8. Ceza Dairesi 2024/14506 E. , 2025/2099 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1287 E. 2016/73 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2014 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ce
**8. Ceza Dairesi 2024/14506 E. , 2025/2099 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1287 E. 2016/73 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2014 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2016 tarihli, 2014/1287 Esas, 2016/73 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği hükmün, 29.06.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/26536 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57554 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; " Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Kilis Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21/07/2014 tarihli ve 2014/9092 soruşturma, 2014/57 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/3. maddesi uyarınca şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, sanığın denetim yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmesi nedeniyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine ilişkin Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/05/2016 tarihli ve 2014/1287 esas ve 2016/73 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/599 esas, 2018/1017 sayılı kararının ve bu karara yönelik itirazın reddine dair Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 11/06/2021 tarihli ve 2021/344 değişik iş sayılı kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede, Sanık hakkında, Kilis Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 20/11/2014 tarihli çağrı yazısının 28/11/2014 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, sanığın 10 gün içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvuruda bulunmadığından 08/12/2014 tarihli karar ile komisyon tarafından dosyanın kapatılmasına karar verildiği, sanığa ayrıca uyarı yazısının tebliğ edilmeden denetimli serbestlik dosyasının kapatıldığı anlaşılmakla, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan davada "kovuşturma şartı" olan "ısrar koşulu"nun gerçekleşmediği anlaşılmakla kamu davasının durmasına dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hükümlü hakkında, 21.07.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 14.11.2014 tarihli ve 2014/9092 Soruşturma, 2014/57 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği ve infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Hükümlünün yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2014 tarihli ve 2014/9092 Soruşturma, 2014/2839 Esas, 2014/2279 Karar sayılı iddianamesi ile Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Kanun yararına bozma istemine konu, Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2016 tarihli, 2014/1287 Esas, 2016/73 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 61ç ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır. Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2016 tarihli kararını takiben, hükümlünün denetimli serbestlik tedbirine uygun davranmaması üzerine, hapis cezasının aynen infazına dair Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2018 tarihli ve 2018/599 Esas, 2018/1017 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 11.06.2021 tarihli ve 2021/344 Değişik iş sayılı kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde hukuki değerden yoksun olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede; D. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi uyarınca, "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve usulüne uygun bir biçimde şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesi ve infaz tarihinde yürürlükte bulunan Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 41. maddesinin birlikte değerlendirmesinde ise Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkarılan çağrı yazısının usulüne uygun tebliğinden sonra şüphelinin müdürlüğe başvurmaması halinde, uyarılı ikinci çağrı yazısının tebliğe çıkarılacağı, ikinci tebligatın da usulüne uygun yapılması ve şüphelinin müdürlüğe başvurmaması üzerine infaz dosyasının kapatılıp şüphelinin yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği kabul edilebilecektir. Somut olayda; hükümlünün 21.07.2014 tarihinde uyuşturucu madde kullanması nedeniyle 14.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının içeriğinde, hükümlünün bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin gösterilmesi suretiyle usulüne uygun kanun yolu bildirimi yapıldığı ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 27.11.2014 tarihinde hükümlüye usulüne uygun tebliğ edildiği, erteleme kararının kesinleşmesini beklemeden, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği; Hükümlünün Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının 28.11.2014 tarihinde tebliği üzerine hükümlünün kuruma başvuruda bulunmaması nedeni ile dosyasının kapatılarak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırıldığı, kovuşturma şartı olan ısrar koşulunun sağlanmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden denetimli serbestlik tedbirine başlanmasının hukuki sonuç doğurmayacağı da gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerindedir. Ancak; 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesinin (b) ve (c) bentlerinde yer verilen koşulların oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi, dolayısıyla 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinde yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü kapsamında ihlal nedeni sayılacak eylem bulunup bulunmadığı hususunun tespiti için, hükümlü hakkında incelemeye konu 21.07.2014 tarihli suç tarihinden sonra, ancak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleştiği 13.12.2014 tarihinden itibaren erteleme süresi olan 5 yıl içinde işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ya da 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereği doğrudan açılan davaların bulunup bulunmadığının araştırılarak, a) Var ise; Cumhuriyet başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp; derdest ise temyize konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için bildirimlerde bulunulup sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle ihlal niteliğinde eylem olup olmadığı ya da eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hükümlünün hukukî durumunun belirlenmesi, b)Yok ise; kovuşturma şartı olan ısrar koşulunun sağlanmadığı dikkate alınarak kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin 2. cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına ve erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekmekte ise de; dosya inceleme tarihi itibariyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleştiği 13.12.2014 tarihinden itibaren 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinde öngörülen 5 yıllık erteleme süresinin dolduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin 1. cümlesinde yer verilen “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir.” düzenlemesi ile hükümlü hakkında düşme kararı verilmesi gerektiği anlaşıldığından; kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2016 tarihli, 2014/1287 Esas, 2016/73 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2025 tarihinde karar verildi.