(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/14502 E. , 2007/2359 K. MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı ... Yardımlaşma (...) avukatı tarafından duruşmalı, ihbar olunan tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... Genel Müdürlüğü vekili avukat ...., davalı ... İnş. v…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/14502 E. , 2007/2359 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı ... Yardımlaşma (...) avukatı tarafından duruşmalı, ihbar olunan tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... Genel Müdürlüğü vekili avukat ...., davalı ... İnş. vekili avukat ... uyar il edavacı vekili avukat....'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar, ... sitesi 4. Bloktaki kat malikleri olduklarını, davalı tarafından inşa ettirilen sosyal konutları ekim 1995 tarihinde teslim aldıklarını, ana binadaki imalat hatalarından dolayı kusurlu ve ayıplı işler çıktığını, durumu davalıya bildirdikleri halde esaslı bir tamirat yapılmadığı için sorunun çözülmediğini, 2002/226 değişik ... dosyası ile belirlenen kusur ve noksanlıkların mahkemece tespiti ile davalı yanca onarılıp giderilmesine, olmadığı takdirde onarım bedeli olarak (onarım sırasında ortaya çıkacak haklar saklı) 120.000,00 YTL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişler, 10.12.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini 160.000,00 YTL’ye çıkartmışlardır. Davalı, dava konusu dairelerin Eylül 1995 tarihinde davacılara teslim edildiğini, BK’nun 198. vd maddeleri gereğince derhal ayıp ihbarında bulunulmadığını, BK’nun 215. maddesi gereğince mülkiyetin devrinden itibaren 5 yıl 2006/14502 2007/2359 geçmekle zamanaşımı süresinin dolduğunu, bir kısım kat maliklerinin daireleri kendilerinden satın almadıkları için dava açma haklarının bulunmadığını, taşınmazda gizli ayıplı imalat bulunmadığını ayıpların kullanımdan kaynaklandığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, taşınmazın 1995 yılında davacılara teslim edildiği, binadaki ayıpların ortaya çıkması ile birlikte 9.5.1996 tarihinde durumun davalıya bildirildiği, davalının bu ayıpları kabul ederek 21.5.1996 tarihli yazısı ile ayıpların düzeltileceğini bildirdiği, bu itibarla süresinde ayıp ihbarının yapıldığı, ancak geçen sürede binadaki diğer gizli ayıpların ortaya çıktığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ... sitesi 4. Blok ortak yerlerinde yapılması gereken ve bilirkişi raporu ile belirlenen eksikliklerin kararın kesinleşme tarihinden itibaren 90 günlük süre içinde davalı tarafından giderilmesine, aksi halde 160.000,00 YTL’nin karar kesinleşme tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir. 1-Davacı kat malikleri, davalıdan satın aldıkları taşınmazın ortak mahallerinde ortaya çıkan gizli ayıplı imalat nedeniyle davalıdan tazminat isteminde bulunmuşlardır. Mahkemece 9.5.1996 tarihli yazı, süresinde yapılan ayıp ihbarı olarak kabul edilmiş ise de, anılan yazı site yönetim kurulu başkanı tarafından yazılmış olduğundan davacı kat malikleri tarafından davalıya yapılan bir ihbar olarak kabul edilemez. Site yönetimin ortak yerler için bile olsa satıcıya karşı dava açma hakkı bulunmadığı gibi, yönetimce yazılan yazının da ihbar olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bundan ayrı, Borçlar Kanunu 215/3 maddesi “bir binanın ayıplı olmasından mütevellit ve tekeffüle müstenit davalar mülkiyetin devrinden beş sene geçmekle sakıt olur” hükmünü içermektedir. Buna göre satım aktinden itibaren 5 yıl geçmekle davacıların taşınmazla ilgili bu madde kapsamındaki talep hakları zamanaşımına uğrar. Taşınmazlarını davalıdan devralan bir kısım davacılar kendilerine ait bağımsız bölümleri 13.11.1995 tarihinde satın almış olup eldeki davalarını 14.4.2003 tarihinde açmış olmakla, davalı tarafça süresinde zamanaşımı itirazında bulunulduğundan bu davacılar yönünden davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 2-Öte yandan bir kısım davacılar ise, dava konusu binadaki bağımsız bölümleri, davalı yanca dairelerin, hak sahiplerine tapuda devredilmesinden sonra 3. kişilerden satın almış olduklarına göre davalı ile aralarında akti ilişki bulunmadığından davalıya karşı talepte bulunamayacaklarının göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. 3-Bozma sebep ve şekline göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) ve (2)no.lu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 500 YTL. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde davalı ... Genel Müdürlüğüne iadesine, 22.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.