3. Hukuk Dairesi 2015/14788 E. , 2015/20779 K. "" MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların ... Aile Mahkemesi'nin 2009/…
**3. Hukuk Dairesi 2015/14788 E. , 2015/20779 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların ... Aile Mahkemesi'nin 2009/507 Esas, 2011/246 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını ve bu karar ile müşterek çocuk lehine aylık 150 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, ancak aradan geçen zaman içerisinde günün ekonomik koşullarına göre, bu nafaka miktarının yetersiz kaldığını belirterek, iştirak nafakasının aylık 750 TL'ye çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen nafakanın fahiş olduğunu, boşanma kararından sonra tarafların sosyal ekonomik durumunda önemli değişiklikler meydana gelmediğini, nafakanın ancak TÜFE oranında artırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, tarafların ekonomik durumu, çocuğun ihtiyaçları ve TÜİK endeksi dikkate alınarak ... Aile Mahkemesi'nin 2009/507 Esas 2011/246 Karar sayılı ilamı ile velayeti davacı anneye bırakılan ... için bağlanmış olan 150 TL iştirak nafakasının 300 TL arttırılarak aylık 450 TL'ye çıkartılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, iştirak nafakasının artırılması istemine ilişkindir. TMK.'nın 182/2.maddesinde; velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. Velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf, ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğunun giderlerine katılmakla yükümlüdür. Diğer taraftan, iştirak nafakası belirlenirken ana ve babanın ekonomik durumları gözönünde tutulmakla birlikte velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olağan harcamaların da dikkate alınması zorunludur. Ne var ki, nafaka miktarının belirlenmesine esas alınması gereken giderlerinin makul sınırlar içinde kalmasına özen gösterilmesi ve velayet kendisine bırakılmayan tarafın ağır yükümlülüklere maruz bırakılmaması gerekmektedir. Mahkemece, nafaka takdir edilirken; çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçlarının yanında, ana-babanın gelir durumu da gözetilmeli ve nafaka yükümlüsünün (babanın) gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmelidir.