Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4860 E. , 2024/661 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4860 Karar No : 2024/661 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kaymakamlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, çalışma izni onayının taraf…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4860 E. , 2024/661 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4860 Karar No : 2024/661 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kaymakamlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, çalışma izni onayının tarafın iadesi istemiyle yaptığı 27/10/2020 tarihli başvurusunun reddine dair Etimesgut Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle uğradığı şimdilik 1.000,00 TL maddi zararının tazminine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; davacının ders ücretli öğretmen olarak çalıştırılması talebiyle yapılan başvurunun reddedildiği, bunun üzerine davacının "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçu isnadıyla ... Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ceza davasında hakkında "beraat" kararı verildiğini belirterek 27/10/2020 tarihli dilekçeyle Etimesgut Kaymakamlığı'na müracaat ettiği, talebi uygun görülmeyerek çalışma izni talebinin reddine karar verildiği, ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı karar ile davacının "beraatine" karar verilmiş ise de, söz konusu kararın davacının "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçuna ilişkin yapılan yargılama neticesinde verilen bir karar olduğu, bu nedenle belirtilen suçlama yönünden Ağır Ceza Mahkemesi kararının bağlayıcı olduğu ve bu karara yönelik herhangi bir değerlendirme yapılamayacağı, bununla birlikte davacının 667 sayılı KHK ile kapatılan Özel Nalan Sabah Dershanesi, Özel Gölbaşı Eymir Anafen Dershanesi, Özel Polatlı Fem Dershanesi, Özel Söğüt Maltepe Dershanesinde sosyal bilgiler ve tarih öğretmeni olarak 27/08/2015 tarihine kadar görev yaptığı, Bankasyada hesabının bulunduğu ve hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan işlem yapılan kişilerle telefon irtibatı olduğu, zaman gazetesi ve sızıntı dergisi aboneliklerinin bulunduğu dikkate alındığında, anılan terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğu, davacıya çalışma izninin verilmemesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden davacının tazminat isteminin kabulünün de mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 9. maddesinde Vali tarafından yetki devrinin hesabat ve teknik hususlara ilişkin işlere yönelik olarak şube başkanlarına yapılabileceğinin düzenlendiği, 5580 sayılı Kanun'da özel olarak düzenlenen çalışma izni verme ve iptal etme yetkisinin bu kapsamda olmadığı, dava konusu işlemin 5580 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca Valilikçe tesis edilmesi gerekirken, İlçe Milli Eğitim Müdürü onayıyla tesis edilmesinde yetki unsuru yönünden hukuka uygunluk, aksi yönde değerlendirmeyle davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen iptaline, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına; dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kararın hukuka aykırı olduğu, Bölge İdare Mahkemesince eksik hüküm kurulduğu, kararda işlemin yetki yönünden hukuka aykırı olduğu tespiti ile işlemin iptaline karar verildiği, ancak; tazminat talebi yönünden hüküm kurulmadığı, işlem hakkında şekli açıdan verilen iptal kararı gereği tazminat ödememesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Özel Murat Yıldırım Bağlıca Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürlüğü tarafından davacının ders ücretli öğretmen olarak çalışmaya başlayacağı belirtilerek 19/10/2020 tarihinde Etimesgut İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden atamasının yapılmasının istenildiği, Etimesgut İlçe Emniyet Müdürlüğünce davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kaydının bulunduğunun bildirmesi üzerine İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce davacıya ait evrakın talep eden Kuruma iade edildiği, akabinde davacının 27/10/2020 tarihli başvurusu ile hakkında yapılan yargılamanın bittiğini belirterek beraat kararı aldığından bahisle çalışma izninin verilmesini istediği, konu hakkında Etimesgut İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 28/10/2020 tarihli yazısı ile İl Milli Eğitim Müdürlüğünden, İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 11/11/2020 tarihli yazısı ile de Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünden görüş istenildiği, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 13/11/2020 tarihli yazısı ile Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin 26 ncı maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gereği işlem tesisinin Valiliğin takdirinde olduğu yönünde görüş verildiği, bu yazının Valilikçe davalı Kaymakamlığa gönderildiği, Etimesgut İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün dava konusu ... tarih ve ve ... sayılı işlemi ile davacının çalışma izni talebinin anılan Yönetmeliğin 26. maddesinin 3. fıkrası ve mülki amir görüşleri doğrultusunda uygun görülmediğinin bildirilmesi üzerine görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılacak özel öğretim kurumlarına kurum açma izni verilmesi, kurumun nakli, devri, personel çalıştırılması, kurumlara yapılacak mali destek ve bu kurumların eğitim-öğretim, yönetim, denetim ve gözetimi ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarının; eğitim-öğretim, yönetim, denetim, gözetim ve personel çalıştırılmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişilerce açılan özel öğretim kurumları ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarını kapsar." hükmü; "Kurucu/kurucu temsilcisinin nitelikleri ve kurum binaları" başlıklı 4. maddesinde; "(Değişik 1. fıkra: 09.05.2018 - 7141 S.K/Madde 11) Özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır. (…)" hükmü yer almaktadır. 20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin "Görevlendirme" başlıklı 26. maddesinde; kurum müdürlüğünce, çalışma izni verilmesi istenen eğitim personelinin ve diğer personelin bu izne esas olan belgelerini eksiksiz olarak tamamlamak suretiyle evrakı kurumun doğrudan bağlı bulunduğu millî eğitim müdürlüğüne teslim edileceği, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan şartları sağladığının yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucuna ilişkin yetkili makamlardan alınmış belge ile tespit edilen ve diğer nitelik ve şartları uygun bulunanlara (...) 10 gün içinde çalışma izni valilikçe düzenleneceği, valilikten çalışma izni alınmadan personelin işe başlatılamayacağı, "Kurumlarda görevlendirileceklerden istenilecek belgeler" başlıklı 39. maddesinde ise; çalışma izni düzenlenecek eğitim personelinden Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen şartları haiz olduğuna ilişkin yazılı beyanının isteneceği, kurumda görev yapan personelin Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan şartları taşımadığının sonradan tespit edilmesi hâlinde çalışma izni iptal edileceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının Etimesgut Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi yönünden yapılan inceleme: 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzel kişiliği" başlıklı 123. maddesinde; idarenin, kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu ve kanunla düzenleneceği, idarenin kuruluş ve görevlerinin, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayandığı; "Merkezi idare" başlıklı 126. maddesinde; Türkiye'nin, merkezi idare kuruluşu bakımından, coğrafya durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre, illere; iller de diğer kademeli bölümlere ayrıldığı, illerin idaresinin yetki genişliği esasına dayandığı; "Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler" başlıklı bölümün"Genel ilkeler" başlıklı 128. maddesinde ise; Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği hüküm altına alınmıştır. Yukarıda anılan ve "İdarenin kanuniliği" ilkesinin Anayasal dayanaklarını oluşturan hükümler, aynı zamanda "yetkinin kamu düzeninden olduğu" yolundaki idare hukuku ilkesinin de Anayasal dayanağını oluşturmaktadır. Dolayısıyla, kamu hukukunda bir yetkinin ancak mevzuat ile bu yetkinin kendisine verildiği makam ve o makamda yetki kullanmaya haiz kamu görevlileri tarafından kullanılması esastır. Bir başka anlatımla; yetki devri istisnai bir usuldür. Ancak bu duruma rağmen, kamu idaresinin hızlı çalışabilmesi, idari işleyişin kolaylaştırılması ve hızlı karar alınmasının sağlanması gibi saiklerle yetkili makamca, yetkilerinin bazılarının alt makamlara devredilmesi gerekliliği söz konusu olabilir. Ancak, yetki devrinin geçerli olabilmesi için bazı unsurları barındırması gerekir ve bu şartlardan herhangi birinin eksikliği ise yapılan yetki devrinin hukuken geçerliliğini sakatlar. Yetkili bir makamın, yetkilerinin bir kısmını başka bir makama devretmesi halinde; anılan devrin; kanunilik yani devre ilişkin yasal hükmün bulunması, aynı tüzel kişilik içinde yapılması, devredilen yetkinin kısmi olması, bir başka anlatımla Kanun'da yetkili kılınan makamın tüm yetkilerini devretmesinin mümkün olmaması, devredilen yetkinin hangi konuya ilişkin olduğu ve sınırlarının ne olduğunun açıkça belirlenmesi, yazılılık, yasaklanmamış olma ve ilgililere duyurulması gibi geçerlilik şartlarını taşıması gerekmektedir. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Onsekizinci Bölüm: Ortak Hükümler" başlıklı bölümü altında yer alan; "Yetki devri" başlıklı 506. maddesinde; "(1) Bakan ve her kademedeki Bakanlık yöneticileri sınırlarını açıkça belirtmek ve yazılı olmak kaydıyla, yetkilerinden bir kısmını alt kademelere devredebilir. Yetki devri, uygun araçlarla ilgililere duyurulur." kuralı yer almaktadır. 18/06/1949 tarih ve 7236 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğü giren 5542 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca; Vali, ilde Cumhurbaşkanının temsilcisi ve idari yürütme vasıtasıdır. Valiler, ilin genel idaresinden Cumhurbaşkanına karşı sorumludur. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, görevlerine ait işleri için valilere re'sen emir ve talimat verirler. Bakanlıklar ve tüzelkişiliği haiz genel müdürlükler, il genel idare teşkilatına ait bütün işleri doğrudan doğruya valiliklere yazarlar. Valilikler de illere ait işler için ilgili Bakanlık veya tüzelkişiliği haiz genel müdürlüklerle doğrudan doğruya muhaberede bulunurlar. Ancak valiler hesabata ve teknik hususlara ait işlerde idare şube başkanlarına vali adına imza yetkisi verebilirler. 5542 sayılı Kanun'un 9. maddesinde yer alan; "Vali, ilde Cumhurbaşkanının temsilcisi ve idari yürütme vasıtasıdır. Valiler, ilin genel idaresinden Cumhurbaşkanına karşı sorumludur. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, görevlerine ait işleri için valilere re'sen emir ve talimat verirler." kuralından hareketle; il genel idaresinin, Cumhurbaşkanının serbestçe atadığı valinin otorite ve sorumluluğu altında olduğu, ilin yetki genişliği esasına göre yönetilmesi nedeniyle, Valinin Devleti temsil ettiği ve onun adına kural olarak, her türlü idari işlem ve eylemleri yapabileceği, Valinin, ilde Cumhurbaşkanının temsilcisi sıfatıyla, bunların idari ve siyasi yürütme vasıtası olduğu, bir başka anlatımla verdikleri emir ve kararların uygulanmasını sağladığı, valinin merkezi idare teşkilatının en büyük ve en yetkili ajanı olduğu, adli ve askeri örgütler dışında, ilde yer alan bütün Devlet ve kamu kurumları teşkilatının başı ve yetkilisi olduğu, bu bakımdan, ilin genel yönetiminden ve gidişinden Cumhurbaşkanına ve bakanlara karşı sorumlu olduğu, dolayısıyla valinin, söz konusu teşkilat ve personeli üzerinde bir iç düzenleme ve denetleme yetkisine ve hiyerarşi gücüne sahip olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim; Valinin Cumhurbaşkanı'nın ildeki temsilcisi olması ve kamu hizmetlerinin il düzeyinde yürütülmesine ilişkin olarak kendi hizmet alanlarına yönelik olarak idari yürütme vasıtası olmasının bir başka sonucu da; her Bakanın kendi hizmet alanında valiye emir ve talimat verebilmesidir. Bu bağlamda; Valinin her bir bakanlığın ildeki teşkilatı üzerinde hiyerarşi gücüne sahip olduğu ve bu hiyerarşi gücüne dayalı olarak da valinin her bir bakanlığın ildeki teşkilatının personeline emir ve talimat verebileceği, ayrıca bu teşkilatın personelini denetleyebileceği, şartların oluşması halinde disiplin cezası verebileceği açıktır. 5580 sayılı Kanun hükümlerine göre, gerekli şartları taşıyan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler için özel öğretim kurumlarında çalışma izni düzenleme yetkisi ve bu yetkiye bağlı olarak disiplin cezası verme yetkisinin valiliğe ait olduğu tartışmasız olup; 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Onsekizinci Bölüm: Ortak Hükümler" başlıklı bölümü altında yer alan; "yetki devrine" ilişkin düzenlemeler uyarınca, valilik makamın uhdesinde bulunan özel öğretim kurumlarında görev yapan personele ilişkin bu görev ve yetkisini, sınırlarını açıkça belirlemek kaydıyla, Milli Eğitim Bakanlığı'nın ildeki en üst birim amiri olarak İl Milli Eğitim Müdürüne veya ilçede mülki idare amiri olan Kaymakama devredebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda; 5580 sayılı Kanuna tabii özel öğretim kurumlarında çalışan yönetici, öğretmen, uzman öğretici, usta öğreticilerine çalışma izni onayı verilmesi, çalışma izni onay belgelerinin iptal edilmesi halinde yetkinin; valilik makamınca usulüne uygun olarak sınırları belirtilmek kaydıyla İl Milli Eğitim müdürüne ya da Kaymakama devredilebileceğinin kabulü ile İlçe Milli Eğitim Müdürüne böyle bir imza veya yetki devrinin mümkün olmadığı görülmektedir. Bu itibarla; Etimesgut İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile davacının çalışma izni talebinin anılan Yönetmeliğin 26. maddesinin 3. fıkrası ve mülki amir görüşleri doğrultusunda uygun görülmediğinin bildirilmesinde yetki yönünden hukuka uyarlık; işin esası yönünden değerlendirme yapılmak suretiyle davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile anılan Mahkeme kararının kaldırılarak işlemin iptaline ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmemekte olup; anılan kararın belirtilen gerekçeler ile onanması gerekmektedir. Öte yandan; Dairemizce verilen kararın, davacının doğrudan göreve başlaması sonucu doğurmayacağı, davacı hakkında, 5580 sayılı Kanun uyarınca Vali ya da Vali yardımcısı tarafından işlem tesis edilebileceği gibi Valilik makamınca usulüne uygun olarak sınırları belirtilmek kaydıyla İl Milli Eğitim müdürüne ya da Kaymakama yapılacak imza ya da yetki devri ile yeniden işlem tesis edilebileceği açıktır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının işlem nedeniyle uğradığı şimdilik 1.000,00 TL maddi zararının tazmini istemine ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme: Yargılama hukukunda, uyuşmazlığı çözmekle görevli ve yetkili yargı yerinin, kararını oluştururken davacının istemini hiç bir tereddüte yer bırakmayacak şekilde açık ve net olarak ortaya koyması ve istemle bağlı kalarak talepleri gerekçesiyle eksiksiz karşılaması gerekmektedir. Uyuşmazlıkta, davacı tarafından işlemin iptali ile birlikte bu işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen şimdilik 1.000,00 TL maddi zararının tazminine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, Bölge İdare Mahkemesince karar gerekçesinde dava konusu işlemin yetki yönünden hukuka aykırılığının tespit edildiği, hüküm fıkrasında istinaf başvurusunun "kısmen kabul edildiği" belirtilmesine rağmen işlemin iptaline karar verildiği; ancak işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen şimdilik 1.000,00 TL maddi zararının tazmini istemi yönünden herhangi bir hükmün kurulmadığı görülmektedir. Bu durumda; eksik hüküm kurmak suretiyle eksik incelemeye dayalı olarak verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin kısmen reddine kısmen kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının; a) Dava konusu işlemin iptaline dair kısmının yukarıda yer alan gerekçe ile ONANMASINA esasta oybirliği gerekçede oyçokluğu ile; b) İşlem nedeniyle uğradığı şimdilik ... TL maddi zararının tazmini istemine ilişkin kısmının BOZULMASINA oybirliği ile; 3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 16/02/2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY : (X)- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bu nedenle, temyiz isteminin reddi ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının Etimesgut Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi yönünden gerekçe değiştirilmeksizin onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.