8. Ceza Dairesi 2024/17494 E. , 2024/4386 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1525 E., 2021/1600 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İ Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 21.02.2024 tarihli ve 2022/4067 Esas, 2024/1616 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2024 tarihli ve 8-2021/140780 Temyiz sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 3
**8. Ceza Dairesi 2024/17494 E. , 2024/4386 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1525 E., 2021/1600 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İ Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 21.02.2024 tarihli ve 2022/4067 Esas, 2024/1616 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2024 tarihli ve 8-2021/140780 Temyiz sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında kurulan hüküm ile ilgili olarak; "Olay tarihinde katılanın, annesi tarafından daha önce de tütün almak için gönderildiği dükkana yine aynı amaçla gittiği, sanığa tütün satın almak istediğini söylediği, sanığın tezgahtan tütün almadan katılanın yanına geçtiği, katılan tütün almak istediğini tekrarladığında elini sıkı bir şekilde tutarak diğer eliyle elini okşadığı ve katılana "senden hoşlanıyorum, Azeriler çok iyi insanlar" şeklinde beyanda bulunduğu, bunun üzerine katılanın elini çekerek kapı tarafına yöneldiği, sanığın ise katılanı yanına çağırarak ısrar ettiği, devamında kolundan tutup zorla sandalyeye oturttuğu ve fotoğrafını çektiği, bu sırada katılanı saçından öpüp, yanağından öpmek istediği, elini omuzuna koymasını söylediği, katılanın ise istemediğini beyan edip, kendisini çekerek tekrar tütün istediği, bu aşamada tütünü veren sanığın yaşananları ailesine anlatmamasını istediği, dükkandan çıkan katılanın ise durumu ailesine aktarması şeklinde gelişen oluşa ilişkin bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dosya içerisinde bulunan kati adli rapor içeriğine göre, katılanın kolunda hassasiyet bulunduğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği belirtilmiştir. Yine güvenlik kamera kayıtlarına göre, katılanın iş yerine giriş ve çıkışına ilişkin ilişkin süreç toplam 6 dakika sürmektedir. Ceza Genel Kurulunun 08.03.2023 tarihli 2019/14-502 esas 2023/144 karar sayılı kararında da belirtildiği gibi, Yargıtay uygulamasına göre, kişinin vücut dokunulmazlığının amaç suçun konusu olması durumunda, kişinin hürriyeti sınırlandırılmadan bu suçların işlenmesine olanak bulunmamaktadır. Dolayısıyla, suç süresiyle sınırlı olarak kişilerin tutulması hâlinde, örneğin cinsel saldırı (cinsel istismar) veya yaralama eylemini gerçekleştirirken, sadece bu suçların işlendiği süre boyunca bekletme veya tutma eylemleri ayrı bir suç oluşturmayacaktır. Ancak, amaç suç öncesinde veya sonrasında mağdurun bir yere gitme veya bir yerde kalma özgürlüğü kaldırıldığında ise ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşacağı kabul edilmelidir. Somut olayda, suç tarihi itibarıyla 15 yaşını doldurmuş olan katılan mağdurun tütün almak için sanığın iş yerine gittiği, öncesinde zorla ya da hile ile özel bir odaya götürülmeksizin iş yeri içerisinde sanık tarafından vücut bütünlüğüne karşı kabule konu eylemin gerçekleştirildiği, sanığın cinsel istismar eyleminden önce veya sonra katılan mağduru hürriyetinden yoksun kıldığına dair bir eyleminin ise bulunmadığı, katılanın iradesi dışında gerçekleştirilen suça konu eylemin katılan mağdurun hürriyeti sınırlandırılmadan işlenmesine olanak bulunmaması karşısında, sanığın katılan mağdura cinsel istismarda bulunurken bu eylem süresince sınırlı olarak onu alıkoyması şeklinde gerçekleşen olayda, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı değerlendirilmiştir. İlamda yer alan karşı düşünce gerekçesinde de, katılan mağdurun iş yerine giriş ve çıkış süresi içerisinde sanık tarafından gerçekleştirilen eylemlerin cinsel istismara yönelik olduğu, bu eylem başlamadan önce ve bittikten sonra hürriyeti tahdit denilebilecek bir eylemin bulunmadığı özellikle vurgulanmaktadır." şeklindeki gerekçe ile bozma ilamının kaldırılmasına ve katılan kurum vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Katılanın, annesinin daha önce de tütün almak için gönderdiği dükkana yine aynı amaçla gittiği, tütün satın almak istediğini söylediği, sanığın tezgahtan tütün almadan katılanın yanına geçtiği, katılan tütün almak istediğini tekrarladığında elini sıkı şekilde tutarak diğer eliyle elini okşadığı, katılana "senden hoşlanıyorum, Azeriler çok iyi insanlar" dediği, katılanın elini çekerek kapı tarafına yöneldiği, sanığın ise katılanı yanına çağırarak ısrar ettiği, devamında kolundan tutup zorla sandalyeye oturttuğu ve fotoğrafını çektiği, bu sırada saçından öpüp yanağından öpmek istediği, elini omuzuna koymasını söylediği, katılanın ise istemediğini beyan ederek kendisini çektiği, tekrar tütünü vermesini söylediği, tütünü verirken sanığın yaşananları ailesine anlatmamasını istediği, katılanın bundan sonra dükkandan çıktığı, durumu ailesine anlattığı, kamera inceleme tutanağına göre 6 dakika kadar dükkanda kaldığı, katılanın kolunda basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte hassasiyet bulunduğu belirlenen olay bir bütün olarak dikkate alındığında, sanığın tütün almak için işyerine gelen mağduru kolundan tutup zorla sandalyeye oturtmak ve 6 dakika süreyle işyerinde tutmak şeklindeki fiilin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturacağı ve eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası (ikinci cümle) kapsamında tanımlı suç ile sınırlı kalmadığı, mağdurun elini okşamak ve saçından öpmek şeklindeki cinsel istismar eyleminden sonra da devam ederek mağdurun hürriyetini kısıtladığı, olayda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun da oluştuğu anlaşılmakla bu suçtan beraat kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi kararı hukuka aykırı görülmüş, bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 21.02.2024 tarihli ve 2022/4067 Esas, 2024/1616 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2024 tarihinde karar verildi. ...