3. Hukuk Dairesi 2024/3621 E. , 2025/2563 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/389 E., 2024/907 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/423 E., 2023/347 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırl…
**3. Hukuk Dairesi 2024/3621 E. , 2025/2563 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/389 E., 2024/907 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/423 E., 2023/347 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirketin sigortalılarına sağlık hizmeti sunduğu, davalı Kurum tarafından 18.03.2021 tarihli yazı ile tarama amaçlı muayene ve buna bağlı işlemlerin kuruma fatura edilemeyeceği gerekçesi ile 2018 yılı Sözleşmesinin (8.8.2.) maddesine aykırı işlem yapıldığı, buna göre (12.1.)maddesine istinaden 8.000,00 TL ceza koşulu uygulandığını, ayrıca kampanya kapsamında kuruma fatura edilen sağlık hizmet bedellerinin de Sut (2.2.17.) maddesi ve sözleşmenin (11.1)-(11.2) maddeleri hükmü gereği hastanenin kurum nezdindeki alacaklarından 224.458,88 TL kesinti yapılacağının bildirildiğini, ayrıca yazının ilk uyarı olduğunu, 1 yıl içinde tekrarlanması halinde 2 iş günü süreyle Medula sistemi ve BKDS sisteminin pasif hale getirileceğinin belirtildiğini, müvekkili şirketin konu ile ilgili savunmasının alınmadığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalı Kurum tarafından müvekkili şirketin hak edişlerinden mahsup edilmek istenen 8.000,00TL ceza koşulu ve 224.458,88TL yersiz ödeme bedeli olmak üzere toplam 232.458,88 TL kesintinin ve uyarı işleminin iptali ile bu tutarda borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; 2018 yılı Sayıştay Denetim Raporunda tarama amaçlı muayene ve buna bağlı işlemlerin Kuruma faturalandırılamayacağının belirtildiğini, davacı şirketin buna aykırı davrandığını, buna göre Sözleşmenin (8.5.2.) maddesi hükmüne aykırı davrandığı tespit edilen davacı şirkete (12.1.) maddesi gereğince ceza koşulu uygulandığını, kesinti bedellerinin de SUT'un (2.2.17) maddesi ve 2018 yılı Sözleşmesinin (11.1)-(11.2.) maddeleri hükümleri gereği alacaklarından kesinti yapıldığını, yapılan işlemlerin sözleşmeye ve mevzuata, uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirketçe işletilen hastanede aynı gün farklı branşlarda işlem gören ve takibe konu olan 170 hastanın epikriz ve diğer bilgilerinin ayrıntılı olarak incelenmesinde, söz konusu hastalara çeşitli branşlardan yapılan işlemlerin SUT’un (2.2.17). maddesinde yer alan “tarama, check- up” amaçlı yapılan işlemler olmadığı, bilinen hastalıkları olan ve şikayetleri doğrultusunda başvurduğu birkaç bölümün görüşünün alınması gereken muayene ve işlemler olduğu, söz konusu hastaların çoğunun kronik rahatsızlıklarının olduğu ve bu sebeple hastaneye müracaat ettikleri anlaşıldığı, bu işlemlerin check-up değil normal poliklinik ve laboratuvar muayenesi olarak kabul edilmesi gerektiği, SUT'un "Finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin sağlanma yöntemleri ve ödeme kuralları” başlıklı (2.2.) maddesinde tarama amaçlı muayene ve buna bağlı işlemlerin faturalandırılamayacağının belirtildiği, (2.2.1.B-1) maddenin 6. fıkrasında ise, ilk muayeneyi takip uzmanlık dallarındaki başvuruların SUT eki EK-2/B Listesindeki "normal poliklinik " bedeli ve yapılması halinde SUT eki EK-2/A-2 Listesinde yer alan işlemlerin bedelinin faturalandırılacağının hükme bağlandığını, ayrıca söz konusu maddede ayakta tedavi sonrası yapılan işlem sonrasında yapılacak normal poliklinik muayenesi sayısı yönünden bir sınırlama yapılmadığını, davacı tarafından yapılan işlemlerin tamamı bu madde kapsamında ve bu hüküm uyarınca faturalandırma yapıldığı, SUT'a aykırılığın söz konusu olmadığının anlaşıldığı, davalı Kurum tarafından davacıya uygulamaya konulan 8.000,00 TL cezai şartın ve 224.458,88 TL kesinti işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalı Kurum tarafından davacıya uygulamaya konulan 2018 yılı Sözleşmesinin (8.5.2) maddesine göre 8.000,00 TL cezai şartın ve (13.4) maddesi gereği uyarı işlemi ile aynı sözleşmenin (11.1),(11.2.) maddeleri uyarınca yersiz ödeme adı altında yapılan 224.458,88 TL kesinti işleminin yerinde olmadığına ve davacının bu tutardan borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, Mahkemece kurulan hükümde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, 2018 yılı Sayıştay Denetim Raporunda; aynı gün içerisinde, farklı takip numaraları üzerinden, farklı branşlarda muayeneler ve buna bağlı işlemlerin yapıldığı ve benzer tanılar üzerinden yapılan muayene ve işlemlerin Kuruma faturalandırıldığı, aynı gün içerinde 170 farklı hastaya ortalama 5-6 farklı branşta (genel cerrahi, göğüs hastalıkları, kalp damar cerrahisi, fiziksel tıp ve rehabilitasyon, iç hastalıkları, göz hastalıkları, kardiyoloji vb.), bazılarında ise aynı gün içerisinde on farklı branşta işlem yapıldığını tespitlerinin yapıldığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı Kurum tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi kapsamında yapılan kesintinin haksız olduğunun tespiti ile işlemin iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını Mahkemeden talep edebilecekleri; Mahkemenin, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır. Hükme esas alınan 31.03.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; davacı hastanede aynı gün farklı branşlarda işlem gören 170 hastanın dosya sunulan CD içerisinde yer alan epikriz ve diğer hasta bilgilerinin ayrıntılı olarak incelenmesinde, söz konusu hastalara çeşitli branşlarda yapılan işlemlerin SUT’un (2.2.17). maddesinde yer alan “tarama, check- up” amaçlı yapılan işlemler olmadığı, bilinen hastalıkları olan ve şikayetleri doğrultusunda başvurduğu birkaç bölümün görüşünün alınması gereken muayene ve işlemler olduğu, söz konusu hastaların çoğunun kronik rahatsızlıklarının olduğu ve bu sebeple hastaneye müracaat ettikleri anlaşıldığından, bu işlemlerin check-up değil normal poliklinik ve laboratuvar muayenesi olarak kabul edilmesi gerektiğinin bildirildiği, raporun acil tıp uzmanı, yeminli mali müşavir ve emekli SGK uzmanından oluşan heyetçe düzenlendiği, bu haliyle raporu düzenleyen bilirkişilerin konunun tamamıyla uzmanı olmamaları nedeniyle raporun hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; taraf, konunun uzmanından oluşan yeni bir heyetten her bir hasta yönünden aynı gün içerisinde birden fazla branşta tetkik yapılması hususlarını değerlendiren rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.