8. Hukuk Dairesi 2016/2668 E. , 2019/3419 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, kadastro çalışması sonucunda tespit harici bırakılan tapusuz taşınmaza 1993 yılında bina yapmak suretiyle …
**8. Hukuk Dairesi 2016/2668 E. , 2019/3419 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, kadastro çalışması sonucunda tespit harici bırakılan tapusuz taşınmaza 1993 yılında bina yapmak suretiyle vekil edeninin zilyet olduğunu ileri sürerek dava konusu binanın aidiyetinin tespiti ile güncel değerinin yasal faizi ile birlikte davalı ...’den tahsiline, bu isteğinin yerinde görülmemesi durumunda muhdesatın üzerinde bulunduğu arzın muhdesatla birlikte bedeli davalı ...’ye ödenmek kaydıyla tapusunun veya irtifak hakkının, vekil edeni adına, tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, "alacak davasının kısmen kabulü ile toplam malzeme bedeli 35.716,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti ile tespit edilecek alacağın tahsiline, olmadığı takdirde muhdesatın üzerinde bulunduğu arzın muhtesatla birlikte bedeli davalı ...'ye ödenmek kaydıyla tapusunun veya irtifak hakkının adına tescili isteğine ilişkindir. Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu taşınmazın 1971 yılında yapılan tapulama çalışmalarında dere yatağı olarak tespit harici bırakıldığı, davacı tarafından gerekli yasal izinler alınmadan kadastro paftasında dere yatağı olarak belirtilen yere kendi malzemesi ile mahkemece yapılan keşif sonrası alınan 25.05.2015 havale tarihli fen bilirkişi raporu ekindeki kroki de A ve B ile gösterilen muhdesatı yaptığı anlaşılmıştır. TMK'nin 723. maddesinde ”malzeme sökülüp alınamaz ise, arazi maliki malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür. Yapıyı yaptıran malzeme sahibi iyiniyetli değilse, hakimin hükmedeceği miktar, bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı en az değeri geçmeyebilir" hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda, mahkemece dava konusu muhdesatların bedeline hükmedilirken, yapılan inşaat, kullanılan malzeme bedelleri gözetilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, davacı söz konusu muhdesatları inşa ederken iyi niyetli değildir. Yukarıda da bahsedildiği üzere, TMK'nin 723. maddesinde yapıyı yaptıran malzeme sahibinin iyi niyetli olmaması halinde hükmedilecek miktarın; arazi maliki için taşıdığı en az değeri geçmeyeceği düzenlenmiştir. O halde mahkemece dava konusu muhdesatların davalı arazi maliki için taşıdığı en az değere (enkaz değerine) hükmedilmesi gerekirken, muhdesatın inşaatında kullanılan malzeme bedelleri gözetilerek daha yüksek bir bedele hükmedilmesi doğru görülmemiştir.