5. Ceza Dairesi 2012/3455 E. , 2013/1173 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikap HÜKÜM : Sanığın değişen suç vasfıyla görevi kötüye kullanmak suçundan mahkümiyetine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Suçu 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında, aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere hükmolunan cezanın yarısından …
**5. Ceza Dairesi 2012/3455 E. , 2013/1173 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikap HÜKÜM : Sanığın değişen suç vasfıyla görevi kötüye kullanmak suçundan mahkümiyetine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Suçu 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında, aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, “sanığın duruşmada izlenen kişiliği” yanında hükümde suçun işleniş şekli ve özellikleri ile sanığın dosyaya yansıyan kişiliği de irdelenip TCK'nın 50. maddesinin, Hakimler Kurulunun duruşmadaki izlenimleri ve takdirine göre sanığın ileride suç işlemekten çekinmeyeceğine dair oluşturduğu kanaat uyarınca TCK'nın 51 ve CMK'nın 231. maddelerinin uygulanmamasına karar verildiği gözetilerek tebliğnamede bozma isteyen 2 ve 3 no'lu görüşlere iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü ve yine 05/07/2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 105/5-6 maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 257/3. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması ve aynı Yasanın 87. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 252. maddesinin yeniden düzenlenmesi karşısında sanığın hukuki durumunun bu hususlara göre değerlendirilmesi zorunluluğu, Kabule göre de; Suç tarihinde, Erdek Tapu Sicil Müdürlüğünde müstahdem olarak görev yapan sanık ...'un, yöneticisi olduğu apartmana ait plan, proje ve tapu bilgilerine ilişkin evraktan fotokopi almak isteyen şikayetçi ...'den bu iş karşılığında sayfa başına 5.00 TL para talep ettiği, evrak sayısının fazlalığı nedeniyle yanında yeterli miktarda para bulunmadığını söyleyen şikayetçinin kendisinden istenen paranın yasal olmadığı kanısına vararak durumu C.Savcısına ve kolluğa bildirdiği, akabinde ertesi gün kolluk tarafından seri numaraları alınmış paralarla sanığın yanına tekrar gittiği ve fotokopi çektirme talebini tekrarladığı, sanığın da bu işi 60.00 TL'ye yapabileceğini söylemesi üzerine önceden seri numarası alınmış üç adet 20'lik banknottan oluşan 60.00 TL'yi sanığa veren şikayetçinin fotokopi edilen ilgili evrakı alıp oradan ayrılmasının ardından kolluğun operasyonuyla sanığın üzerindeki paralarla yakalandığı somut olayda icbar suretiyle irtikap suçunun icbar unsurunun oluşmadığı, şikayetçinin ise başından beri sanığa herhangi bir menfaat sağlama taraftarı olmadığı gibi, onu yakalatmayı amaçlayan anlaşmanın da serbest irade ürünü bulunmaması karşısında eylemin görevi kötüye kullanma suçuna teşebbüs niteliğinde bulunduğu gözetilmeksizin tamamlanmış olduğunu kabul eden yanılgılı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.