Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/2664 E. , 2024/3980 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2664 Karar No : 2024/3980 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunu, Danıştay Yedinci ve Dördüncü Dairelerince oluşturulan Müşterek Kurulunun bozma kararı uyarınca yeniden inceleyen ... Böl…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/2664 E. , 2024/3980 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2664 Karar No : 2024/3980 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunu, Danıştay Yedinci ve Dördüncü Dairelerince oluşturulan Müşterek Kurulunun bozma kararı uyarınca yeniden inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, 2014 yılının Aralık dönemine ait katma değer vergisi, özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen 19/01/2016 tarih ve 20 takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bandrolsüz sigaraların, davacının içinde bulunmadığı sırada adına kayıtlı araçta yakalanmış olmasının kaçak sigara ticareti ile iştigal ettiğini kesin şekilde ortaya koyacak bir durum olmadığı, verginin söz konusu malları bulunduranlar veya ithal/imal edenlerden biri adına re'sen tarh edilebileceği, bu malları bulundurduğu ya da ithal/imal ettiği hususu somut olarak ortaya konulamadığından, davacının iddialarının "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesinin icap ettiği gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emrinin özel tüketim vergisi ile fer'ilerine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca fiili ya da kaydi envanter sırasında belgesiz mal bulundurulduğunun veya belgesiz hizmet satın alındığının tespiti halinde, söz konusu alışlar nedeniyle ziyaa uğratılan katma değer vergisinin belgesiz mal bulunduran veya hizmet satın alan mükelleften aranacağı kuralının uygulanması, söz kosnu hükümde açıkça mükellef ifadesinin kullanılması karşısında belgesiz mal bulunduran veya hizmet satın alan kişinin gelir ya da katma değer vergisi açısından bir mükellefiyetin olması halinde mümkün olup, fiili ya da kaydi envanterin ancak daha önceden bir gelir ya da katma değer vergisi mükellefi olanlar nezdinde yapılabileceği, davacı adına resen mükellefiyet tesis ettirildiği ve takdir komisyonu kararıyla adına cezalı vergi salındığı açık olduğundan, olay anında katma değer vergisi mükellefiyeti olmayan davacı adına 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinde öngörülen hükmün uygulanamayacağı ve bu durumun "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu ödeme emrinin katma değer vergisi ile fer'ilerine ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin özel tüketim vergisine ilişkin kısmı yönünden dava reddedilmiş, katma değer vergisine ilişkin kısmı ise iptal edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına düzenlenen ödeme emri içeriği katma değer vergisi ve fer'ilerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri değinilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının ONANMASINA 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 10/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.