Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/1551 E. , 2024/6759 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/1551 Karar No : 2024/6759 DAVACI :... Odası VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı-ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU : 31.12.2022 tarih ve 32060 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesiyle Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 5. alt bendine eklenen "açık ala…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/1551 E. , 2024/6759 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/1551 Karar No : 2024/6759 DAVACI :... Odası VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı-ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU : 31.12.2022 tarih ve 32060 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesiyle Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 5. alt bendine eklenen "açık alanları dahil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle birlikte toplamda %3'ü geçmemek, muvakkat yapı ölçülerini aşmamak ve tek binada olmak kaydıyla trafik güvenliği alınarak kamuya ait 112 acil ambulans istasyonu ile aile sağlığı merkezi" düzenlemesinin, aynı bende eklenen 6 numaralı ek bentte yer alan "2500 m² üzeri parklarda parkın işlevini bozmayacak şekilde, açık alanları dahil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle birlikte toplamda %3'ü geçmemek, muvakkat yapı ölçülerini aşmamak kaydıyla kamuya ait aile sağlığı merkezi," düzenlemesinin ve 8. maddesiyle Yönetmeliğin Geçici 5. maddesinin 1. fıkrasında yapılan düzenlemenin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu düzenlemelerin, kararın içeriğinde ayrıntısına yer verilen iddialarla iptali gerektiği ileri sürülmüştür. DAVALININ SAVUNMASI : Davanın, kararın içeriğinde ayrıntısına yer verilen açıklamalarla reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 19. maddesinin 1. fıkrasının "park alanları" başlıklı (c) bendinin 5 ve 6. alt bentleri yönünden; Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği ek-2 tabloda belirtilen asgari alan büyüklüklerinin azaltılması hukuken mümkün değildir. Bu nedenle, aktif sosyal donatı alanlarının (park, yeşil alan vd) metrekare büyüklüklerinin azalmasına sebebiyet verecek herhangi bir kullanıma (açık/süs havuzu, çay bahçesi, büfe, muhtarlık, güvenlik kulübesi, kamuya ait 112 acil ambulans istasyonu ile aile sağlığı merkezi ve kamuya ait aile sağlığı merkezi vd) izin verilemez. Bu kapsamda, 10.000 m²'den küçük park alanlarında metrekare büyüklüklerinin azalmasına sebebiyet verecek herhangi bir kullanıma izin verilemeyeceğinden Yönetmeliğin uyuşmazlığa konu 19. maddesinin 1.fıkrasının (c) bendin 5 ve 6.alt bentlerinde hukuka uyarlık görülmemiştir. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin Geçici 5. maddesinin 1. fıkrasında yapılan düzenleme yönünden; Nazım imar planı, nüfus yoğunlukları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen plan, uygulama imar planı ise, nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmış olup imar planlarına uygun olarak nüfus yoğunlukları ve buna göre sosyal ve teknik altyapısı belirlenmiş alanlarda dava konusu düzenleme ile mevcut imar planında konut kullanım oranı belirlenmemiş ya da konut kullanım oranı %80’in altında belirlenmiş alanlarda sosyal ve teknik donatı alanları arttırılmadan 31/10/2022 tarihinden önce ofis/büro amaçlı yapı ruhsatı düzenlenerek yapımına başlanmış veya yapı kullanma izni düzenlenmiş olan yapılarda, 1/7/2023 tarihine kadar sonuçlanmak kaydı ile konut kullanım oranı %80’i geçmeyecek şekilde kullanım amacı değişikliğine yönelik tadilat ruhsatı düzenlenebileceğine dair düzenlemede, planlanan alanda öngörülen nüfusa göre belirlenen sosyal ve teknik donatı dengesini bozacağından mevzuata uyarlık bulunmamaktadır. Başka bir ifadeyle, imar planı değişikliği yapılmadan imar planı veya Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirlenen konut kullanım oranının tadilat ruhsatı alınmak suretiyle değiştirilmesine dair düzenlemede 3194 sayılı İmar Kanununun 5.maddesine uyarlık bulunmamaktadır. Nazım ve uygulama imar planlarında karma kullanım olarak belirlenmiş alanın konut kullanım oranına göre belirlenen daimi nüfus ve ticari kullanım oranına göre belirlenen daimi olmayan, hareketli nüfusa göre belirlenen sosyal ve teknik donatı standartlarını bozan düzenlemenin Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 7. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendindeki planların kademelenmesi ve ölçeğine göre ve yapılaşma amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalmak koşuluyla alt kademedeki planları yönlendirir ilkesine aykırı olduğu gibi üst ölçekli imar planlarının alt ölçekli imar planlarına mekansal nitelikte hedef koyma, yol gösterme ve ilke belirleme hükmüne aykırıdır. Buna göre, dava konusu düzenleme, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 11. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen imar planların yapımı ve değişikliklerinde planlanan alanın veya bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimleri göz önünde tutularak kentsel sosyal ve teknik altyapı alanlarında bu yönetmeliğin EK-2 tablosunda belirtilen asgari standartlara ve alan büyüklüklerine uyulur koşuluna da aykırıdır. Diğer yandan, uyuşmazlığa konu düzenleme Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 21. maddesinin 1. fıkrasının 10. bendindeki "İmar planlarında Ticaret+Konut, Ticaret+Turizm+Konut, Turizm+Ticaret karma kullanım alanlarında konut kullanımına da yer verilmesi halinde, konut kullanım oranları belirtilerek, konut kullanımının gerektirdiği sosyal ve teknik altyapı alanlarının ayrılması zorunludur. İmar planlarında konutun yer aldığı karma kullanımlarda konut kullanım oranının belirtilmediği hallerde en fazla % 30 konut kullanabileceği varsayılır. " düzenlemesine, imar planlarında belirlenen konut kullanımına ilişkin sosyal ve teknik altyapı donatılarının büyüklüğü ve standartlarını yetersiz hâle getireceğinden mevzuata aykırıdır. Bu itibarla, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine eklenen Geçici 5. maddesinde, mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, 31.12.2022 tarih ve 32060 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesiyle Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 5. alt bendine eklenen "açık alanları dahil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle birlikte toplamda %3'ü geçmemek, muvakkat yapı ölçülerini aşmamak ve tek binada olmak kaydıyla trafik güvenliği alınarak kamuya ait 112 acil ambulans istasyonu ile aile sağlığı merkezi" düzenlemesinin, aynı bende eklenen 6 numaralı ek bentte yer alan "2500 m² üzeri parklarda parkın işlevini bozmayacak şekilde, açık alanları dahil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle birlikte toplamda %3'ü geçmemek, muvakkat yapı ölçülerini aşmamak kaydıyla kamuya ait aile sağlığı merkezi," düzenlemesinin ve 8. madesiyle Yönetmeliğin Geçici 5. maddesinin 1. fıkrasında yapılan düzenleme yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava 31.12.2022 tarih ve 32060 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesiyle Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 5. alt bendine eklenen "açık alanları dahil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle birlikte toplamda %3'ü geçmemek, muvakkat yapı ölçülerini aşmamak ve tek binada olmak kaydıyla trafik güvenliği alınarak kamuya ait 112 acil ambulans istasyonu ile aile sağlığı merkezi" düzenlemesinin, aynı bende eklenen 6 numaralı ek bentte yer alan "2500 m² üzeri parklarda parkın işlevini bozmayacak şekilde, açık alanları dahil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle birlikte toplamda %3'ü geçmemek, muvakkat yapı ölçülerini aşmamak kaydıyla kamuya ait aile sağlığı merkezi," düzenlemesinin ve 8. madesiyle Yönetmeliğin Geçici 5. maddesinin 1. fıkrasında yapılan düzenlemenin iptali istemiye açılmıştır. 3194 sayılı İmar Kanununun 3. maddesine göre: "Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz." hükmü yer almaktadır. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 12. maddesinin 2. fıkrasında: "İmar planlarında; çocuk bahçesi, oyun alanı, açık semt spor alanı, aile sağlık merkezi, kreş, anaokulu ve ilkokul fonksiyonları takriben 500 metre, ortaokullar takriben 1.000 metre, liseler ise takriben 2.500 metre mesafe dikkate alınarak yaya olarak ulaşılması gereken etki alanında planlanabilir." hükmü, 24. maddesinin 2. fıkrasında: "Nazım imar planları üzerinde gösterilen sosyal ve teknik altyapı alanlarının konum ile büyüklükleri, toplam standartların altına düşülmemek, nazım imar planının ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü ve genel işleyişini bozmamak ve hizmet etki alanı içinde kalmak şartı ile ilgili kurum ve kuruluşların görüşü dikkate alınarak uygulama imar planlarında değiştirilebilir." hükmü, 24. maddesinin 3. fıkrasında: "Uygulama imar planlarında, bölgenin ihtiyacına yönelik çocuk bahçesi, yeşil alan, otopark, cep otoparkı, yol boyu otopark, durak cebi, aile sağlık merkezi, mescit, karakol, muhtarlık, trafo gibi sosyal ve teknik altyapı alanlarını altıncı küçük alan gerektiren fonksiyonlar ayrılabilir ve bu fonksiyonların konulması nazım imar planına aykırılık teşkil etmez." hükmü, 23. maddesinin 1. fıkrasında: "Nazım imar planında karar düzeyi ve içerikleri bakımından, uygulama imar planındaki detay kararlar alınmaması esas olup, uygulamaya dönük kararlar uygulama imar planlarında belirlenir." hükmü yer almaktadır. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin imar planı ilkelerinin belirlendiği 21. maddesinde, "(10) İmar planlarında Ticaret+Konut, Ticaret+Turizm+Konunt, Turizm+Ticaret karma kullanım alanlarında konut kullanımına da yer verilmesi halinde, konut kullanım oranları belirtilerek, konut kullanımının gerektirdiği sosyal ve teknik altyapı alanlarının ayrılması zorunludur. İmar planlarında konutun yer aldığı karma kullanımlarda konut kullanım oranının belirtilmediği hallerde en fazla % 30 konut kullanabileceği varsayılır." denilmektedir. 1.12.2022 tarih ve 32060 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesiyle Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 5. alt bendine eklenen "açık alanları dahil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle birlikte toplamda %3'ü geçmemek, muvakkat yapı ölçülerini aşmamak ve tek binada olmak kaydıyla trafik güvenliği alınarak kamuya ait 112 acil ambulans istasyonu ile aile sağlığı merkezi" düzenlemesi ile aynı bende eklenen 6 numaralı ek bentte yer alan "2500 m² üzeri parklarda parkın işlevini bozmayacak şekilde, açık alanları dahil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle birlikte toplamda %3'ü geçmemek, muvakkat yapı ölçülerini aşmamak kaydıyla kamuya ait aile sağlığı merkezi," düzenlemesi yönünden; 3194 sayılı İmar Kanununun 1. maddesinde, bu Kanunun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlendiği, 3. maddesinde herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamayacağı hükme bağlanmıştır. 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinin 3.fıkrasında, "Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyonalanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi umumi hizmet alanlarından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz. Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının, bu fıkrada belirtilen kullanımlar için düzenleme ortaklık payı düşülmesini müteakip kalan Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanması esastır. Ancak taşkın kontrol tesisi için yeterli alanın ayrılamaması durumunda, düzenleme ortaklık payının ikinci fıkrada belirtilen oranı aşmaması şartıyla, düzenlemeye tabi diğer arazi ve arsaların yüz ölçümlerinden bu fıkradaki kullanımlar için öncelikle düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra ikinci fıkrada belirtilen orana kadar taşkın kontrol tesisi için de ayrıca pay ayrılır. Kapanan imar ve kadastro yollarının öncelikle düzenleme ortaklık payına ayrılan toplam alandan düşülmesi esastır. " hükmüne yer verilmiştir. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 5. maddesinin (i) bendinde de, sosyal altyapı alanları, birey ve toplumun kültürel, sosyal ve rekreatif ihtiyaçlarının karşılanması ve sağlıklı bir çevre ile yaşam kalitelerinin artırılmasına yönelik kamu veya özel sektör tarafından yapılan eğitim, sağlık, dini, kültürel ve idari tesisler, açık ve kapalı spor tesisleri ile park, çocuk bahçesi, oyun alanı, meydan, rekreasyon alanı gibi açık ve yeşil alanlara verilen genel isim olarak tanımlanmış, (k) bendinde ise, teknik altyapı alanları, kamu veya özel sektör tarafından yapılacak elektrik, petrol ve doğalgaz İletim hatları, içme ve kullanma suyu ile yer altı ve yer üstü her türlü arıtma, kanalizasyon, atık işleme tesisleri, trafo, her türlü enerji, ulaştırma, haberleşme gibi servislerin temini için yapılan tesisler ile açık veya kapalı otopark kullanışlarına verilen genel isim olarak tanımlanmıştır. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 24. maddesinin 2. fıkrasında: "Nazım imar planları üzerinde gösterilen sosyal ve teknik altyapı alanlarının konum ile büyüklükleri, toplam standartların altına düşülmemek, nazım imar planının ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü ve genel işleyişini bozmamak ve hizmet etki alanı içinde kalmak şartı ile ilgili kurum ve kuruluşların görüşü dikkate alınarak uygulama imar planlarında değiştirilebilir.", aynı maddenin 3 fıkrasında da: "Uygulama imar planlarında, bölgenin ihtiyacına yönelik çocuk bahçesi, yeşil alan, otopark, cep otoparkı, yol boyu otopark, durak cebi, aile sağlık merkezi, mescit, karakol, muhtarlık, trafo gibi sosyal ve teknik altyapı alanlarını artırıcı küçük alan gerektiren fonksiyonlar ayrılabilir ve bu fonksiyonların konulması nazım imar planına aykırılık teşkil etmez." hükmünün yer aldığı görülmüştür. 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinin üçüncü paragrafında “Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerlerin ihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibi umumi hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz” denilerek, içerisinde "park"ların da bulunduğu bazı sosyal donatı alanlarının öncelikle parselasyon işlemi sırasında belirlenecek düzenleme ortaklık payı ile kamu eldesine geçmesinin hedeflenmiş, diğer taraftan sosyal altyapı niteliğinde olan bu kullanımların öngörülen hizmetler dışında başka maksatlar için kullanımı amir hükümle yasaklanmıştır. Elbette söz konusu yasak, yalnız düzenleme ortaklık payından elde edilen sosyal donatı alanları için değil, mekansal kullanımı plan kararı ile belirlenen tüm sosyal alt yapı alanları için geçerli olduğunun, 3194 sayılı İmar Kanunun 3. maddesi gereği kabulü gerekmektedir. Nihayetinde Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği eliyle sosyal ve teknik alt yapı alanları için sayısal standartlar da belirlenmiş olup, planlama alanı içerisinde yer alan bu kullanımların zeminde fiilen varlığını koruması esastır. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine eklenen 5. alt bendinde, "5000 m2 ve üzeri parklarda parkın işlevini bozmayacak şekilde (Ek ibare:RG-31/12/2022-32060), açık alanları dâhil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle birlikte toplamda (Değişik ibare:RG-12/5/2023-32188) % 5’i (Ek ibare:RG31/12/2022-32060) geçmemek, muvakkat yapı ölçülerini aşmamak ve tek binada olmak kaydıyla trafik güvenliği alınarak kamuya ait 112 acil ambulans istasyonu ile aile sağlığı merkezi, beton veya betonarme temel içermeyen, ilgili Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara uygun yürüyüş ve koşu parkuru", 6. alt bendinde de "(Ek:RG-31/12/2022-32060) 2500 m2 üzeri parklarda parkın işlevini bozmayacak şekilde, açık alanları dâhil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle birlikte toplamda (Değişik ibare:RG-12/5/2023-32188) % 5’i geçmemek, muvakkat yapı ölçülerini aşmamak kaydıyla kamuya ait aile sağlığı merkezi yapılabilir. " hükmü yer almaktadır. Park alanları içerisinde, bu kullanım ile bütünleşik biçimde, parkı kullananların ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla çeşitli tesislerin yapımının mümkün olduğu açık olmakla birlikte, parkların orantısız bir şekilde daraltılmasının önlenmesi amacıyla, bu yapıların yer alabileceği park alanları ile söz konusu yapıların, park içerisinde kaplayacakları alana yönelik somut kriterlerin ortaya konulması gerekmektedir. Uyuşmazlık bu açıdan incelendiğinde, dava konusu düzenleme ile parklarda "5000 m² ve üzeri parklarda parkın işlevini bozmayacak şekilde açık alanları dahil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle (her birinin alanı 15 m²yi geçmemek kaydıyla çay bahçesi, büfe, muhtarlık, güvenlik kulübesi, parkın ihtiyacı için gerekli olan asgari ölçülerdeki trafo, parkın işlevini bozmayacak şekilde beton veya betonarme temel içermeyen spor aletleri) birlikte toplamda %3'ü geçmemek, muvakkat yapı ölçülerini aşmamak ve tek binada olmak kaydıyla trafik güvenliği alınarak kamuya ait 112 acil ambulans istasyonu ile aile sağlığı merkezi" gibi tesislerin yer alabilmesi öngörülmüş olmakla birlikte, bu tesislerin yapımı ancak belli yapılaşma koşulları ile 5000 m² ve üzeri park alanlarında mümkün kılınmıştır. Yine, diğer dava konusu düzenleme ile parklarda "2500 m² üzeri parklarda parkın işlevini bozmayacak şekilde, açık alanları dâhil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle (her birinin alanı 15 m²yi geçmemek kaydıyla çay bahçesi, büfe, muhtarlık, güvenlik kulübesi, parkın ihtiyacı için gerekli olan asgari ölçülerdeki trafo, parkın işlevini bozmayacak şekilde beton veya betonarme temel içermeyen spor aletleri) birlikte toplamda % 5’i geçmemek, muvakkat yapı ölçülerini aşmamak kaydıyla kamuya ait aile sağlığı merkezi yapılabilir. " düzenlemesi öngörülmüş olmakla birlikte, bu tesislerin yapımı ancak belli yapılaşma koşulları ile 2500 m² ve üzeri park alanlarında mümkün kılınmıştır. Bu durumda, Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 5 ve 6. alt bentleri uyarınca, park alanlarında yapılması mümkün olan kamuya ait 112 acil ambulans istasyonu ile aile sağlığı merkezi ve kamuya ait aile sağlığı merkezine yönelik somut kriterler oluşturulduğundan Yönetmeliğin 19.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinin 5 ve 6. alt bentlerinde imar mevzuatına aykırılık görülmemiştir. 31.12.2022 tarih ve 32060 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 8. madesiyle Yönetmeliğin Geçici 5. maddesinin 1. fıkrasında yapılan düzenleme yönünden; Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine eklenen Geçici 5. maddesinde, "Uygulama İmar Planlarında “Ticaret+ Konut” olarak belirlenmiş alanlar ile “Ticaret” veya “Merkezi İş Alanı” kullanımlı olmakla birlikte plan notlarında konutun veya yüksek nitelikli konutun (rezidans) da yapılabileceğine dair hüküm bulunan alanlarda, 31/10/2022 tarihinden önce ofis/büro amaçlı yapı ruhsatı düzenlenerek yapımına başlanmış veya yapı kullanma izni düzenlenmiş olan yapılarda, 1/7/2023 tarihine kadar sonuçlanmak kaydı ile konut kullanım oranı %80’i geçmeyecek şekilde kullanım amacı değişikliğine yönelik tadilat ruhsatı düzenlenebilir." hükmüne yer verilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanununun 1.maddesinde, "Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla" düzenlendiği, 3.maddesinde de, "Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz. " hükmüne yer verilmiştir. Aynı kanunun 5.maddesinde de, nazım imar planı, varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan; uygulama imar planı ise, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 1.fıkrasının (ğ) bendinde, "Ticaret+Konut, Turizm+Ticaret, Turizm+Ticaret+Konut gibi karma kullanım alanları: Tek başına konut olarak kullanılmamak koşuluyla, ticaret, turizm, konut kullanımlarından konut hariç sadece birinin veya ikisinin veya tamamının birlikte yer aldığı alanlardır. Bu alanlarda; 1) Bu alanlarda plandaki kullanım kararına bağlı olarak konut veya turizm tesisi yapılması halinde yoldan cephe alan zemin veya bodrum katların ticaret veya hizmetler sektörünün kullanımında olması ve konut veya turizm tesisi için ayrı bina girişi ve merdiveni bulunması şartı aranır. Her bir kullanım için bağımsız giriş çıkış ve merdiven düzenlenmesi, kullanım oranlarının ve sosyal ve teknik altyapı alanlarının imar planlarıyla tayin edilmesi esastır. 2) Bu alanlarda ayrıca gerçek ve tüzel kişilere veya kamuya ait; yurt, kurs, ticari katlı otopark, sosyal ve kültürel tesisler yapılabilir. 3) Ticaret+Konut, Turizm+Ticaret+Konut gibi konut da yapılabilen karma kullanım alanlarında konut veya yüksek nitelikli konut yapılabilmesi için, imar planında konutun ihtiyacı olan sosyal ve teknik alt yapı ve donatı alanlarının konut kullanımının getireceği nüfus yoğunluğu üzerinden hesap edilerek bu alana hizmet verecek şekilde ayrılmış olması şarttır. 4) Konut, ticaret, turizm alanlarının her biri için belirlenen yapılabilecek yapılar, aynı şartlar çerçevesinde karma kullanım alanlarında da yapılabilir. Ancak bu durumda, karma kullanımın bir alanı dikkate alınarak yapılacak uygulama karma kullanımın diğer alanına göre gerekli koşullara aykırılık teşkil etmemesi gerekir." düzenlemesi yer almaktadır. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 6.maddesinde, "(1) Mekânsal planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planları, Çevre Düzeni Planları ve İmar Planları olarak hazırlanır. Buna göre planlama kademeleri, üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; Mekânsal Strateji Planı, Çevre Düzeni Planı, Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından oluşur. (2) Mekânsal planlar, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanır. Her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır. ", 7.maddesinde de, "(1) Bu Yönetmeliğe göre hazırlanacak her tür ve ölçekteki mekânsal planlar aşağıda yer alan planlama ilke ve esaslarına, planların hazırlanması ile ilgili standartlara, gösterim tekniklerine ve tanımlara uygun olarak yapılır: c) Planlar, kademesine ve ölçeğine göre ve yapılış amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalmak koşuluyla alt kademedeki planları yönlendirir. ç) Üst kademe planlar, alt kademesindeki planlara mekânsal nitelikte hedef koyan, yol gösteren ve ilke belirleyen plandır. " hükümlerine yer verilmiştir. Ayrıca, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 11.maddesinin 1.fıkrasında, "İmar planlarının yapımı ve değişikliklerinde planlanan alanın veya bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimleri göz önünde tutularak kentsel, sosyal ve teknik altyapıalanlarında bu Yönetmeliğin EK-2 Tablosunda belirtilen asgaristandartlara ve alan büyüklüklerine uyulur.", 21.maddesinin 10.fıkrasında da, "İmar planlarında Ticaret+Konut, Ticaret+Turizm+Konut, Turizm+Ticaret karma kullanım alanlarında konut kullanımına da yer verilmesi halinde, konut kullanım oranları belirtilerek, konut kullanımının gerektirdiği sosyal ve teknik altyapı alanlarının ayrılması zorunludur. İmar planlarında konutun yer aldığı karma kullanımlarda konut kullanım oranının belirtilmediği hallerde en fazla % 30 konut kullanabileceği varsayılır." düzenlemeleri yer almaktadır. Nazım imar planı, nüfus yoğunlukları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen plan, uygulama imar planı ise, nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmış olup imar planlarına uygun olarak nüfus yoğunlukları ve buna göre sosyal ve teknik altyapısı belirlenmiş alanlarda dava konusu düzenleme ile mevcut imar planında konut kullanım oranı belirlenmemiş ya da konut kullanım oranı %80’in altında belirlenmiş alanlarda sosyal ve teknik donatı alanları arttırılmadan 31/10/2022 tarihinden önce ofis/büro amaçlı yapı ruhsatı düzenlenerek yapımına başlanmış veya yapı kullanma izni düzenlenmiş olan yapılarda, 1/7/2023 tarihine kadar sonuçlanmak kaydı ile konut kullanım oranı %80’i geçmeyecek şekilde kullanım amacı değişikliğine yönelik tadilat ruhsatı düzenlenebileceğine dair düzenlemede, planlanan alanda öngörülen nüfusa göre belirlenen sosyal ve teknik donatı dengesini bozacağından mevzuata uyarlık bulunmamaktadır. Başka bir ifadeyle, imar planı değişikliği yapılmadan imar planı veya Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirlenen konut kullanım oranının tadilat ruhsatı alınmak suretiyle değiştirilmesine dair düzenlemede 3194 sayılı İmar Kanununun 5.maddesine uyarlık bulunmamaktadır. Nazım ve uygulama imar planlarında karma kullanım olarak belirlenmiş alanın konut kullanım oranına göre belirlenen daimi nüfus ve ticari kullanım oranına göre belirlenen daimi olmayan, hareketli nüfusa göre belirlenen sosyal ve teknik donatı standartlarını bozan düzenlemenin Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 7. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendindeki planların kademelenmesi ve ölçeğine göre ve yapılaşma amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalmak koşuluyla alt kademedeki planları yönlendirir ilkesine aykırı olduğu gibi üst ölçekli imar planlarının alt ölçekli imar planlarına mekansal nitelikte hedef koyma, yol gösterme ve ilke belirleme hükmüne aykırıdır. Buna göre, dava konusu düzenleme, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 11. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen imar planların yapımı ve değişikliklerinde planlanan alanın veya bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimleri göz önünde tutularak kentsel sosyal ve teknik altyapı alanlarında bu yönetmeliğin EK-2 tablosunda belirtilen asgari standartlara ve alan büyüklüklerine uyulur koşuluna da aykırıdır. Diğer yandan, uyuşmazlığa konu düzenleme Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 21. maddesinin 1. fıkrasının 10. bendindeki "İmar planlarında Ticaret+Konut, Ticaret+Turizm+Konut, Turizm+Ticaret karma kullanım alanlarında konut kullanımına da yer verilmesi halinde, konut kullanım oranları belirtilerek, konut kullanımının gerektirdiği sosyal ve teknik altyapı alanlarının ayrılması zorunludur. İmar planlarında konutun yer aldığı karma kullanımlarda konut kullanım oranının belirtilmediği hallerde en fazla % 30 konut kullanabileceği varsayılır. " düzenlemesine, imar planlarında belirlenen konut kullanımına ilişkin sosyal ve teknik altyapı donatılarının büyüklüğü ve standartlarını yetersiz hâle getireceğinden mevzuata aykırıdır. Bu itibarla, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine eklenen Geçici 5. maddesinde, mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle 31.12.2022 tarih ve 32060 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesiyle Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 5. alt bendine eklenen "açık alanları dahil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle birlikte toplamda %3'ü geçmemek, muvakkat yapı ölçülerini aşmamak ve tek binada olmak kaydıyla trafik güvenliği alınarak kamuya ait 112 acil ambulans istasyonu ile aile sağlığı merkezi" düzenlemesinin, aynı bende eklenen 6 numaralı ek bentte yer alan "2500 m² üzeri parklarda parkın işlevini bozmayacak şekilde, açık alanları dahil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle birlikte toplamda %3'ü geçmemek, muvakkat yapı ölçülerini aşmamak kaydıyla kamuya ait aile sağlığı merkezi," düzenlemesi yönünden davanın reddi , 31.12.2022 tarih ve 32060 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 8. madesiyle Yönetmeliğin Geçici 5. maddesinin 1. fıkrasının iptali gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 20/11/2024 tarihinde, davacı vekili Av. ...'in gelmediği ve davalı idare vekili Hukuk Müşaviri ...'ün geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip duruşma tamamlandı. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Davacı TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından, 31.12.2022 tarih ve 32060 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesiyle Yönetmeliğin 'park alanları' başlıklı 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 5. alt bendine eklenen "açık alanları dahil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle birlikte toplamda %3'ü geçmemek, muvakkat yapı ölçülerini aşmamak ve tek binada olmak kaydıyla trafik güvenliği alınarak kamuya ait 112 acil ambulans istasyonu ile aile sağlığı merkezi" düzenlemesinin, aynı bende eklenen 6 numaralı ek bentte yer alan "2500 m² üzeri parklarda parkın işlevini bozmayacak şekilde, açık alanları dahil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle birlikte toplamda %3'ü geçmemek, muvakkat yapı ölçülerini aşmamak kaydıyla kamuya ait aile sağlığı merkezi," düzenlemesinin ve 8. madesiyle Yönetmeliğin Geçici 5. maddesinin 1. fıkrasında yapılan düzenlemenin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun 3. maddesine göre: "Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz." hükmü yer almaktadır. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 12. maddesinin 2. fıkrasında: "İmar planlarında; çocuk bahçesi, oyun alanı, açık semt spor alanı, aile sağlık merkezi, kreş, anaokulu ve ilkokul fonksiyonları takriben 500 metre, ortaokullar takriben 1.000 metre, liseler ise takriben 2.500 metre mesafe dikkate alınarak yaya olarak ulaşılması gereken etki alanında planlanabilir." hükmü, 24. maddesinin 2. fıkrasında: "Nazım imar planları üzerinde gösterilen sosyal ve teknik altyapı alanlarının konum ile büyüklükleri, toplam standartların altına düşülmemek, nazım imar planının ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü ve genel işleyişini bozmamak ve hizmet etki alanı içinde kalmak şartı ile ilgili kurum ve kuruluşların görüşü dikkate alınarak uygulama imar planlarında değiştirilebilir." hükmü, 24. maddesinin 3. fıkrasında: "Uygulama imar planlarında, bölgenin ihtiyacına yönelik çocuk bahçesi, yeşil alan, otopark, cep otoparkı, yol boyu otopark, durak cebi, aile sağlık merkezi, mescit, karakol, muhtarlık, trafo gibi sosyal ve teknik altyapı alanlarını altıncı küçük alan gerektiren fonksiyonlar ayrılabilir ve bu fonksiyonların konulması nazım imar planına aykırılık teşkil etmez." hükmü, 23. maddesinin 1. fıkrasında: "Nazım imar planında karar düzeyi ve içerikleri bakımından, uygulama imar planındaki detay kararlar alınmaması esas olup, uygulamaya dönük kararlar uygulama imar planlarında belirlenir." hükmü yer almaktadır. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin imar planı ilkelerinin belirlendiği 21. maddesinde, "(10) İmar planlarında Ticaret+Konut, Ticaret+Turizm+Konut, Turizm+Ticaret karma kullanım alanlarında konut kullanımına da yer verilmesi halinde, konut kullanım oranları belirtilerek, konut kullanımının gerektirdiği sosyal ve teknik altyapı alanlarının ayrılması zorunludur. İmar planlarında konutun yer aldığı karma kullanımlarda konut kullanım oranının belirtilmediği hallerde en fazla % 30 konut kullanabileceği varsayılır." denilmektedir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1-1.12.2022 tarih ve 32060 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesiyle Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 5. alt bendine eklenen "açık alanları dahil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle birlikte toplamda %3'ü geçmemek, muvakkat yapı ölçülerini aşmamak ve tek binada olmak kaydıyla trafik güvenliği alınarak kamuya ait 112 acil ambulans istasyonu ile aile sağlığı merkezi" düzenlemesi ile aynı bende eklenen 6 numaralı ek bentte yer alan "2500 m² üzeri parklarda parkın işlevini bozmayacak şekilde, açık alanları dahil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle birlikte toplamda %3'ü geçmemek, muvakkat yapı ölçülerini aşmamak kaydıyla kamuya ait aile sağlığı merkezi," düzenlemesi yönünden; Davacı tarafından, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 5. maddesinin 1. fıkrası (i) bendinde, "Sosyal altyapı alanları: Birey ve toplumun kültürel, sosyal ve rekreatif ihtiyaçlarının karşılanması ve sağlıklı bir çevre ile yaşam kalitelerinin artırılmasına yönelik kamu veya özel sektör tarafından yapılan eğitim, sağlık, dini, kültürel ve idari tesisler, açık ve kapalı spor tesisleri ile park, çocuk bahçesi, oyun alanı, meydan, rekreasyon alanı gibi açık ve yeşil alanlara verilen genel isimdir." hükmü ile 11. maddesinin 1. fıkrasında "İmar planlarının yapımı ve değişikliklerinde planlanan alanın veya bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimleri göz önünde tutularak kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarında bu Yönetmeliğin EK-2 Tablosunda belirtilen asgari standartlara ve alan büyüklüklerine uyulur." hükmünün yer aldığı, eğitim, sağlık gibi donatı ihtiyaçları ile yeşil alanların, park alanları sosyal altyapı alanları olarak tariflendiği ve bu alanlar için yine aynı yönetmelik ekinde tariflenen asgari standart ve büyüklüğün sağlaması gerektiği, bu gerekliliğin ise imar planları ile yapılacağı, dava konusu düzenlemede, asgari standarta ve büyüklüğe sahip olması gereken park alanları içerisine aile sağlığı merkezi yapılmasının önü açılırken, park alanının mevcut standartların altında kalmasından ötürü azalan park alanına karşılık park ihtiyacının ne şekilde düzenlenmesi gerektiğine dair bir hüküm içermediği, halihazırda bu park alanları içerisine çay bahçesi, büfe, muhtarlık, güvenlik kulübesi gibi yapıların yapımına izin verildiği bilinmekle birlikte, bu yapılara ek olarak aile sağlığı merkezi yapılması durumunda park için ayrılan alanın daha da azalacağı, aile sağlığı merkezleri için gerekli asgari alan büyüklüğü de göz önüne alındığında, park alanı için gerekli alanların yüksek oranda azalacağı, bölgenin ihtiyacına bağlı olarak donatı alanlarının ayrılması gerektiği, bu donatı alanlarının ise imar planı ile ayrılmasının mümkün olduğu, donatı alanları ayrılırken yönetmelikteki kriterlere uygun şekilde asgari büyüklüğün hesaplanması ve bu alanların ise hizmet etki alanına bağlı olarak yürüme mesafesinde olması gerektiği, alan ayrımı yapılırken nazım imar planına aykırı şekilde yapılamadığı, donatı alanlarının asgari standartın altında olamadığı, yer değişikliğinde ise yine benzer şekilde standarta uygun şekilde yapılması gerektiği ve nazım imar planının ana kararını, bütünlüğünü bozmadan yer değişikliği yapılabildiği, bu değişikliğin uygulama imar planları ile yapılabileceği, uygulamaya dönük kararların uygulama imar planı ile belirlendiği, nazım imar planında detay kararlar alınmamasının esas alındığı, gerek 3194 sayılı İmar Kanunu gerekse Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde plan türleri arasında tarif edilen hiyerarşik düzey ve kademeli birliktelik ilkesi içerisinde, nazım imar planı kararlarına aykırılık teşkil etmeyecek şekilde uygulama imar planlarının konusu olan ve küçük alan kullanımı gerektiren muhtelif sosyal ve teknik altyapı alanlarının bu türdeki planlar üzerinde ayrılabileceği hususunun, ölçek farklılıklarından kaynaklı ayrı bir yasal düzenleme olarak ortaya çıktığı, yerleşmenin ve tabii olarak nüfusun gelecekteki ihtiyaçları doğrultusunda toplumsal sağlık hizmetleri için ayrılması gereken fonksiyonların büyüklüğü ve nitelikleri nazım ve uygulama imar planlarında belirlendiği, imar planlarında sağlık hizmetlerine ayrılan bu kullanım alanlarının aksine, salt Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde yapılan bir düzenleme ile farklı bir kamu kullanımına hizmet edecek park alanları üzerinde aile sağlığı merkezlerinin yer alabileceği hususunun, arazilerin genel kullanılış biçimleri ile gelişme yön ve büyüklüklerinin belirlendiği imar planı kararlarına doğrudan aykırılık teşkil edeceği, toplumun her bir bireyi ile nüfusun farklı yaş gruplarının en temel rekreatif ihtiyaçlarına doğrudan hitap eden ve bu niteliği itibarı ile çok geniş bir perspektifte kamusal bir hizmet sunan park alanlarının büyüklüğünü ve işlevini sınırlayıcı/azaltıcı nitelikte olacak bir biçimde, salt sağlık hizmeti adı altında farklı bir kamusal hizmetin bu alanlar üzerinde ayrılmasının park alanlarının kamusal niteliğinin özüne doğrudan aykırı olduğu her ne kadar toplumun rekreatif gereksinimleri ile ihtiyaç duyduğu sağlık hizmetleri en temelde toplumsal bir ihtiyaç olarak karşımıza çıksa da gerek idari gerekse nitelikleri itibarıyla tümüyle birbirinden ayrılan farklı kamusal kullanımların olduğu, zira park alanları ile sağlık hizmetlerinin farklı kamu kurumlarının teşekkülü altında yer alan alanlar olduğu, birbirinden ayrı ele alınması gerektiği, yerleşmenin ihtiyaçları doğrultusunda park alanları üzerinde, park kullanımının kamusal niteliği ve kimliğine aykırı olacak şekilde bu alanlar üzerinde aile sağlığı merkezi yapılmasına dair düzenlemenin bir bütün olarak imar mevzuatına aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idarenin savunmasında, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun (İDDK) 16.05.2019 tarihli ve YD İtiraz No:2019/342 sayılı kararında özetle; park alanları içerisinde, bu kullanım ile bütünleşik biçimde, parkı kullananların ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla çeşitli tesislerin yapımının mümkün olduğu, parkların orantısız bir şekilde daraltılmasının önlenmesi amacıyla bu yapıların yer alabileceği park alanları ile söz konusu yapıların park içerisinde kaplayacakları alana yönelik somut kriterlerin ortaya konulması gerektiği, dava konusu düzenleme ile parklarda çay bahçesi, büfe, muhtarlık, güvenlik kulübesi gibi tesislerin yer alabilmesi öngörülmüş olmakla birlikte, bu tesislerin yapımının ancak belli yapılaşma koşulları ile 1000 m² ve üzeri park alanlarında mümkün kılınması nedeniyle somut kriterlerin oluşturulduğunun kabulünün gerektiği, park alanları içerisinde yapımı mümkün olan açık havuz/süs havuzu, açık spor ve oyun alanı, genel tuvalet, pergola, kameriye gibi yapıların, tanımı gereği kentte yaşayanların dinlenme ihtiyaçları için ayrılan park alanlarının ayrılmaz bir parçası olduğu ve bunların, park tanımı içerisinde, park ile bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 1 ve 2. (trafo dışındaki kısım) alt bentlerin yürütülmesinin durdurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği hükümleri uyarınca sosyal ve teknik altyapı alanlarının planlarla çözümlenmesi gerektiği, bu hususta bir duraksama bulunmadığı, ancak sonradan ihtiyaca binaen bu alanların ayrılması gerektiğinde, idarelerce yerleşik alanlarda sıkıntılar yaşanması ve bu doğrultuda hizmetin eksiksiz yerine getirilmesinin sağlanamaması nedeniyle dava konusu düzenlemeye gidildiği, İDDK'nın anılan kararında yer alan parkların orantısız bir şekilde daraltılmasının önlenmesi amacıyla bu yapıların yer alabileceği park alanları ile söz konusu yapıların park içerisinde kaplayacakları alana yönelik somut kriterlerin ortaya konulması gerektiği değerlendirmesine uygun olarak belediye encümeni kararı ile yapılabilecek söz konusu yapılara ilişkin somut kriterler ve sınırlılıklar getirildiği, dava konusu değişiklik ile aile sağlığı merkezlerinin 2500 m² üzeri ile 5000 m² ve üzeri parklarda yapılabileceği düzenlenerek bu yapıların yer alabileceği parkların belirlendiği, başat şart olarak parkın işlevini bozmayacak şekilde yapılabileceğinin düzenlendiği, park alanları içerisinde kaplayacakları alanlara ilişkin olarak ise; açık alanları dâhil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle birlikte toplamda %3'ü geçmemek koşulu getirilerek Yönetmelikte mevcutta bulunan % 3 koşulunun değiştirilmediği, ilave bir alan kullanımı tanımlanmadığı, taban alanının park alanı içerisinde yer alabilecek tüm yapılarla birlikte azami olarak bu oran dahilinde kullanılabileceği, ayrıca muvakkat yapı ölçülerini aşmamak ve tek binada olmak kaydıyla yapılabileceği kuralları getirilerek park alanı içerisinde kaplayabilecekleri alana yönelik somut kriterlerin de ortaya konulduğu, dava konusu düzenleme ile hiçbir keyfi uygulamaya yer verilmeyecek şekilde somut kriterler oluşturulduğu, park niteliğinin korunduğu, park alanlarını daraltacak şekilde ilave bir taban alanı kullanımı öngörülmeyerek aile sağlığı merkezlerinin de mevcutta bulunan % 3 oranı dahilinde yapılabileceği kuralı getirildiği, ihtiyaç halinde anılan şartların her birinin sağlanması durumunda ilgili idarelerce düzenleme kapsamında uygulama yapılabileceği, dava konusu düzenleme ile mülkiyet hakkının kullanılmasına ilişin bir sınırlandırma getirildiği sonucuna ulaşmak hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bütün idari işlemlerin ortak ve mutlak amacının kamu yararı olduğu, idarenin her zaman sürekli, soyut, nesnel ve herkes için geçerli genel hükümler içeren uyulması zorunlu hukuksal işlemleri olarak adlandırılan düzenleyici işlemlerinin tek yanlı bir irade açıklamasına dayandığı ve amacı kamu yararını sağlamak olduğu, yürürlüğe girdikleri tarihten itibaren ileriye doğru hukuksal sonuç doğurduğu savunulmaktadır. Dairemizce yapılan değerlendirmede aşağıdaki sonuca ulaşılmıştır: 3194 sayılı İmar Kanununun 1. maddesinde, bu Kanunun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlendiği, 3. maddesinde herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamayacağı hükme bağlanmıştır. 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinin 3.fıkrasında, "Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyonalanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi umumi hizmet alanlarından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz. Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının, bu fıkrada belirtilen kullanımlar için düzenleme ortaklık payı düşülmesini müteakip kalan Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanması esastır. Ancak taşkın kontrol tesisi için yeterli alanın ayrılamaması durumunda, düzenleme ortaklık payının ikinci fıkrada belirtilen oranı aşmaması şartıyla, düzenlemeye tabi diğer arazi ve arsaların yüz ölçümlerinden bu fıkradaki kullanımlar için öncelikle düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra ikinci fıkrada belirtilen orana kadar taşkın kontrol tesisi için de ayrıca pay ayrılır. Kapanan imar ve kadastro yollarının öncelikle düzenleme ortaklık payına ayrılan toplam alandan düşülmesi esastır. " hükmüne yer verilmiştir. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 5. maddesinin (i) bendinde de, sosyal altyapı alanları, birey ve toplumun kültürel, sosyal ve rekreatif ihtiyaçlarının karşılanması ve sağlıklı bir çevre ile yaşam kalitelerinin artırılmasına yönelik kamu veya özel sektör tarafından yapılan eğitim, sağlık, dini, kültürel ve idari tesisler, açık ve kapalı spor tesisleri ile park, çocuk bahçesi, oyun alanı, meydan, rekreasyon alanı gibi açık ve yeşil alanlara verilen genel isim olarak tanımlanmış, (k) bendinde ise, teknik altyapı alanları, kamu veya özel sektör tarafından yapılacak elektrik, petrol ve doğalgaz İletim hatları, içme ve kullanma suyu ile yer altı ve yer üstü her türlü arıtma, kanalizasyon, atık işleme tesisleri, trafo, her türlü enerji, ulaştırma, haberleşme gibi servislerin temini için yapılan tesisler ile açık veya kapalı otopark kullanışlarına verilen genel isim olarak tanımlanmıştır. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 24. maddesinin 2. fıkrasında: "Nazım imar planları üzerinde gösterilen sosyal ve teknik altyapı alanlarının konum ile büyüklükleri, toplam standartların altına düşülmemek, nazım imar planının ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü ve genel işleyişini bozmamak ve hizmet etki alanı içinde kalmak şartı ile ilgili kurum ve kuruluşların görüşü dikkate alınarak uygulama imar planlarında değiştirilebilir.", aynı maddenin 3 fıkrasında da: "Uygulama imar planlarında, bölgenin ihtiyacına yönelik çocuk bahçesi, yeşil alan, otopark, cep otoparkı, yol boyu otopark, durak cebi, aile sağlık merkezi, mescit, karakol, muhtarlık, trafo gibi sosyal ve teknik altyapı alanlarını artırıcı küçük alan gerektiren fonksiyonlar ayrılabilir ve bu fonksiyonların konulması nazım imar planına aykırılık teşkil etmez." hükmünün yer aldığı görülmüştür. 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinin üçüncü paragrafında “Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerlerin ihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibi umumi hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz” denilerek, içerisinde "park"ların da bulunduğu bazı sosyal donatı alanlarının öncelikle parselasyon işlemi sırasında belirlenecek düzenleme ortaklık payı ile kamu eldesine geçmesinin hedeflenmiş, diğer taraftan sosyal altyapı niteliğinde olan bu kullanımların öngörülen hizmetler dışında başka maksatlar için kullanımı amir hükümle yasaklanmıştır. Elbette söz konusu yasak, yalnız düzenleme ortaklık payından elde edilen sosyal donatı alanları için değil, mekansal kullanımı plan kararı ile belirlenen tüm sosyal alt yapı alanları için geçerli olduğunun, 3194 sayılı İmar Kanunun 3. maddesi gereği kabulü gerekmektedir. Nihayetinde Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği eliyle sosyal ve teknik alt yapı alanları için sayısal standartlar da belirlenmiş olup, planlama alanı içerisinde yer alan bu kullanımların zeminde fiilen varlığını koruması esastır. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine eklenen 5. alt bendinde, "5000 m2 ve üzeri parklarda parkın işlevini bozmayacak şekilde (Ek ibare:RG-31/12/2022-32060), açık alanları dâhil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle birlikte toplamda (Değişik ibare:RG-12/5/2023-32188) % 5’i (Ek ibare:RG31/12/2022-32060) geçmemek, muvakkat yapı ölçülerini aşmamak ve tek binada olmak kaydıyla trafik güvenliği alınarak kamuya ait 112 acil ambulans istasyonu ile aile sağlığı merkezi, beton veya betonarme temel içermeyen, ilgili Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara uygun yürüyüş ve koşu parkuru", 6. alt bendinde de "(Ek:RG-31/12/2022-32060) 2500 m2 üzeri parklarda parkın işlevini bozmayacak şekilde, açık alanları dâhil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle birlikte toplamda (Değişik ibare:RG-12/5/2023-32188) % 5’i geçmemek, muvakkat yapı ölçülerini aşmamak kaydıyla kamuya ait aile sağlığı merkezi yapılabilir. " hükmü yer almaktadır. Park alanları içerisinde, bu kullanım ile bütünleşik biçimde, parkı kullananların ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla çeşitli tesislerin yapımının mümkün olduğu açık olmakla birlikte, parkların orantısız bir şekilde daraltılmasının önlenmesi amacıyla, bu yapıların yer alabileceği park alanları ile söz konusu yapıların, park içerisinde kaplayacakları alana yönelik somut kriterlerin ortaya konulması gerekmektedir. Uyuşmazlık bu açıdan incelendiğinde, dava konusu düzenleme ile parklarda "5000 m² ve üzeri parklarda parkın işlevini bozmayacak şekilde açık alanları dahil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle (her birinin alanı 15 m²yi geçmemek kaydıyla çay bahçesi, büfe, muhtarlık, güvenlik kulübesi, parkın ihtiyacı için gerekli olan asgari ölçülerdeki trafo, parkın işlevini bozmayacak şekilde beton veya betonarme temel içermeyen spor aletleri) birlikte toplamda %3'ü geçmemek, muvakkat yapı ölçülerini aşmamak ve tek binada olmak kaydıyla trafik güvenliği alınarak kamuya ait 112 acil ambulans istasyonu ile aile sağlığı merkezi" gibi tesislerin yer alabilmesi öngörülmüş olmakla birlikte, bu tesislerin yapımı ancak belli yapılaşma koşulları ile 5000 m² ve üzeri park alanlarında mümkün kılınmıştır. Yine, diğer dava konusu düzenleme ile parklarda "2500 m² üzeri parklarda parkın işlevini bozmayacak şekilde, açık alanları dâhil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle (her birinin alanı 15 m²yi geçmemek kaydıyla çay bahçesi, büfe, muhtarlık, güvenlik kulübesi, parkın ihtiyacı için gerekli olan asgari ölçülerdeki trafo, parkın işlevini bozmayacak şekilde beton veya betonarme temel içermeyen spor aletleri) birlikte toplamda % 5’i geçmemek, muvakkat yapı ölçülerini aşmamak kaydıyla kamuya ait aile sağlığı merkezi yapılabilir. " düzenlemesi öngörülmüş olmakla birlikte, bu tesislerin yapımı ancak belli yapılaşma koşulları ile 2500 m² ve üzeri park alanlarında mümkün kılınmıştır. Bu durumda, Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 5 ve 6. alt bentleri uyarınca, park alanlarında yapılması mümkün olan kamuya ait 112 acil ambulans istasyonu ile aile sağlığı merkezi ve kamuya ait aile sağlığı merkezine yönelik somut kriterler oluşturulduğundan Yönetmeliğin 19.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinin 5 ve 6. alt bentlerinde imar mevzuatına aykırılık görülmemiştir. 2- 31.12.2022 tarih ve 32060 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 8. madesiyle Yönetmeliğin Geçici 5. maddesinin 1. fıkrasında yapılan düzenleme yönünden; Davacı tarafından, konut ve kira fiyatlarını düşürmek için kullanılmayan ofislerin konuta dönüştürülmesi amacıyla Yönetmeliğe geçici 5. maddenin eklendiği, mevcut ticari yapı stoğunun kent içindeki yayılımı ile konut ihtiyacının bölgesel dağılımı hakkında hiçbir çalışma yapılmaksızın imar plan kararlarını yok sayan birkaç cümle ilavesi ile oran değiştirme gibi kabul edilemez işlemlerle kentsel alanlardaki var olan sorunların daha da katmerlenmiş olacağı, bu durumun İmar Kanunu'nun Amaç başlıklı 1. maddesinde belirtilen şeklindeki hükme açıkça aykırı olduğu, "yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir" şeklindeki hükme açıkça aykırı olduğu, konut kullanım oranının % 80'i geçmeme şartının bina bazında bir dönüşümü pek çok yerde imkansız olabileceği, tek bir binada hem ofis hem de konut kullanımının olmasının her şeyden önce pek çok yönetimsel sorunu ortaya çıkaracağı gibi bu durumun şehircilik ilke ve esaslarına aykırı olacağı, ilgili düzenlemenin ayrıca onaylı ve yürürlükteki imar planlarıyla düzenlenen bir sahanın kullanım amacını esaslı olarak değiştirerek farklı amaçta kullanılabilmesine yol açtığı bu hususun, İmar Kanunu'nun genel esasına aykırı olduğu, 3194 sayılı İmar Kanununun 3. maddesine göre bir sahanın kendine özgü bölge şartlarını gözeterek ve yönetmelik hükümleri çerçevesinde hazırlanan her ölçekteki plan esaslarına göre kullanılabileceği, yapılan düzenleme ile bir sahada yürürlükte olan 1/5000 ölçekli nazım imar planlarıyla belirlenen ana arazi kullanım esasları, nüfus büyüklükleri ve donatı standartları ile nazım imar planlarının ortaya koyduğu bu temel esaslara göre hazırlanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarıyla belirlenen yapılaşma esaslarını kapsamlı olarak değiştirerek planlar arasında hiyerarşiyi ve kademeli birliktelik esasını bozması nedeniyle İmar Kanunu genel esasına aykırı olduğu, dava konusu Geçici 5. maddenin ile fonksiyon değişikliği işlemi içerdiği, özellikle ticari gayrimenkul stoğunun konut kullanımına dönüştürülmesini ön gördüğü, mevcut imar planlarında belirlenen sosyal-teknik altyapı dengesinde ciddi sorunlara sebep olacağı, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğin 8. maddesinde imar plan kararlarında herhangi bir değişliklik söz konusu olduğunda araştırma ve analiz çalışmalarının gerekliliğinin ve öneminin vurgulandığı, davaya konu düzenlemenin imar plan kararlarını etkileyecek hususta olup bu hususta ayrıntılı analiz, etüt, araştırma vb çalışma yapılmadığı, bu nedenle, söz konusu 5. maddenin gerekçesi belirsiz, herhangi bir analiz ve etüd çalışmasına dayanmayan ve planlı kentleşme ilkesini ve bir bütün olarak imar ve planlama mevzuatını hiçe sayan bir düzenleme olarak değerlendirmek gerektiği, yeni konut sayısı ile birlikte otomatik olarak artan nüfusun ihtiyacını karşılayacak donatı alanlarının da oluşturulmadığı, bu yönüyle dava konusu ilave düzenlemenin imar mevzuata aykırılık teşkil ettiği, Türkiye'nin her ilinin her bölgesinin mekansal yapısı farklı olduğu gibi dava konusu edilen ilave düzenleme ile birlikte kentsel mekana yansımalarının nasıl olacağı yönünde bir analiz-etüd çalışmasının yapılmadığı, hangi bölgede ne kadar nüfus artacağının hesaplanamaması, yakın çevredeki mevcut sosyal-teknik donatı alanlarının kapasiteleri, yeterlilikleri ve erişilebilirlikleri açısından bir değerlendirme yapılamaması, verilecek ruhsatlar sonucunda söz konusu artan nüfusa ilişkin gerekli düzenlemelerin yapılmaması riskinin, bölgede yaratacağı trafik yoğunluğu ve hareketliliğin çevresine ve ulaşım altyapısı üzerinde oluşturacağı etkinin belirsiz olmasının şehircilik bilimine, planlamanın tarihsel birikimle oluşmuş ve idari dava kararlarında içtihad haline gelmiş etik ve ilkelerine açıkça aykırı olduğu, dava konusu düzenleme ile halihazırda ticaret alanlarının konuta dönüşmesi ile artan konut alanlarının daha da artmasına neden olması nedeniyle Mekansal Planlar İmar Yönetmeliği ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği arasında da çelişkiye yol açacağı ileri sürülmüştür. Davalı idare tarafından, günümüzde yaşanan konut sorununun çözümüne yönelik olarak konut arzının arttırılması amacıyla kamu yararını gözeterek getirilen Geçici 5. maddenin "Uygulama İmar Planlarında "Ticaret + Konut" olarak belirlenmiş alanlar ile "Ticaret" veya "Merkezi İş Alanı" kullanımlı olmakla birlikte plan notlarında konutun veya yüksek nitelikli konutun (rezidans) da yapılabileceğine dair hüküm bulunan alanlarda, 31/10/2022 tarihinden önce ofis/büro amaçlı yapı ruhsatı düzenlenerek yapımına başlanmış veya yapı kullanma izni düzenlenmiş olan yapılarda, 1/7/2023 tarihine kadar sonuçlanmak kaydı ile konut kullanım oranı % 80'i geçmeyecek şekilde kullanım amacı değişikliğine yönelik tadilat ruhsatı düzenlenebilir." hükmü ile kullanım amacı değişikliğine yönelik tadilat ruhsatı düzenlenebilmesine imkan sağlandığı, tadilat ruhsatı düzenlenirken; otopark, sığınak, TAKS, KAKS v.b. hesapları ile kapıcı dairesi, merdiven, ışıklık, bağımsız bölümlerde bulunması gereken piyesler, bunların asgari nitelik ve nicelikleri gibi detaylar ve deprem, yangın, enerji verimliliği uygulamaları ve ilgili diğer tüm hususlarda yürürlükteki imar planı ve mevzuatına uygun olmak şartıyla dava konusu düzenleme kapsamında tadilat ruhsatı düzenlenebileceği, ruhsat düzenleyen idarelerce esaslı tadilat kuralları dahilinde yürürlükteki plan ve ilgili mevzuat hükümlerinin mevcudiyeti halinde işlem tesis edilebileceği, düzenleme kapsamında yapılacak tadilatın herhangi bir esaslı tadilat talebinden farklı değerlendirilmesinin söz konusu olmadığı, düzenleme kapsamındaki işlemlerin resen yapılmadığı, parsel maliklerinin tamamının muvafakati ile talep üzerine yapıldığı da dikkate alındığında mülkiyet hakkına müdahale iddiasının yahut anayasanın eşitlik ilkesine aykırılık iddiasının gerçeği yansıtmadığı, düzenleme kapsamında yapılacak esaslı tadilat taleplerinin imar planı hükümlerine, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği hükümlerine ve diğer ilgili tüm mevzuat hükümlerine uygun olarak karşılanabileceği ve tadilat projelerinin anılan hükümlere uygun olarak düzenlenmesi gerektiği, dava konusu düzenleme de aksine bir hüküm içermediği, düzenleme ile konut arzının artırılmasının amaçlandığı ve düzenleme kapsamındaki uygulamaların esaslı tadilat yapılmak suretiyle gerçekleştirilecek olması karşısında yapılacak esaslı tadilatta yürürlükteki imar planı ve mevzuat hükümlerine uyulacağından plan kararlarının kapsamlı olarak değiştirildiğinden yahut planlar arasında hiyerarşiyi ve kademeli birliktelik esasını bozduğundan söz edilemeyeceği, herhangi bir ilave emsal hakkı tanındığına ilişkin bir hususa yer verilmediği, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesi ile imar planı değişikliklerinde uyulması gereken hususların düzenlendiği, dava konusu düzenleme ile plan kararlarının yok sayılması, değiştirilmesinin söz konusu olmadığı, ruhsat düzenleyen idarelerce madde kapsamındaki esaslı tadilat taleplerinin yürürlükteki plan ve ilgili mevzuat hükümlerinin mevcudiyeti halinde karşılanabileceği, yapılacak tadilatın herhangi bir esaslı tadilat talebinden farklı değerlendirilmeyeceği, Mekansal Planlama Genel Müdürlüğünün 30/12/2014 tarihli ve 20956 sayılı yazısında; "... İmar planlarında konutun yer aldığı karma kullanımlarda konut kullanım oranının belirtilmediği hallerde en fazla % 30 konut kullanabileceği varsayılır." hükmünün imar planlarında karma kullanımlarda önerebilecek maksimum konut yapılaşma alanının veya emsalin tariflenmesine yönelik bir hüküm olmadığı, konut kullanım alanlarının belirlenmemiş olması durumunda, bu alanlarda ihtiyaç duyulan sosyal ve teknik altyapı alanlarının hesaplanabilmesi için, bu alanda yerleşecek "nüfus büyüklüğünün" tespitine yönelik bir hüküm olduğunun açıklandığı, bu çerçevede söz konusu oranın planlama alanındaki nüfusun ihtiyacı olan donatı alanlarının belirtilen bu oran dahilinde mevcut plan kararları ile karşılanıp karşılanmadığının ortaya konulabilmesi için bir değerlendirme ölçütü olduğu, dava konusu düzenleme de yer alan "konut kullanım oranı % 80'i geçmeyecek şekilde" ifadesiyle azami konut kullanım oranı belirlenerek bu oran içinde işlem tesis edilebileceği, yukarıda da parseldeki nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik alt yapı ve donatı alanlarının karşılanmış olduğunun ortaya konulması halinde uygulanabilecek bir hüküm olduğu, buradaki değerlendirmenin plan yapma ve ruhsat düzenleme yetkisi bulunan ilgili idarelerce yapılması gerektiği savunulmaktadır. Dairemizce yapılan değerlendirmede aşağıdaki sonuca ulaşılmıştır: Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine eklenen Geçici 5. maddesinde, "Uygulama İmar Planlarında “Ticaret+ Konut” olarak belirlenmiş alanlar ile “Ticaret” veya “Merkezi İş Alanı” kullanımlı olmakla birlikte plan notlarında konutun veya yüksek nitelikli konutun (rezidans) da yapılabileceğine dair hüküm bulunan alanlarda, 31/10/2022 tarihinden önce ofis/büro amaçlı yapı ruhsatı düzenlenerek yapımına başlanmış veya yapı kullanma izni düzenlenmiş olan yapılarda, 1/7/2023 tarihine kadar sonuçlanmak kaydı ile konut kullanım oranı %80’i geçmeyecek şekilde kullanım amacı değişikliğine yönelik tadilat ruhsatı düzenlenebilir." hükmüne yer verilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanununun 1.maddesinde, "Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla" düzenlendiği, 3.maddesinde de, "Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz. " hükmüne yer verilmiştir. Aynı kanunun 5.maddesinde de, nazım imar planı, varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan; uygulama imar planı ise, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 1.fıkrasının (ğ) bendinde, "Ticaret+Konut, Turizm+Ticaret, Turizm+Ticaret+Konut gibi karma kullanım alanları: Tek başına konut olarak kullanılmamak koşuluyla, ticaret, turizm, konut kullanımlarından konut hariç sadece birinin veya ikisinin veya tamamının birlikte yer aldığı alanlardır. Bu alanlarda; 1) Bu alanlarda plandaki kullanım kararına bağlı olarak konut veya turizm tesisi yapılması halinde yoldan cephe alan zemin veya bodrum katların ticaret veya hizmetler sektörünün kullanımında olması ve konut veya turizm tesisi için ayrı bina girişi ve merdiveni bulunması şartı aranır. Her bir kullanım için bağımsız giriş çıkış ve merdiven düzenlenmesi, kullanım oranlarının ve sosyal ve teknik altyapı alanlarının imar planlarıyla tayin edilmesi esastır. 2) Bu alanlarda ayrıca gerçek ve tüzel kişilere veya kamuya ait; yurt, kurs, ticari katlı otopark, sosyal ve kültürel tesisler yapılabilir. 3) Ticaret+Konut, Turizm+Ticaret+Konut gibi konut da yapılabilen karma kullanım alanlarında konut veya yüksek nitelikli konut yapılabilmesi için, imar planında konutun ihtiyacı olan sosyal ve teknik alt yapı ve donatı alanlarının konut kullanımının getireceği nüfus yoğunluğu üzerinden hesap edilerek bu alana hizmet verecek şekilde ayrılmış olması şarttır. 4) Konut, ticaret, turizm alanlarının her biri için belirlenen yapılabilecek yapılar, aynı şartlar çerçevesinde karma kullanım alanlarında da yapılabilir. Ancak bu durumda, karma kullanımın bir alanı dikkate alınarak yapılacak uygulama karma kullanımın diğer alanına göre gerekli koşullara aykırılık teşkil etmemesi gerekir." düzenlemesi yer almaktadır. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 6.maddesinde, "(1) Mekânsal planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planları, Çevre Düzeni Planları ve İmar Planları olarak hazırlanır. Buna göre planlama kademeleri, üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; Mekânsal Strateji Planı, Çevre Düzeni Planı, Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından oluşur. (2) Mekânsal planlar, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanır. Her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır. ", 7.maddesinde de, "(1) Bu Yönetmeliğe göre hazırlanacak her tür ve ölçekteki mekânsal planlar aşağıda yer alan planlama ilke ve esaslarına, planların hazırlanması ile ilgili standartlara, gösterim tekniklerine ve tanımlara uygun olarak yapılır: c) Planlar, kademesine ve ölçeğine göre ve yapılış amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalmak koşuluyla alt kademedeki planları yönlendirir. ç) Üst kademe planlar, alt kademesindeki planlara mekânsal nitelikte hedef koyan, yol gösteren ve ilke belirleyen plandır. " hükümlerine yer verilmiştir. Ayrıca, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 11.maddesinin 1.fıkrasında, "İmar planlarının yapımı ve değişikliklerinde planlanan alanın veya bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimleri göz önünde tutularak kentsel, sosyal ve teknik altyapıalanlarında bu Yönetmeliğin EK-2 Tablosunda belirtilen asgaristandartlara ve alan büyüklüklerine uyulur.", 21.maddesinin 10.fıkrasında da, "İmar planlarında Ticaret+Konut, Ticaret+Turizm+Konut, Turizm+Ticaret karma kullanım alanlarında konut kullanımına da yer verilmesi halinde, konut kullanım oranları belirtilerek, konut kullanımının gerektirdiği sosyal ve teknik altyapı alanlarının ayrılması zorunludur. İmar planlarında konutun yer aldığı karma kullanımlarda konut kullanım oranının belirtilmediği hallerde en fazla % 30 konut kullanabileceği varsayılır." düzenlemeleri yer almaktadır. Nazım imar planı, nüfus yoğunlukları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen plan, uygulama imar planı ise, nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmış olup imar planlarına uygun olarak nüfus yoğunlukları ve buna göre sosyal ve teknik altyapısı belirlenmiş alanlarda dava konusu düzenleme ile mevcut imar planında konut kullanım oranı belirlenmemiş ya da konut kullanım oranı %80’in altında belirlenmiş alanlarda sosyal ve teknik donatı alanları arttırılmadan 31/10/2022 tarihinden önce ofis/büro amaçlı yapı ruhsatı düzenlenerek yapımına başlanmış veya yapı kullanma izni düzenlenmiş olan yapılarda, 1/7/2023 tarihine kadar sonuçlanmak kaydı ile konut kullanım oranı %80’i geçmeyecek şekilde kullanım amacı değişikliğine yönelik tadilat ruhsatı düzenlenebileceğine dair düzenlemede, planlanan alanda öngörülen nüfusa göre belirlenen sosyal ve teknik donatı dengesini bozacağından mevzuata uyarlık bulunmamaktadır. Başka bir ifadeyle, imar planı değişikliği yapılmadan imar planı veya Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirlenen konut kullanım oranının tadilat ruhsatı alınmak suretiyle değiştirilmesine dair düzenlemede 3194 sayılı İmar Kanununun 5.maddesine uyarlık bulunmamaktadır. Nazım ve uygulama imar planlarında karma kullanım olarak belirlenmiş alanın konut kullanım oranına göre belirlenen daimi nüfus ve ticari kullanım oranına göre belirlenen daimi olmayan, hareketli nüfusa göre belirlenen sosyal ve teknik donatı standartlarını bozan düzenlemenin Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 7. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendindeki planların kademelenmesi ve ölçeğine göre ve yapılaşma amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalmak koşuluyla alt kademedeki planları yönlendirir ilkesine aykırı olduğu gibi üst ölçekli imar planlarının alt ölçekli imar planlarına mekansal nitelikte hedef koyma, yol gösterme ve ilke belirleme hükmüne aykırıdır. Buna göre, dava konusu düzenleme, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 11. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen imar planların yapımı ve değişikliklerinde planlanan alanın veya bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimleri göz önünde tutularak kentsel sosyal ve teknik altyapı alanlarında bu yönetmeliğin EK-2 tablosunda belirtilen asgari standartlara ve alan büyüklüklerine uyulur koşuluna da aykırıdır. Diğer yandan, uyuşmazlığa konu düzenleme Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 21. maddesinin 1. fıkrasının 10. bendindeki "İmar planlarında Ticaret+Konut, Ticaret+Turizm+Konut, Turizm+Ticaret karma kullanım alanlarında konut kullanımına da yer verilmesi halinde, konut kullanım oranları belirtilerek, konut kullanımının gerektirdiği sosyal ve teknik altyapı alanlarının ayrılması zorunludur. İmar planlarında konutun yer aldığı karma kullanımlarda konut kullanım oranının belirtilmediği hallerde en fazla % 30 konut kullanabileceği varsayılır. " düzenlemesine, imar planlarında belirlenen konut kullanımına ilişkin sosyal ve teknik altyapı donatılarının büyüklüğü ve standartlarını yetersiz hâle getireceğinden mevzuata aykırıdır. Bu itibarla, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine eklenen Geçici 5. maddesinde, mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 1.12.2022 tarih ve 32060 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesiyle Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 5. alt bendine eklenen "açık alanları dahil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle birlikte toplamda %3'ü geçmemek, muvakkat yapı ölçülerini aşmamak ve tek binada olmak kaydıyla trafik güvenliği alınarak kamuya ait 112 acil ambulans istasyonu ile aile sağlığı merkezi" düzenlemesi ile aynı bende eklenen 6 numaralı ek bentte yer alan "2500 m² üzeri parklarda parkın işlevini bozmayacak şekilde, açık alanları dahil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle birlikte toplamda %3'ü geçmemek, muvakkat yapı ölçülerini aşmamak kaydıyla kamuya ait aile sağlığı merkezi," düzenlemesi yönünden DAVANIN REDDİNE oyçokluğuyla, 2. 31.12.2022 tarih ve 32060 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 8. madesiyle Yönetmeliğin Geçici 5. maddesinin 1. fıkrasında yapılan düzenlemenin İPTALİNE oybirliğiyle, 3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, ...-TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Davalı idarece yapılan...TL yargılama giderinden ...-TL'sinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı davalar için belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, aynı tarife uyarınca belirlenen...-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 6. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, 7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 20/11/2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY (X): 3194 sayılı İmar Kanununun 1. maddesinde, bu Kanunun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlendiği, 3. maddesinde herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamayacağı hükme bağlanmıştır. 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinde, düzenleme ortaklık payları ile karşılanan alanların umumî hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamayacağı hükmüne yer verilmiştir. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 5.maddesinin (i) bendinde de, sosyal altyapı alanları, birey ve toplumun kültürel, sosyal ve rekreatif ihtiyaçlarının karşılanması ve sağlıklı bir çevre ile yaşam kalitelerinin artırılmasına yönelik kamu veya özel sektör tarafından yapılan eğitim, sağlık, dini, kültürel ve idari tesisler, açık ve kapalı spor tesisleri ile park, çocuk bahçesi, oyun alanı, meydan, rekreasyon alanı gibi açık ve yeşil alanlara verilen genel isim olarak tanımlanmış, (k) bendinde ise, teknik altyapı alanları, kamu veya özel sektör tarafından yapılacak elektrik, petrol ve doğalgaz İletim hatları, içme ve kullanma suyu ile yer altı ve yer üstü her türlü arıtma, kanalizasyon, atık işleme tesisleri, trafo, her türlü enerji, ulaştırma, haberleşme gibi servislerin temini için yapılan tesisler ile açık veya kapalı otopark kullanışlarına verilen genel isim olarak tanımlanmıştır. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 24. maddesinin 2. fıkrasında: "Nazım imar planları üzerinde gösterilen sosyal ve teknik altyapı alanlarının konum ile büyüklükleri, toplam standartların altına düşülmemek, nazım imar planının ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü ve genel işleyişini bozmamak ve hizmet etki alanı içinde kalmak şartı ile ilgili kurum ve kuruluşların görüşü dikkate alınarak uygulama imar planlarında değiştirilebilir.", aynı maddenin 3. fıkrasında da, "Uygulama imar planlarında, bölgenin ihtiyacına yönelik çocuk bahçesi, yeşil alan, otopark, cep otoparkı, yol boyu otopark, durak cebi, aile sağlık merkezi, mescit, karakol, muhtarlık, trafo gibi sosyal ve teknik altyapı alanlarını artırıcı küçük alan gerektiren fonksiyonlar ayrılabilir ve bu fonksiyonların konulması nazım imar planına aykırılık teşkil etmez." hükmünün yer aldığı görülmüştür. 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinin üçüncü paragrafında "park"ların da bulunduğu bazı sosyal donatı alanlarının öncelikle parselasyon işlemi sırasında belirlenecek düzenleme ortaklık payı ile kamuya geçmesi hedeflenmiş, diğer taraftan sosyal altyapı niteliğinde olan bu kullanımların öngörülen hizmetler dışında başka maksatlar için kullanımı amir hükümle yasaklanmıştır. Elbette söz konusu yasak, yalnız düzenleme ortaklık payından elde edilen sosyal donatı alanları için değil, mekansal kullanımı plan kararı ile belirlenen tüm sosyal alt yapı alanları için geçerli olduğunun, 3194 sayılı İmar Kanununun 3. maddesi gereği kabulü gerekmektedir. Nihayetinde Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği eliyle sosyal ve teknik alt yapı alanları için sayısal standartlar da belirlenmiş olup planlama alanı içerisinde yer alan bu kullanımların zeminde fiilen varlığını koruması esastır. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği eki Ek-2 Farklı Nüfus Gruplarında Asgari Sosyal ve Teknik Altyapı Alanlarına İlişkin Standartlar ve Asgari Alan Büyüklükleri Tablosunda, aile sağlık merkezinin asgari birim alanının 750-2.000 (m²) olduğu belirtilmektedir. Dava konusu düzenlemelerde 5000 m² ve üzeri parklarda parkın işlevini bozmayacak şekilde, açık alanları dâhil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle birlikte toplamda % 5’i geçmemek, muvakkat yapı ölçülerini aşmamak ve tek binada olmak kaydıyla trafik güvenliği alınarak kamuya ait 112 acil ambulans istasyonu ile aile sağlığı merkezi, beton veya betonarme temel içermeyen, ilgili Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara uygun yürüyüş ve koşu parkuru; 2500 m² üzeri parklarda parkın işlevini bozmayacak şekilde, açık alanları dâhil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle birlikte toplamda % 5’i geçmemek, muvakkat yapı ölçülerini aşmamak kaydıyla kamuya ait aile sağlığı merkezi yapılabileceği belirtilmiştir. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği eki Ek-2 Farklı Nüfus Gruplarında Asgari Sosyal ve Teknik Altyapı Alanlarına İlişkin Standartlar ve Asgari Alan Büyüklükleri Tablosuna göre, asgari aile sağlık merkezinin 700 m² olması gerektiğinden 2500 m²lik parkın %5'i toplam 125 m², 5000 m²lik parkın %5'i toplam 250 m² olup 2500 veya 5000 m²lik yüzölçüme sahip bir parkta aile sağlığı merkezi yapılabilmesine hukuken ve teknik olarak imkan bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 5. ve 6. alt bentlerinde yer alan "%5'i" ibaresinin yukarıda yer verilen gerekçeyle iptaline karar verilmesi gerektiğinden Dairemiz kararının bu kısmına katılmıyorum.