(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/5511 E. , 2012/25505 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, ikramiye, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Da…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/5511 E. , 2012/25505 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, ikramiye, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı, davalı işverenlik nezdinde acil tıp teknisyeni olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin feshedildiğini, ancak fazla çalışma, genel tatil ve ikramiye alacaklarının ödenmediğini belirterek, ödenmediğini iddia ettiği 2005/12. ayı, 2006/8-12 ayları, 2007/4-8-12. ayları, 2008/4-8-12. aylarına ait ikramiye alacaklarının ödetilmesini istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının çalıştığı işyerinin 19.12.2008 tarihinde dava dışı..... Özel Sağlık Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti.'ye devredildiğini ve alacaklardan sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. Gerekçe: 1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Dosya içeriğine göre işyerinde şube kararına dayalı olarak ikramiye ödemesi yapıldığı ancak ekonomik sebeplerle şube kurulunca alınan 28.02.2007 tarihli karar ile geçmişe dönük ödenmeyen ikramiyelerde dahil olmak üzere ikramiye uygulamasının kaldırılmasına karar verilmiştir. Tanık anlatımlarına göre şube kurulu kararının işyerinde ilan edilerek duyurulduğu ve ayrıca sözlü olarak çalışanlara bildirildiği anlaşılmaktadır. Davacının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihe kadar ikramiye ödenmemesine karşı çıkmadığı, bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık çıkmadığı anlaşılmakla, davacının da ikramiyelerin kaldırıldığından haberdar olduğunun kabulü gerekir. Ayrıca, belirtmek gerekir ki, tanık anlatımları ikramiyelerin kaldırıldığını çalışanlara duyurulduğu savunmasını doğrular niteliktedir. İşverence ikramiye uygulamasına son verilmesinin davacı ve çalışanlara duyurulması ve buna karşı çıkılmaması dikkate alındığında, bundan böyle ikramiye ödemesi yapılmamasının işyeri uygulaması haline geldiği anlaşılmakla, şube kurulu kararından sonra uzun sayılabilecek bir süre çalışmış olan davacının geçmişe dönük ikramiye alacaklarını talep etmesi kural olarak mümkün değildir. Ancak, davalı şube kurul kararı ile geçmişte doğmuş ancak ödenmemiş olan ikramiyelerin de ödenmemesine karar verilmiş ise de, şube kurul kararı sadece geleceğe yönelik olarak geçerli kabul edilebilir. Diğer bir tabirle, kurul kararının geçmişe dönük olarak geçerli olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Davalı vekilinin, süresinde ve usulüne uygun ileri sürdüğü zamanaşımı defi de dikkate alınarak, davacının yönetim kurulu kararından önceki döneme ilişkin ikramiye alacağı olup olmadığının tespiti gerekirken, bilirkişinin zamanaşımı def'ini dahi dikkate almaksızın ve yukarıdaki maddi ve hukuki olgular değerlendirilmeksizin düzenlediği hatalı raporun dikkate alınarak hesapladığı ikramiye alacağının hüküm altına alınması hatalı olup, hüküm bozmayı gerektirmiştir. 3.Karar tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 179/1. maddesinde; “Bir mameleki veya bir işletmeyi aktif ve pasifleriyle birlikte devralan kimse, bunu alacaklılara ihbar veya gazetelerde ilan ettiği tarihten itibaren onlara karşı mamelekin veya işletmenin borçlarından mesul olur; şu kadar ki, iki yıl müddetle evvelki borçlu dahi yenisiyle birlikte müteselsilen mesul kalır; bu müddet muaccel borçlar için ihbar veya ilan tarihinden ve daha sonra muaccel olacak borçlar için de muacceliyet tarihinden itibaren işlemeye başlar.” hükmüne yer verilmiştir. Davalının, davacı işçinin kendi döneminde geçen çalışmalarından dolayı muaccel olan alacaklarından sorumluluğu devrin ihbar veya ilan tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlı olduğu dikkate alınarak alacakların muacceliyet tarihine göre davalının sorumluluğu bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Bu yön gözetilmeden tüm dönem alacaklarından sorumlu tutulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 15.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.