11. Ceza Dairesi 2012/17523 E. , 2012/19470 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : Ticareti usulüne aykırı terk etmek HÜKÜM : Mahkumiyet 1-Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2012 tarih ve 2011/505, 509, 513, 21.02.2012 tarih ve 2011/506, 510, 511 ve 621 esas sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, İİK.nun 337/a maddesinde düzenlenen "ticareti usulüne aykırı terk etmek" suçunun ticaret şirketleri müdür ve yetkililerince de işlenmesinin mümkün olduğu cihetle; ticar
**11. Ceza Dairesi 2012/17523 E. , 2012/19470 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : Ticareti usulüne aykırı terk etmek HÜKÜM : Mahkumiyet 1-Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2012 tarih ve 2011/505, 509, 513, 21.02.2012 tarih ve 2011/506, 510, 511 ve 621 esas sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, İİK.nun 337/a maddesinde düzenlenen "ticareti usulüne aykırı terk etmek" suçunun ticaret şirketleri müdür ve yetkililerince de işlenmesinin mümkün olduğu cihetle; ticaret şirketi yetkilisi olan sanığa insat edilen suçun oluşabilmesi için tacirin fiili olarak ticareti terk etmesi ve bu durumu onbeş günlük süre içerisinde kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirmemesi ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyannnamesi vermemesinin gerekmesi nedeniyle, borçlu ticaret şirketinin ticareti terk edip etmediği yönünde kayıtlı olduğu Antalya Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünden gönderilen 02.Ocak.2009 tarih ve 43 sayılı yazısı ile borçlu şirketin faal olduğunun bildirilmesine göre, şirketin hangi adreste faaliyetine devam ettiği ve suç tarihlerini de kapsar şekilde vergi beyannamelerinin onaylı suretleri dosyaya getirtilip, mükellefiyetinin devam edip etmediği sorularak, sonucuna göre hukuki durumunun takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, 2-Kabule göre de; Anayasa'nın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde belirtilen adli yargılanma hakkı gözönünde bulundurularak, ticaret terk suçlarında duruşmaya çağrı kağıdının ya da mahkeme kararının sanığın terk ettiği ileri sürülen adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılması geçersiz olup, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracağından, sanığa Tebligat Kanununda 11.01.2011 tarih ve 6099 sayılı Kanunla yapılan değişikllikler de dikkate alınmak suretiyle yeniden usulüne uygun olarak duruşmaya çağırı kağıdının tebliğine (Tebligat Kanununun 35. maddesi dışında) müteakip yargılamaya devam edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 14.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi..