T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2570 KARAR NO : 2026/1051 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/07/2025 NUMARASI : 2024/63 E - 2025/591 K DAVANIN KONUSU: İstirdat KARAR TARİHİ: 14/04/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2570 KARAR NO : 2026/1051 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/07/2025 NUMARASI : 2024/63 E - 2025/591 K DAVANIN KONUSU: İstirdat KARAR TARİHİ: 14/04/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;davalının ... nolu müşteri sözleşmesine daya- narak ... nolu, 25.01.2022 düzenleme, 04.02.2022 son ödeme tarihli faturayı düzen- lendiği, faturada davacıya 30.018,25 TL sözleşmeden cayma bedeli yansıtıldığını davalının bu bedelin 28.146,69 TL'si ve 14.197,99 TL faizle birlikte toplamda 42.344,68 TL üzerinden icra takibi baş- lattığını, takipte ödeme emrinin kötü niyetli bir şekilde TK 21/2 md. uyarınca tebliğ edildiğini ve takibin kesinleştirildiğini, davacının banka hesapları ile mal varlığına hacizler konulduğunu, davacının icra tehdidi altında "ihtirazi kayıt ile dava açma hakkını saklı tutarak" 17.02.2023 tarihinde icra dosyasına 56.852,00 TL ve 130,00 TL olmak üzere toplamda 56.982,00 TL ödediğini, davacının davalıya her hangi bir borcunun bulunmadığını,söz konusu ödemenin iadesi amacıyla iş bu davadan önce arabu- lucuya başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını beyanla; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 56.982,00 TL'nin faiziyle tahsiline, davalının %20'den az olmamak üzere tazminat ile mahkumiyetine karar verilmesini istemiştir. Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. İlk Derece Mahkemesi'nce: "Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 1-Davacının davalı ile arasındaki 7113654 Tüketici numaralı elektrik satış sözleşmesine istinaden ödenen cayma bedeli faturasından kaynaklı 18.166,31-TL'den borçlu olmadığının tespitine,2-18.166,31- TL. alacağın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte dava- lıdan tahsili (istirdadı) ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine," karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde: Somut olayda tüm dünyayı etkisi altına alan korona virüsten dolayı ülkemizde de bütün iş yerlerinin kapatıldığını,bu durumun sözleşme imzalandığında öngörülemeyen mücbir sebep olduğunu, müvekkilinin sözleşmeden caymasının Borçlar Kanunu md. 138 kapsamında olduğunu, mahkemenin Abonelik Sözleşmeleri kapsamında değerlendirme yapma- dığını, genel işlem koşulu niteliğindeki cayma şartının TBK 20. md gereğince geçersiz olduğunu, sözleşme fesih sürecinde cayma bedelinin olmadığı yönünde taahhüt verildiğini, davalı tarafın davaya cevap vermediğini, bilirkişinin davalı tarafından sunulan delillere göre rapor hazırladığını ,tazminat talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, İİK 72 maddesine dayalı menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir. Dosyanın tetkikinde; Taraflar arasında elektrik satışına ilişkin elektrik abonelik sözleşmesi akdedildiği, sözleşme eki, Aboneye Özel Sözleşme Koşullarının 1. maddesinde “…sözleşmenin, Tedarik Başlangıç Tarihi’nden sonraki ilk 24 ay içerisinde abone tarafından herhangi bir sebep ile fesih edilmesi veya bu sürede herhangi neden ile tedarikçinin portföyünden çıkılması halinde, fatura ortalamasının 2 katı kadar cayma bedeli tahakkuk ettirileceği” şeklinde düzenleme yapıldığı, bu düzenlemeye göre davacının tedarik başlangı- cından itibaren 24 ay süre ile davalının portföyünde kalma yönünde taahhüt bulunduğu,Bilahare davacının abonelik sözleşmesi kapsamında tahakkuk olunan 2021-09 dönem ... matbu numaralı ve 2021-10 dönem ... matbu numaralı fatura borçlarını ödememesi sebebi ile ... yönetmeliği kapsamında 3 aralık 2021 tarihinde 2022-01 dönemi için “borç” nedeniyle portföyden çıkışının verildiği, 17.12.2021 tarihinde 2022 Ocak dönemi için portföy çıkış işleminin kesinleştiği, Yukarıya alıntılanan sözleşme hükmü gereğince davacı adına cayma bedeline ilişkin ... nolu, 25.01.2022 düzenleme, 04.02.2022 son ödeme tarihli 30.018,25 TL bedelli faturanın tahakkuk olunduğu, Söz konusu faturanın ödenmemesi nedeniyle , davalı tarafından davacı aleyhine İstanbul Abonelik Söz. İcra Dairesi ...Esas nolu icra takip dosyası üzerinden icra takibine giri- şildiği, takibin kesinleşmesi üzerine, 17.02.2023 tarihinde icra dosyasına 56.852,00 TL ve 130,00 TL olmak üzere toplamda 56.982,00 TL ödendiği, Eldeki dava ile, davacının cayma bedelinden sorumlu olmadığını beyanla menfi tespit ve yapılan ödemenin iadesi talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.Davacı istinaf dilekçesinde, " her ne kadar COVİD dönemi nedeniyle bütün iş yerlerinin kapatıldığını,bu durumun sözleşme imzalandığında öngörülemeyen mücbir sebep niteliği arz ettiğini müvekki- linin sözleşmeden caymasının Borçlar Kanunu md. 138 kapsamında olduğunu" iddia etmiş ise de, davacının sözleşmenin sonlandırıldığı tarihe kadar TBK 138 md anlamında ifa güçlüğü /veya imkansızlığı nede- niyle sözleşmenin uyarlanması talebinde bulunmadığı ve enerji tedarikinin devam ettiği,Sözleşmeden kaynaklanan ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle taahhüt süresinden önce davalının portföyünden çıkarıldığı, bu nedenle cayma bedeli koşullarının oluştuğu, tespit edilmiştir. Davalı tarafça tahakkuk olunan cayma bedeli 30.018,25 TL tutarında ise de, elektrik mühendisi ... tarafından düzenlenen raporda, "davacının sözleşme fesih öncesinde tahakkuk ettirilen 22 adet faturasına göre 24.763,38 TL cayma bedelinden sorumlu tutulabileceği, davacı tara- fın 30.11.2022 takip tarihi itibariyle sorumlu tutulabileceği tutar 22.891,82 TL. + 11.407,76 TL. = 34.299,58 TL olduğu, davacı tarafça 17.02.2023 tarihinde icra dosyasına 56.852,00 TL ve 130,00 TL olmak üzere toplamda 56.982,00 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafın 17.02.2023 ödeme yaptığı tarih itibariyle 56.982,00 TL. - (34.299,58 TL. + 4.516,11 TL.) = 18.166,31 TL fazladan ödeme yaptığı " belirtilmiştir.Bilirkişi raporu içerdiği gerekçe ve teknik inceleme itibariyle dosyadaki delillere , hükme ve yargısal denetime elverişlidir. Davacı tarafça dava konusu faturalar kapsamında borçlu olduğu ve olmadığı tutarlar mahkemece tespit edilmiş -haricen yapılan- fazla ödemenin iadesine karar verilmiş olmakla menfi tespit ve iade talebi yönünden kurulan hükümde isabetsizlik görülmemiştir. Kötü niyet tazminatı ile ilgili olarak; İİK’nın 72. maddesi hükmüne göre, menfi davasının (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin haksız ve kötü niyetli olması hâlinde,talep varsa, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Burada takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davalı (borçlu)’nun üzerindedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/(19911-2837 E, 2021/1271 K. sayılı 19/10/2021 tarihli ilamı) Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında; davalının abonelik sözleşmesi kapsamında tahakkuk edilen cayma bedeli faturasına dayanarak ve alacaklı olduğuna inanarak yaptığı takipte kötü niyetli olduğu hususu ispat edilemediğinden davacının kötü niyet tazminatına ilişkin talebi yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin istinaf eden bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.