8. Hukuk Dairesi 2013/20466 E. , 2014/12592 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/06/2013 NUMARASI : 2013/555-2013/561 Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülü…
**8. Hukuk Dairesi 2013/20466 E. , 2014/12592 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/06/2013 NUMARASI : 2013/555-2013/561 Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Davacı borçlu vekili; alacaklı vekili tarafından Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/550 esas 2012/563 karar sayılı meni müdahale ve tahliye ilamına dayanarak vekil edeni aleyhine tahliye için ayrı bir takip, ilam feri alacakları vekalet ücreti vs tahsili amacıyla da ayrı bir takip başlatıldığını, bu işlemin hakkın kötüye kullanılması olduğunu ve hukuk düzeni tarafından korunamayacağını, yine ilamın taşınmazın aynı ile ilgili olduğundan kesinleşmeden takibe konamayacağını ileri sürerek, icra takibinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; aynı ilamdan kaynaklanan farklı alacakların ayrı icra dosyalarında takip konusu yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığını ve ilamın içeriğinde mülkiyet tartışması olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Takip konusu ilamda taşınmazın mülkiyetine ilişkin bir tartışma bulunmadığından, ilam kesinleşmeden icra edilebileceğinden, mahkemenin bu yöndeki şikayetin reddi kararı yerinde ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Dürüst Davranma ve Doğru Söyleme Yükümlülüğü başlıklı 29. maddesinde "Taraflar, dürüstlük kuralına uygun davranmak zorundadırlar. Taraflar, davanın dayanağı olan vakıalara ilişkin açıklamalarını gerçeğe uygun bir biçimde yapmakla yükümlüdürler." Dürüstlük Kuralına Aykırılık Sebebiyle Yargılama Giderlerinden Sorumluluk başlıklı 327. maddesinin 1. fıkrasında "Gereksiz yere davanın uzamasına veya gider yapılmasına sebebiyet vermiş olan taraf, davada lehine karar verilmiş olsa bile, karar ve ilam harcı dışında kalan yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir." denilmiştir.