(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/27448 E. , 2012/26409 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ücret alacağı ve fazla mesai alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin yetki yönünden reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/27448 E. , 2012/26409 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ücret alacağı ve fazla mesai alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin yetki yönünden reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacının davalıya ait iş yerinde 07.12.2006-30.04.2012 tarihleri arasında teknik ressam-teknisyen olarak kesintisiz çalıştığını belirterek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davalı şirketin yerleşim yerinin ve işin fiilen yürütüldüğü yerin ... ilçesinde olduğunu ileri sürerek yapmış olduğu yetki itirazının yanısıra davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davalı şirket merkezinin mahkeme yargı alanı dışında bulunan ... ilçesinde olduğu, dava konusu olaya ilişkin mahkemeyi yetkili kılacak emredici bir düzenlemede bulunmadığı ve yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi olduğu gerekçesi ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriğine göre, yetkili mahkemenin hangi yer iş mahkemesi olduğu uyuşmazlık konusudur. 5521 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile, iş uyuşmazlıklarında yer itibari ile yetkili iş mahkemelerini belirlenmiştir. Buna göre, “iş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme muteber sayılmaz” İş Mahkemelerinde yetki kuralı; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetki kurallarına uygun olup buna ek olarak işin yapıldığı yer, yani işyeri mahkemelerini de yetkilı kılmaktadır. İş mahkemelerindeki yetki kuralı, işçiyi korumak amacıyla düzenlendiğine ve mahkemece bu husus kendiliğinden gözetilmek zorunda olduğuna göre, davacı işçi, davayı işin yapıldığı yer mahkemesinde açabileceği gibi davalının ikametgâhı (yerleşim yeri) mahkemesinde de açabilir. 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 7. maddesine göre, Hukuk Mahkemelerinin yargı çevresi, bulundukları il merkezi ve ilçeler ile bunlara adli yönden bağlanan ilçelerin idari sınırlarıdır. Büyükşehir belediyesi bulunan illerde, büyükşehir belediyesi sınırları içindeki il ve ilçelerin adı ile anılan sulh veya asliye hukuk mahkemelerinin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir. Coğrafi durum ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak bir hukuk mahkemesinin kaldırılmasına veya yargı çevresinin değiştirilmesine, özel kanunlarında yargı çevresi belirtilmemiş olan hukuk mahkemelerinin yargı çevresinin belirlenmesine, Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca karar verilir. 2992 sayılı Adalet Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'un 2/b. maddesi ve 18.12.2010 tarihli, 27789 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu'nun 4/1-a maddesi uyarınca bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konularında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yetkili kılınmıştır. 23.07.2004 tarihli 25531 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun geçici 2. maddesi uyarınca, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte; büyükşehir belediye sınırları, İstanbul ve Kocaeli ilinde, il mülkî sınırıdır. Diğer büyükşehir belediyelerinde, mevcut valilik binası merkez kabul edilmek ve il mülkî sınırları içinde kalmak şartıyla, nüfusu birmilyona kadar olan büyükşehirlerde yarıçapı yirmi kilometre, nüfusu birmilyondan ikimilyona kadar olan büyükşehirlerde yarıçapı otuz kilometre, nüfusu ikimilyondan fazla olan büyükşehirlerde yarıçapı elli kilometre olan dairenin sınırı büyükşehir belediyesinin sınırını oluşturur. Kural olarak, mahkemeler bulundukları ilçenin idari sınırları içinde yargı yetkisine sahiptirler. Ancak büyükşehir belediyesi bulunan ilçelerde o ilin adı ile anılan mahkemeler ile Büyükşehir belediyesi sınırları içindeki ilçelerin adı ile anılan mahkemelerin yargı çevrelerinde çakışma sözkonusu olduğunda bu konuda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, 23.11.2002 gün, 24945 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.11.2002 tarih ve 520 sayılı kararı ile uygulamadaki tereddütleri ortadan kaldırmaya yönelik genel esasları belirlemiş olup, buna göre "Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisindeki merkez ilçe ile diğer ilçelerin adı ile kurulu ağır ceza merkezlerinde oluşturulan müstakil iş mahkemelerinin yargı çevresinin, yalnız büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalan ilçeleri kapsamına alacak biçimde, ağır ceza mahkemesinin yargı çevresi olarak tespiti"ne karar vermiştir. Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalan merkez ilçenin adı ile kurulmuş müstakil iş mahkemelerinin yargı yetkisi, büyükşehir belediyesi sınırları ve ağır ceza mahkemesinin yargı çevresi ile sınırlandırılmıştır. Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’nün 03.01.2005 tarih ve 212 sayılı yazısında da, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 27.12.2004 gün ve 636 sayılı karar ile 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunun yürürlüğe girmesiyle, Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde kalan ilçelerde görülmekte olan ve 5216 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadar açılmış olan iş davalarının açıldığı mahkemelerde görülmeye devam olunmasına, bu tarihten sonra açılan iş davalarının ise Yüksek Kurul’un 14.11.2002 gün ve 520 sayılı kararı gereğince bağlı bulundukları Ağır Ceza Mahkemelerinde oluşturulan müstakil iş mahkemelerinde görülmesine karar verildiği” belirtilmiştir. Somut olayda, dava ve karar tarihlerinde ... İlçesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisindedir ve Ağır Ceza Mahkemesi bulunmamaktadır. Ankara İş Mahkemelerinin ... ilçesi ile ilgili yargı yetkisi, ... ilçesinin 5216 sayılı Kanunla Ankara Büyükşehir Belediyesi sınırları içine alındığı tarihten itibaren başlamıştır. Bu durumda söz konusu davaya Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun yukarıda sözü edilen kararı uyarınca, dava yetkili mahkemede açıldığından verilen yetkisizlik kararında isabet bulunmamaktadır. İşin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedeni olmakla davacı vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazının kabul edilmesi ve hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.