23. Hukuk Dairesi 2013/1487 E. , 2013/2223 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki projeye aykırılığın giderilmesi davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı, ortağı bulunduğu kooperatif tarafından yaptırılan ve müvekkile verilen konutun merdiv…
**23. Hukuk Dairesi 2013/1487 E. , 2013/2223 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki projeye aykırılığın giderilmesi davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı, ortağı bulunduğu kooperatif tarafından yaptırılan ve müvekkile verilen konutun merdivenlerinin hatalı ve projeye aykırı olarak yapıldığını ileri sürerek, anılan aykırılığın giderilmesini talep ve dava etmiş etmiştir. Davalı vekili, kur'a çekiminin 1996 yılında yapıldığını, buna göre davanın zamanaşımına uğradığını, teslim sürecinde davacının denetçi olarak görevli olduğu için kendisinin kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.09.2007 tarih ve ... Esas, 2007/11941 Karar sayılı ilamıyla bozulması üzerine, bozmaya uyularak, davacının davaya katılmalarını talep ettiği diğer kat maliklerinin davaya muvafakat etmedikleri, davacının tek başına davayı açma yetkisinin olmadığı gerekçesiyle aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı temyiz etmiştir. Dava, ortak yerlerden olan merdivende iddia olunan projeye aykırılığının giderilmesi istemine ilişkindir. Kooperatif ortaklarının herbirinin, yararlandıkları ortak yerlere ilişkin projeye aykırılıkların projeye uygun hale getirilmesi için genel kurula başvuruya dahi gerek olmaksızın, doğrudan dava açma hakkının bulunduğunun kabulü zorunludur. Plan ve projeye aykırı eylem doğrudan davacının da hukukunu ilgilendirdiğinden bu yöndeki haksızlığın ve hukuka aykırılığın giderilmesi için doğrudan dava açma hakkı olduğunun kabulü zorunludur. Dairemizin yerleşik inançları bu yönde olduğu gibi, aksi halde, sorun genel kurula taşındığı takdirde hakkaniyete uygun olmayan bir karar çıkması da muhtemeldir. Mahkemece, tarafların iddiaları ve sundukları deliller çerçevesinde uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, araştırma ve değerlendirme yapılmasına işaret eden ve kesin nitelikte olmayan bozma ilamına yanlış anlam vererek, sonuca ulaşılması doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 08.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.