Başvuru, zorunlu askerlik hizmeti sırasında dayak ve psikolojik baskı nedeniyle sağlığını kaybetmekten dolayı kötü muamele yasağının, sağlık sorunlarına rağmen askerliğe alınma nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının, açılan tazminat davasında mahkeme heyetinde hâkim sınıfından olmayan üyelerin yer alması, hâkim sınıfından olan üyelerin ise askerî hiyerarşiye bağlı olması nedeniyle bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de maku
Başvuru; zorunlu askerlik hizmeti sırasında dayak ve psikolojik baskı nedeniyle sağlığını kaybetmekten dolayı kötü muamele yasağının, sağlık sorunlarına rağmen askerliğe alınma nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının, açılan tazminat davasında mahkeme heyetinde hâkim sınıfından olmayan üyelerin yer alması, hâkim sınıfından olan üyelerin ise askerî hiyerarşiye bağlı olması nedeniyle bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 16/11/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurucu Erdal Kıran'ın adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. 2015/17880 numaralı başvuru dosyasının konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2015/17882 numaralı başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2015/17882 numaralı başvuru dosyası üzerinden yapılmasına ve 2015/17880 numaralı başvuru dosyasının kapatılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve ekleri ile dava dosyası içeriğinden tespit edilen olaylar özetle şöyledir: 1987 doğumlu olan başvurucu Erdal Kıran, son yoklamasında askerliğe elverişli olduğuna karar verilmesi üzerine askere sevk edilmiştir. 25/8/2007 tarihinde birliğine katılan başvurucunun herhangi bir sağlık sorunu olmadığına dair imzalı beyanı alınmış, algılama yeteneği ve Türkçe'yi konuşabilme seviyesi normal olarak değerlendirilmiştir. Başvurucu 23/11/2007 tarihinde esas birliği olan Balıkesir Asker Hastanesi Baştabipliği Emniyet ve Hizmet Takım Komutanlığına katıldıktan sonra 3/12/2007 tarihinde rahatsızlanmış, danışma ve intaniye polikliniklerinde muayene ve tetkikleri yapılmıştır. Laboratuvar tahlilleri sonucunda başvurucuya HBV Enfeksiyonu ve Transaminaz Yüksekliği teşhisi konulmuş ve on gün süre ile yatak istirahati verilmiştir. Başvurucu istirahat bitiminde genel temizlik hizmetlerinde görevlendirilmiştir. Başvurucunun arkadaşları ile sorun yaşamaya başlaması nedeniyle hakkında 24/12/2007 tarihli Kıt'a Anketi Formu düzenlenmiştir. Formda; dört gündür arkadaşlarına karşı çeşitli ithamlarda bulunduğu ve saldırgan davranışlar sergilediği, iletişim kurmakta zorlanan ve sessiz bir kişiliğe sahip olduğu belirtilmiştir. Sevk edildiği psikiyatri polikliniğinde dört gün yatarak tedavi gören ve 27/12/2007 tarihli Sağlık Kurulu Raporu ile psikotik bozukluk tanısı konulan başvurucuya üç ay süreyle hava değişimi verilmiştir. Raporda başvurucunun nedensiz korkular, konuşamama ve aşırı kuşku tarzında yakınmalarının olduğu, hastalığının dört yıl önce başladığı, bu durumu gizleyerek askere geldiği bilgisine yer verilmiştir. 18/1/2008 tarihinde rahatsızlanan başvurucu Van Asker Hastanesine başvurmuş, ileri tetkik ve tedavi amacıyla Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Plastik Cerrahi Polikliniğine sevk edilmiştir. Bu işlem sonrasında Erdal Kıran'ın abisi diğer başvurucu Orhan Kıran, Van Asker Hastanesi doktoru S.U.nun yatış vermemesi nedeniyle eve dönen kardeşinin rahatsızlandığını ve kesici aletle kendi kendisini yaraladığını belirterek tedavide kusurlu davrandığı iddiasıyla Dr. S.U.dan şikâyetçi olmuştur. Van Cumhuriyet Başsavcılığının 18/2/2008 tarihli kararıyla askerî mahkemeye gönderilmek üzere başvuru hakkında görevsizlik kararı verilmiştir. Başvurucu 15/2/2008 tarihinde Van Asker Hastanesine tekrar müracaat etmiş, bu kez ileri tetkik ve tedavi amacıyla Ankara Gülhane Askerî Tıp Akademisi (GATA) Psikiyatri Polikliniğine sevk edilmiştir. GATA'da yapılan muayene ve tedavi neticesinde 11/3/2008 tarihli üç uzman tabip imzalı raporda, davranışlarının kendine zarar verme, sınırsızlık, başkalarının eşyalarını karıştırma ve içe çekilme tarzında bozulduğu, hava değişimi içinde garip hareketleri ve konuşmalarının olduğu belirtilmiş, psikotik bozukluk tanısı teyit edilerek üç ay süreli hava değişimi önerilmiştir. Başvurucu sağlık durumunun tespiti amacıyla 2/6/2008 tarihinde Van Asker Hastanesine sevk edilmiş, yatış verilerek yapılan muayene ve tetkikler sonrasında düzenlenen 10/6/2008 tarihli sağlık kurulu raporu ile kronik psikotik bozukluk teşhisi konulan başvurucunun askerliğe elverişli olmadığına karar verilmiştir. Başvurucular 30/6/2008 tarihli dilekçe ile Erdal Kıran'ın rahatsızlığının askerlik hizmeti sırasında arkadaşlarından gördüğü ağır psikolojik baskı ve dayak sonucu oluştuğunu ileri sürerek tazminat talebiyle Millî Savunma Bakanlığına başvurmuşlardır. Bakanlık başvuruya cevap vermemiştir. Başvurucular, askerlik koşulları ile arkadaşları ve üstlerinin tavırları nedeniyle psikolojisinin bozulduğunu ileri sürerek Millî Savunma Bakanlığına karşı 7/10/2008 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) tazminat davası açmışlardır. Dava dilekçesinde; Erdal'ın askere alınmadan önce hayatına normal bir insan gibi devam etmekte iken şimdi evden çıkamaz hâle geldiğini, abisi ve komşularının maddi yardımları ile yaşadığını belirtmişlerdir. Dilekçede ayrıca, başvurucunun çoğu zaman kendisine zarar vermeye çalıştığı, nitekim Van Asker Hastanesinde yatış verilmemesi nedeniyle kesici aletle kendisine zarar verdiği, ciddi bir tedaviye ihtiyaç duymasına rağmen davalı Millî Savunma Bakanlığının tedavi imkânı sağlamadığı ifade edilmiştir. Başvurucu Erdal Kıran maddi ve manevi tazminat, abisi Orhan Kıran ise manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Başvurucular fakirlik belgesi sunarak adli yardım talebinde bulunmuş, AYİM Dairesi 28/10/2008 tarihli kararıyla adli yardım isteminin reddine karar vermiştir. Harç ve posta ücreti eksikliğinin tamamlanmaması üzerine AYİM 4/2/2009 tarihli kararıyla davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Başvurucular bu karara karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvuruda bulunmuşlar, AİHM 10/1/2012 tarihli kararıyla mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Başvurucular bunun üzerine 5/3/3012 tarihli dilekçeleri ile yargılamanın yenilenmesi istemiyle AYİM'e başvurmuşlardır. Başvuru dilekçesinde; başvurucunun askere alınmadan önce pek çok muayeneden geçerek sağlam ve sağlıklı olarak askere gittiğini, Van İpekyolu Devlet Hastanesince düzenlenen 3/6/2009 tarihli sağlık kurulu raporuna göre şizofreni tanısıyla %80 oranında vücut fonksiyon kaybına uğradığını belirtmişlerdir. AYİM 31/10/2012 tarihinde yargılamanın yenilenmesi istemini kabul ederek davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın kaldırılmasına ve yargılamaya kalınan yerden devam edilmesine karar vermiştir. Millî Savunma Bakanlığı dava dilekçesine karşı savunmasında; psikotik bozukluğun dalgalı bir seyir izleyebildiğini, belirtilerde zaman zaman yatışma olduğundan askere alınırken rahatsızlığın tespit edilemeyebildiğini, başvurucunun askere alınması ile rahatsızlanması arasında çok kısa bir süre bulunmasının hastalığın bünyesel ve başvurucunun askere alınmasından önce de mevcut olduğunu gösterdiğini, ancak alevlenme döneminde ve askerlik hizmeti sırasında tespit edildiğini ileri sürmüştür. AYİM, başvurucuya ait tıbbi kayıt ve belgeleri temin ederek Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalında görevli üç öğretim üyesinden oluşan Bilirkişi Kuruluna tıbbi inceleme yaptırmıştır. Bilirkişi Kurulundan başvurucunun rahatsızlığının bünyesel olup olmadığı, oluşumunda veya tetiklenmesinde askerlik hizmetinin sebep ve tesirinin bulunup bulunmadığı, teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinde hata, gecikme ve eksiklik bulunup bulunmadığı, rahatsızlığın askerlik başlangıcında mevcut olup olmadığı, mevcut ise askere alındığı sırada tespit imkânı bulunup bulunmadığı hususlarında görüş istenmiştir. 30/9/2014 tarihli Bilirkişi Raporunda; şizofreni hastalığının neden ortaya çıktığı ve nasıl başladığı tam olarak bilinemeyen bir hastalık olduğu, tek bir nedene bağlı olmadığı, doğuştan gelen yatkınlığa, büyüme döneminde yaşanılan ve maruz kalınan çevresel şartlara bağlı olarak 15-35 yaşları arasında bazen sinsi bazen de ani başlangıçlı olarak ortaya çıkabildiği, tümüyle tedavi edilemeyen, tedaviyle belirtilerin yatıştığı iyileşme dönemleri ve alevlenmelerle gidiş gösteren bir hastalık olduğu belirtilmiştir. Bilirkişiler, dosyadaki bilgilere göre rahatsızlığın bünyesel olduğunu, askerliğin şizofreninin tetiklenmesinde etkili olabileceğini, ancak bu etkinin askerliğe özgü olmadığını, başka hayat olaylarının da hastalığı tetikleyebileceğini, stres verici bir etken yokken kendiliğinden de başlayabileceğini değerlendirmiştir. Ayrıca raporda, rahatsızlığından itibaren başvurucuya tıbbi bakım ve tedavinin verildiği, istirahat ve geri hizmet uygulamasına gidildiği, organ kesimine neden olan alevlenme döneminde hastaneye yatırılmamasında ihmal sorgulanabilecek ise de benzer dürtüsel eylemlerin her zaman öngörülebilmesinin mümkün olmadığı, başvurucunun dört yıl önce bu rahatsızlık nedeniyle doktora gittiği hâlde askere alındığı sırada hastalığından söz etmediği, iyileşme döneminde bilgi verilmediği takdirde kişide böyle bir rahatsızlık olduğunun tespit edilemeyebileceği ifade edilmiştir. Başvurucular bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde; askere alınmadan önce psikolojik rahatsızlık sebebiyle doktora başvurmadığını, bizzat muayene edilmeden ve davalı idareye bağlı hastane kayıtlarına dayanılarak verilen raporun bilimsel kurallara aykırı olduğunu, kesin kanaat içermeyip muğlak ifadelerden oluştuğunu belirtmiştir. Bu nedenle başvurucu bizzat muayene edilmek ve yatışı yapılmak suretiyle başka bir üniversiteden veya Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep etmiştir. AYİM ayrıca, Van Cumhuriyet Başsavcılığınca başvuruculardan Orhan Kıran'ın şikâyeti hakkında verilen 18/2/2008 tarihli görevsizlik kararına konu soruşturma dosyasını talep etmiştir. Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı konuyla ilgili soruşturma emri verilmediğini ve arşiv kayıtlarında soruşturma dosyasına rastlanmadığını, bu nedenle talebin karşılanamadığını belirtmiştir. AYİM Dairesi 21/1/2015 tarihli kararıyla Bilirkişi Raporundaki tespit ve değerlendirmeleri esas alarak oyçokluğuyla davayı reddetmiştir. Kararın gerekçesinde; başvurucunun askerlik hizmeti sırasında tespit edilen ve askerliğe elverişsiz hâle gelmesine neden olan psikotik bozukluk (şizofreni vb.) rahatsızlığının, idari bir eylem veya işlemden kaynaklandığına ilişkin somut bir iddia ve kanıtın bulunmadığı, hastalığın askerliğin sebep ve tesirinden meydana gelmediği, Balıkesir Asker Hastanesi Sağlık Kurulunca düzenlenen 27/12/2007 tarihli raporda hastalığın öyküsünün dört yıl önce başladığı, ancak askere alınırken bu durumun gizlendiğine dair bilgi notunun bulunduğu, bunun da rahatsızlığın askere gelmeden önce başladığını gösterdiği belirtilmiştir. Kararda ayrıca hastalığın teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinde herhangi bir hata, gecikme ve eksiklik bulunmadığı, zararlı sonuçla idarenin davranışı arasında uygun nedensellik bağının, idareyi sorumlu tutacak herhangi bir kusurlu hareket veya kusursuz sorumluluğu gerektirecek bir durumun bulunmadığı ifade edilmiştir. Karara katılmayan bir üye, bilirkişilerin askerlik gibi kısmen stresli ve disiplin temelli olan silahlı eğitimin olduğu mesleklerin şizofreni gibi kronik psikotik hastalıkların tetiklenmesinde etkili olabileceği yönündeki görüşlerine vurgu yaparak başvurucunun bünyesel rahatsızlığı olsa da askerlik hizmetinin bu hastalığı tetiklemiş olabileceği değerlendirmesinde bulunmuş ve bir miktar tazminat verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmamıştır. Başvurucular kararın düzeltilmesini talep etmişlerdir. Buna ilişkin dilekçede; başvurucu Erdal Kıran'ın askerlik öncesinde psikotik bir rahatsızlıktan dolayı herhangi bir sağlık kuruluşuna başvurmadığını, bu konuda askerî hastane tarafından düzenlenen rapordaki tespitlerin gerçeği yansıtmadığını, ayrıca bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu belirtmişlerdir. Karar düzeltme istemi AYİM'in 30/9/2015 tarihli kararıyla kabul edilerek 21/1/2015 tarihli karar kaldırılmıştır. AYİM yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden farklı hüküm kurmuş ise de davanın esasını önceki kararındaki gerekçeyle reddetmiştir. Nihai karar 10/11/2015 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucular 16/11/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. A. Ulusal Hukuk 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun "İdari davalar ve yargı yetkisinin sınırı" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"20 nci maddede belirtilen kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden dolayı; yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından bahisle menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacak iptal davaları, aynı idari işlem ve eylemlerin haklarını ihlal etmesi halinde açılacak tam yargı davaları, doğrudan doğruya ve kesin olarak Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde çözümlenir ve karara bağlanır." Anayasa Mahkemesi, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara ilişkin olarak Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığına (Tazminat Komisyonu) başvuru imkânının getirilmesine ilişkin mevzuata önceki içtihadında yer vermiştir (Ferat Yüksel, B. No: 2014/13828, 12/9/2018, §§ 11-14).B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "İnsan haklarına saygı yükümlülüğü" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Yüksek Sözleşmeci Taraflar kendi yetki alanları içinde bulunan herkesin, bu Sözleşme'nin birinci bölümünde açıklanan hak ve özgürlüklerden yararlanmalarını sağlarlar." Sözleşme'nin maddesi şöyledir: “Hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz.” AİHM'e göre yaşam hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülükler, askerlik hizmetini yerine getiren kişilerin sağlıklarının ve iyilik hâllerinin korunmasını ve bu kişilere gerekli tıbbi bakımın sağlanmasını gerekli kılar. AİHM'e göre yetkili makamlar, askerlik hizmeti sırasında gerçekleşen her türlü yaralanma ve ölüm olayına ilişkin makul bir açıklama sunma yükümlülüğü altındadır (Metin Gültekin ve diğerleri/Türkiye, B. No: 17081/06, 6/10/2015, §§ 32, 33; Beker/Türkiye, B. No: 27866/03, 24/3/2009, §§ 41-43).