8. Hukuk Dairesi 2006/3802 E., 2006/4276 K. 8. Hukuk Dairesi 2006/3802 E., 2006/4276 K. - KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI ZİLYETLİĞİ- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 713 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 715 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 18 ] Ş… … ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair (P… … Sulh Hukuk Hâkimliğinden verilen 10.02.2006 gün ve 504/27 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla do…
8. Hukuk Dairesi 2006/3802 E., 2006/4276 K. **8. Hukuk Dairesi 2006/3802 E., 2006/4276 K.** **- KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI ZİLYETLİĞİ**- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 713 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 715 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 18 ] **"İçtihat Metni"** Ş… … ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair (P… … Sulh Hukuk Hâkimliğinden verilen 10.02.2006 gün ve 504/27 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü: Davacı vekili, miras yoluyla intikal ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle 119 ada 80 parselin, yaklaşık 8 dönümlük kısmının Hazine üzerindeki tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, uzman ziraatçı bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmazın yüksek eğimi, toprak yapısı ve bitki örtüsü açısından tarım yapmaya uygun olmadığı ve hali arazi niteliğinde olduğu belirlendiğinden davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu 119 ada 80 parsele ait kadastro tutanağına göre, senetsizden, ham toprak niteliğindeki yerlerden olup, ileride emek ve masraf karşılığı ekonomik yarar sağlanması mümkün yerlerden olduğu açıklanmak suretiyle 3402 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca 24.08.1993 tarihinde, ham toprak niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edildiği anlaşılmaktadır. Davacı, 80 parsel içinde kalan 7616 m2 taşınmaz bölümünü 25-30 yılı âşkın zamandan beri koşullarına uygun olarak zilyet ve tasarrufunda bulundurduğunu iddia etmiş ise de, mahallinde dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar 60 yıl öncesinden beri miras bırakanı babası ve sonra oğlu davacının karasabanla tarla olarak ekip sürmekte iken, 10-15 yıl önce davacının köyü terk ettiğini ve o tarihten beri de taşınmazı kimsenin kullanmadığını beyan etmişler, uzman ziraatçı bilirkişi de % 45 eğimli olan dava konusu taşınmazın uzun yıllar tarımsal amaçla kullanılmadığını, öbek öbek karamuk ve ardıç çalıları ile ardıç ağaçlarının bulunduğunu, toprak yüzeyinin yoğun bir şekilde yaban otları ile örtülü olduğunu, bu haliyle taşınmazın tarımsal faaliyetlere uygun görülmediğini, tarıma uygun olmayan hali arazi niteliğinde bulunduğunu mütalaa etmiştir. Yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile Ziraat Mühendisi raporundan dava konusu taşınmaz bölümünün, TMK'nın 715 ve 3402 o sayılı. Kadastro Kanunu'nun 18. maddesinde belirtilen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap edilemeyeceği ve davacı yararına zilyetlikle iktisap koşulları oluşmadığı tespit edilmiştir. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine göre, mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün (ONANMASINA), 12,20 YTL peşin harcın onama harcına mahsubuna 19.06.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.