(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8410 E. , 2008/9280 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.03.2007 gününde verilen dilekçe ile davacı ve davalıya ait parsellerin birleştirilmesi ve bu nedenle geçit hakkının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne ve dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının davalı ...'e ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh edilmesine dair verilen 26.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca ince
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8410 E. , 2008/9280 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.03.2007 gününde verilen dilekçe ile davacı ve davalıya ait parsellerin birleştirilmesi ve bu nedenle geçit hakkının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne ve dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının davalı ...'e ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh edilmesine dair verilen 26.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, 08.03.2007 tarihli dilekçesiyle davacının maliki olduğu 1263 sayılı 252 m2 arsa cinsi taşınmazın bitişik komşusu ve 252 m2 bahçeli kargir ev cinsi ile tapuda kayıtlı olup yola cepheli olan 1361 sayılı parsel ile imar durumu ve plan şartları gereğince tevhid şartı bulunduğundan her iki parselin tevhidi ile tapu kütüğüne tescili ve davacıya ait 1263 sayılı parsel lehine olan 1361 sayılı parsel üzerindeki geçit hakkının terkinini istemiştir. Davalı vekili, davacının davadan önce rızai anlaşmaya davet şartı isteğiyle göndermiş olduğu ihtarnamenin davalıya usulüne uygun tebliğ edilmediği gibi dava dilekçesinin de usulüne uygun tebliğ edilmediği gibi 26.07.2007 tarihinde yapılan keşiften haberder olmadıklarını, savunma hakkının alınmadığını beyanla, usulsüz tebligat ve esas yönünden davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, keşfen yapılan incelemeye ve dosyadaki belediyenin 16.04.2007 tarihli cevabına göre dava konusu her iki taşınmazın bitişik parseller olup tevhid şartının bulunduğunu, rızaen Tapu Sicil Müdürlüğüne giderek taşınmazların tevhidini yapamadıkları nedeniyle davanın kabulüne 1263 parsel ile bitişik 1361 sayılı parselin tevhidine, en son parsel numarası verilmek suretiyle tek parsel halinde ve 1/2'şer pay itibariyle davacı ve davalı adına kayıt ve tesciline tevhid nedeniyle 1263 parsel lehine 1361 parsel üzerinde tesis edilen geçit hakkının konusu kalmadığından kaldırılmasına, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının davalı ...'e ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh edilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili kararı temyiz etmiştir. Dava, Türk Medeni Kanununun 1000. ve İmar Kanununun 16.maddesi gereğince taşınmazların birleştirilmesi isteğine ilişkindir. Birleştirme (tevhid), arazi ve arsa sahibinin birden fazla arazi ve arsasını yada başka kişilerin mülkiyetinde bulunan birden fazla arazi ve arsaların bu kişilerin kendi istekleriyle birleştirilmesidir. Bu nedenle tevhid işlemi rızaya dayanmaktadır. Diğer bir ifadeyle tevhid işlemleri ilgililerin başvurusu üzerine Tapu Sicil Tüzüğünün 75. ve İmar Kanununun 16.maddesi gereğince belediyece yapılan parselasyon işlemleridir. Taşınmazların birleştirilmesi işlemlerinin tarafların rızası ile idarece yerine getirilmesi gereken bir işlem olduğu gözetilip mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulü usul ve yasaya aykırıdır. Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 15.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.