş olup, hüküm vasi tarafından temyiz edilmiştir. Mahkeme, temyiz başvurma harcı ve po
**8. Hukuk Dairesi 2017/8809 E. , 2018/368 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Vasi Tayinine İlişkin Karara Karşı Yapılan İtirazın Değerlendirilmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/308 Esas ve 2013/374 Karar sayılı ilamında vasi tayinine ilişkin kararın ve ek kararın onaylanmasına karar verilmiş olup, hüküm vasi tarafından temyiz edilmiştir. Mahkeme, temyiz başvurma harcı ve posta giderleri yatırılmadığından ek karar ile temyiz talebinin reddine karar verilmiş olup bu ek kararın da vasi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 17.02.2015 tarih ve 2013/308 ve 2013/374 sayılı kararı ile kısıtlı ...’a vasi olarak atanan vasi Av. ... karara karşı itirazda bulunduğu, sulh hukuk mahkemesince 18.03.2015 tarihinde itirazının reddine dair verilen ek kararın denetim makamınca itirazın değerlendirilmesi için gönderilen ... Asliye Hukuk Mahkemesince, 2015/106 D.iş kararı ile ... Sulh Hukuk mahkemesinin esas ve ek kararının usul ve yasaya aykırı bir uygulama tespit edilemediği gerekçesiyle onaylanmasına karar verilmiş, ancak mahkemece karar kesin olduğu halde yasa yolu açık olarak hüküm kurulması üzerine bu karar vasi Av. ... tarafından temyiz edilmiş; mahkemece, temyiz başvurma harcı ve mahkeme giderleri yatırılmadığı gerekçesiyle ek karar ile temyiz talebinin reddine dair verilen ek karar vasi Av. ... tarafından süresinde temyiz edilmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13. maddesinin (b) fıkrasında, vasi tayinine ilişkin kararların harçtan müstesna olduğu hükme bağlanmıştır. Somut olayda asliye hukuk mahkemesinin vasi olarak atanan Av ...’a muhtıra göndermek suretiyle harç ve yargılama giderlerinin yatırılması istenmiş, harcın vasi adayı tarafından yatırılmaması üzerine iki haftalık kesin süre içerisinde temyiz karar harcı ve temyiz yolu başvurma harcı ile temyiz posta giderleri yatırılmadığı gerekçesiyle ek karar ile temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Yukarıda belirtilen Kanun hükmü gereğince, vesayet dosyaları harçtan muaf olduğundan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.06.2016 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelendi: ../.... Vasi olarak atanan Av ...'ın esas yönünden temyiz itirazlarına gelince, Türk Medeni Kanunu'nun 396. maddesinde, vesayet organlarının vesayet daireleri ile vasi ve kayyımlar, 397. maddesinde de kamu vesayetinin vesayet makamı ve denetim makamından oluşan vesayet daireleri tarafından yürütüleceği, vesayet makamının sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesi olduğu hükme bağlanmış olup; kanun koyucu kamu vesayetinde vesayet organı vasiler ile vesayet daireleri sulh ve asliye mahkemesi arasında 461. maddede bir hiyerarşi kurarak, vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi'nin vasinin eylem ve işlemlerine karşı, denetim makamı asliye hukuk mahkemesinin de sulh hukuk mahkemesi'nin kararlarına karşı şikayet ve itiraz merci olduğu belirlenmiş; 488. maddesinde ise, ilgililerin vesayet makamının vesayetin idaresiyle ilgili olarak aldığı kararlara karşı tebliğinden itibaren on gün içinde itiraz edebileceği, denetim makamının gerektiğinde duruşma da yaparak bu itirazı kesin olarak karara bağlayacağı, yine 422. maddesinde vasinin şahsına-sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi, öncelikle vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesine ait olduğu ve asliye hukuk mahkemesinin bu konuda vermiş olduğu kararlar da kesin olduğu hükme bağlanmıştır. Somut olayda da vasi tayinine ilişkin sulh hukuk mahkemesinin kararı ve ek kararına vasi olan Av. ... tarafından kısıtlının başka davalarında vekili olarak görev yaptığı, vasi olarak atanmasının yasalara aykırı olduğu gerekçesiyle itiraz edilmiş, asliye hukuk mahkemesince sulh hukuk mahkemesi kararı onaylanmış olup her ne kadar karar kesin olduğu halde kanun yolu açık bırakılmışsa da kanunda belirtilen şeklin mahkeme hükmüyle değiştirilmesi mümkün olmadığından asliye hukuk mahkemesinin verdiği karar kesin olup temyizi kabil kararlardan olmadığından temyiz talebinin reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle vasi Av. ...’ın esasa ilişkin temyiz talebinin kararın temyizi kabil kararlardan olmaması nedeniyle REDDİNE; taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 15.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.