8. Ceza Dairesi 2022/6545 E. , 2024/4762 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/427 E., 2022/1158 K. SUÇLAR : Kişi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 26
**8. Ceza Dairesi 2022/6545 E. , 2024/4762 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/427 E., 2022/1158 K. SUÇLAR : Kişi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 27.10.2017 tarihli iddianamesi ile sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, aynı Kanun' un 35 inci maddesi uyarınca (6 kez) kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçundan, aynı Kanun' un 105 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince çocuğa karşı cinsel taciz suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Gaziantep 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2019 tarih ve 2017/749 Esas, 2019/708 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, mağdur ... ve mağdur ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, aynı Kanun' un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık hakkında, mağdur ...'na yönelik cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun' un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 53 üncü maddesi, 63 ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; sanık hakkında, mağdur..., ... ve ...'na yönelik kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun' un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir. 3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 31.03.2022 tarih ve 2022/427 Esas, 2022/1158 Karar sayılı kararı ile "sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan mağdurlar... ve ... hakkında verilen hükme yönelik mağdur vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca usulden reddine; mağdurlar..., ... ve ... hakkında verilen hükme yönelik Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusu ilk derece mahkemesince verilen hükümde delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümlerinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine; mağdur ... hakkında verilen kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükme yönelik mağdur vekili ve sanığın istinaf başvurusunun düzeltilerek ayrı ayrı esastan reddine; sanık hakkında mağdur ... 'e yönelik kişi hürriyetinden yoksun kılma ve mağdur ...'na yönelik cinsel taciz suçundan verilen kararlara sanığın istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine" karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafinin temyiz sebepleri; Atılı suçlar yönünden mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, suçun sanık tarafından işlenmediğine, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine, müştekinin şikayetçi olmadığına, şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine, sonuç cezanın doğru hesaplanmadığına, iddaname, mütalaa ve hükmün birbiriyle uyumlu olmadığına, uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi ve ertelenmesi gerektiğine, hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiğine, tekerrür hükmünün uygulanma şartlarının gerçekleşmediğine, sanık hakkında koşulları oluştuğu halde takdiri indirim uygulanmadığına, tutukluluk süresinin hapis cezasından mahsup edilmesi gerektiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine, 5271 sayılı Kanun' un 191/3 maddesine aykırı davranılarak sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, 5271 sayılı Kanun' un 54, 177, 204, 206, 217, 219/1, 225, 230, 232, 234/1 inci maddelerine aykırı olarak yargılama yapıldığına, sanığın mağdurlara yönelik suç işleme kastının olmadığı gerekçesiyle mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sair sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 2. Katılan ... Vekilinin Temyiz Sebepleri; Sanık hakkında verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık hakkında üst hadden ceza verilmesi gerektiğine, yeterli inceleme yapılmadan gerekçesiz hüküm kurulduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay; emlakçılık yaptığını ifade eden ve siyah passat marka... ... plakalı aracı olan sanığın, farklı zamanlarda aynı ilçe sınırları içinde yaşları 7-17 aralığında olan farklı mağdurlara karşı mağdurların bulunduğu okul yolu, park ve ev çevrelerinde mağdurlarla diyalog kurmak/geliştirmek, mevcut fiziki mesafeyi azaltmak amacıyla sorduğu soru cümlesi olan "onkoloji nerede" şeklinde ki adres sorusuyla iletişim kurmaya çalışması akabinde mağdurlara aracına binme teklifinde bulunması binmeyen bazı mağdurlara karşı zor kullanarak araca bindirmeye çalışmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. Olayla ilgili aşamalı alınan ve birbirini destekleyen mağdur beyanları şu şekildedir; Mağdur ... "...14.30 sıralarında okuldan çıktım yaya olarak eve giderken karşı yönden siyah renkli... ... plakalı siyah renkli passat marka oto yanıma durdu, arabanın içerisinde 50-55 yaşlarında, beyaz tenli, hafif kilolu, siyah deri montlu, siyah kazak bulunan, kır saçlı erkek sürücü bana, baban seni bekliyor okulan alacaktı ben geldim beni baban gönderdi dedi ben de kendisine, babam olsa okuldan kendisi beni alırdı dedim, O da arabadan inerek sana yalan mı söyleyeceğim dedi, kolumu tuttu, gel gidiyoruz diyerek beni arabaya doğru çekiştirdi ..." diğer mağdur ...'ün beyanı da "...siyah renkli... ... plakalı passat marka oto önümde durdu... Arabayı süren gözlüklü, 50-55 yaşlarında , beyaz tenli, hafif kilolu, kır saçlı şahıs arabadan indi ve yanıma geldi bu şahıs bana hadi gidiyoruz diyerek, bir eliyle iki elimi birleştirerek tuttu, diğer eliyle de ağzımı kapattı, ben de bu kişinin bacağına tekme atmaya başladım, elini ısırdım, sonra kendisi beni bıraktı... " şeklinde olup diğer mağdur beyanları da yaşanan olayı destekler niteliktedir. 3. Şahinbey İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğünce düzenlenen 13.04.2017 tarihli tutanak "...yapılan incelemede; kamera kaydının 20.03.2017 tarihi saat 16.30 dakikasında mahalle içerisine giren siyah renkli plakası net olmayan ancak rengi ve markası biçimde görülebilir bir aracın mahalle içerisinde okuldan evlerine yaya olarak yürümekte olan kamera görüntüsünden seçildiği kadarıyla bir kız iki erkek öğrenciyi takip ettiği kamera kadrajına girdiği ve bir süre sonra çıktığı tespit edilmiştir..." şeklindedir. 4. Sanık, 22.10.2019 tarihli ve 31.01.2019 tarihli Gaziantep 22. Asliye Ceza Mahkemesinde gerçekleşen duruşmalarda da "...bahsi geçen yerlere arazi bakmaya gidiyordum., arazilerin yerlerini bilmediğim için arazinin de onkoloji hastanesine yakın olduğunu bildiğim için çocuklara hastanenin yerini sormuş olabilirim. Çocukları alıkoymaya yönelik herhangi bir davranışım ve kastım yoktur..." şeklinde kaçamaklı savunmalarda bulunmuştur. A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü; Sanığın sübut bulan cebir, tehdit veya hile kullanarak cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar vermiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü; Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Katılan ... vekilinin temyiz istemi yönünden; Mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik bulunmadığı, sanık hakkında temel ceza tayin edilirken teşdit uygulandığı anlaşılmakla katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Sanık müdafiiinin temyiz istemi yönünden; 1. Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, sanık, üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de; sanığın aşamalarda alınan ifade ve beyanlarında görüntülerde tespit edilen siyah renkli passat marka aracın içerisinde olan ve mağdur çocuklara adres soran kişinin kendisi olduğuna ilişkin kaçamaklı savunması, mağdurların yargılamanın tüm aşamalarında değişmeyen ve birbirleriyle uyumlu anlatımları, hazırlık soruşturması esnasında tutulan 14.04.2017 tarihli tutanak içeriğinden anlaşılacağı üzere sanığı teşhis ettikleri, sanığın yıllardır emlakçılık işi yaptığı bu sebeple onkoloji hastanesinin yerini bilmeme durumunun hayatın olağan akışına uygun olmayacağı, sanığın savunmalarında onkoloji hastanesinin yerini sorduğunu kaçamaklı şekilde ikrar ettiği, CD üzerinde düzenlenen bilirkişi raporuna yönelik kaydın duruşma esnasında izlendiğinde CD tutanağında yer alan aracın kendisine ait olduğuna ait ikrarı, olaylar ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup, sanık müdafiinin, atılı suçlar yönünden mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, suçun sanık tarafından işlenmediğine, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine, sonuç cezanın doğru hesaplanmadığına, iddaname, mütalaa ve hükmün birbiriyle uyumlu olmadığına, uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tekerrür hükmünün uygulanma şartlarının gerçekleşmediğine, tutukluluk süresinin hapis cezasından mahsup edilmesi gerektiğine, 5271 sayılı Kanun' un 54, 177, 204, 206, 217, 219/1, 225, 232, 234/1 inci maddelerine aykırı olarak yargılama yapıldığına, sanığın mağdurlara yönelik suç işleme kastının olmadığı gerekçesiyle mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2. Sanık müdafiinin şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz istemi yönünden; dosyada şikayet olmamasının suçun sübutuna etki etmeyeceği zira atılı suçun şikayete bağlı olmadığı anlaşılmakla karar da hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Ceza miktarı itibariyle yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin uygulanmamasında, 1 yıldan fazla hapis cezasına mahkum edilmiş olması nedeniyle de cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesindeki seçenek yaptırımlara çevrilmemesinde hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin, bu hususa ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir. 4. Sanık hakkında, atılı suçtan hüküm kurulurken ilk derece mahkemesince belirlenen cezada 5237 sayılı Kanun'un 62/1 inci maddesinin uygulanmamasında sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak takdiri indirim uygulanmamasında isabetsizlik görülmemiştir. 5. Sanık müdafii, 5271 sayılı Kanun'un 191/3 üncü maddesinde yer alan savunma hakkının ihlal edildiğine dair temyiz itirazları yönünden; sanığa duruşmada vekil tayin edebileceğine ilişkin haklarının bildirilmesi ancak sanığın vekil tayin etmek istemediğini belirtmesi, olaylara ilişkin mağdur ifadelerinden sonra sanığa söz hakkının verilmesi ve son gerçekleşen duruşmada da son sözün sanığa verilmesi gerekçeleriyle savunma hakkının ihlal edildiğine ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir. 6. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2022/427 Esas, 2022/1158 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 22. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2024 tarihinde karar verildi.