3. Ceza Dairesi 2024/5482 E. , 2024/6686 K. İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii ve Katılan T.C. Cumhurbaşkanlığı İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ :Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 21.02.2023 tarihli ve 2021/11016 Esas, 2023/645 Karar sayılı ilamının silahlı terör örgütüne üye olmak suçu yönünden kaldırılarak, bozma karar verilmesinden ibarettir. İTİRAZA KONU KARAR :Yargıtay 3.…
**3. Ceza Dairesi 2024/5482 E. , 2024/6686 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii ve Katılan T.C. Cumhurbaşkanlığı İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ :Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 21.02.2023 tarihli ve 2021/11016 Esas, 2023/645 Karar sayılı ilamının silahlı terör örgütüne üye olmak suçu yönünden kaldırılarak, bozma karar verilmesinden ibarettir. İTİRAZA KONU KARAR :Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 21.02.2023 tarihli ve 2021/11016 Esas,2023/645 Karar sayılı ilamı İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Dairemizin, 21.02.2023 tarihli ve 2021/11016 Esas, 2023/645 Karar sayılı Kararına karşı silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.03.2024 tarihli ve KD - 2024/25443 sayılı lehe itirazı üzerine dava dosyası aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, incelendi gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ İtiraza konu uyuşmazlık, Bölge Adliye Mahkemesinin kanuna aykırı teşekkül edip etmediğine ilişkindir. Dosya kapsamının incelenmesinde; Soruşturma aşamasında Bursa 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 24/10/2016 tarih ve 2016/349 Sorgu sayılı kararı ile sanığın tutuklanmasına, 24/10/2016 tarih ve 2016/4107 D.İş. Sayılı kararı ile sanıktan ele geçen dijital materyallerin el koyma işleminin onaylanmasına ve CMK’nın 134/2 nci maddesi uyarınca inceleme yapılmasına karar veren 38095 sicil numaralı Hakim ... ile Bursa 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 13.10.2016 tarih ve 2016/3973 D.İş. sayılı kararı ile yine sanıktan ele geçen dijital materyallerin el koyma işleminin onaylanmasına, CMK’nın 134/2 nci maddesi uyarınca inceleme yapılmasına karar veren 37958 sicil numaralı Hakim ...’ın mahkemenin kanuna uygun şekilde teşekkül ettirilmemesi sonucunu doğuracak biçimde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinde yapılan istinaf incelemesine başkan ve üye hakim sıfatıyla katılmaları suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci fıkrasına muhalefet edilmiştir. Anılan gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken düzeltilerek onanması hukuka aykırılık oluşturmaktadır. Açıklanan nedenlerden ötürü Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 21.02.2023 tarih ve 2021/11016-2023/645 sayılı kararına karşı sanık lehine 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesi uyarınca itiraz yoluna başvurulmuştur. II. GEREKÇE Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan yargılama sonucunda Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 03.04.2018 tarihli ve 2016/356 Esas, 2018/117 sayılı kararıyla mahkumiyet hükmü kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.09.2018 tarihli ve 2018/1322 Esas, 2018/1366 sayılı kararıyla istinaf başvurularının esastan reddi kararı verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.02.2023 tarihli ve 2021/11016 Esas, 2023/645 sayılı kararıyla hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği görülmüştür. Soruşturma aşamasında Bursa 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.10.2016 tarih ve 2016/349 Sorgu sayılı kararı ile sanığın tutuklanmasına, 24.10.2016 tarih ve 2016/4107 D.İş. Sayılı kararı ile sanıktan ele geçen dijital materyallerin el koyma işleminin onaylanmasına ve CMK’nın 134/2 nci maddesi uyarınca inceleme yapılmasına karar veren 38095 sicil numaralı Hakim ... ile Bursa 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 13.10.2016 tarih ve 2016/3973 D.İş. Sayılı kararı ile yine sanıktan ele geçen dijital materyallerin el koyma işleminin onaylanmasına, CMK’nın 134/2 nci maddesi uyarınca inceleme yapılmasına karar veren 37958 sicil numaralı Hakim ...’ın mahkemenin kanuna uygun şekilde teşekkül ettirilmemesi sonucunu doğuracak biçimde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinde yapılan istinaf incelemesine başkan ve üye hakim sıfatıyla katılmaları suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci fıkrasına muhalefet edilmiştir. Anılan gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken düzeltilerek onanması yönünde karar verilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğu belirtilerek itiraz yasa yoluna başvurulduğu görülmüştür. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Soruşturma aşamasında Bursa 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.10.2016 tarih ve 2016/349 Sorgu sayılı kararı ile sanığın tutuklanmasına, 24.10.2016 tarih ve 2016/4107 D.İş. sayılı kararı ile sanıktan ele geçen dijital materyallerin el koyma işleminin onaylanmasına ve CMK’nın 134/2 nci maddesi uyarınca inceleme yapılmasına karar veren 38095 sicil numaralı Hakim ... ile Bursa 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 13.10.2016 tarih ve 2016/3973 D.İş. Sayılı kararı ile yine sanıktan ele geçen dijital materyallerin el koyma işleminin onaylanmasına, CMK’nın 134/2 nci maddesi uyarınca inceleme yapılmasına karar veren 37958 sicil numaralı Hakim ...’ın mahkemenin kanuna uygun şekilde teşekkül ettirilmemesi sonucunu doğuracak biçimde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinde yapılan istinaf incelemesine başkan ve üye hakim sıfatıyla katılmaları suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci fıkrasına muhalefet edildiği anlaşılmakla söz konusu itirazın kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 21.02.2023 tarihli ve 2021/11016 Esas, 2023/645 Karar sayılı, ilâmının silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.04.2018 tarihli ve 2016/356 Esas, 2018/117 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanunun 3'üncü maddesi ile 5'inci maddesinin birinci fıkrası, 62'nci maddesinin birinci fıkrası, ve 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları ile 58'inci maddesinin altı, yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.09.2018 tarihli ve 2018/1322 Esas, 2018/1366 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.05.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz özetleri özetle: müvekkilinin ByLock kullanmadığına, CGNAT verilerinin karşılaştırılmasının tek başına yeterli olamayacağına, müvekkilinin ankesörlü telefonlardan aranmasının hayatın olağan akışına uygun olduğuna, bu durumun delil olarak mahkumiyete esas alınamayacağına ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hüküm bakımından yapılan itirazın incelenmesi sonunda; 1-Soruşturma aşamasında Bursa 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.10.2016 tarih ve 2016/349 Sorgu sayılı kararı ile sanığın tutuklanmasına, 24.10.2016 tarih ve 2016/4107 D.İş. sayılı kararı ile sanıktan ele geçen dijital materyallerin el koyma işleminin onaylanmasına ve CMK’nın 134/2 nci maddesi uyarınca inceleme yapılmasına karar veren 38095 sicil numaralı Hakim ... ile Bursa 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 13.10.2016 tarih ve 2016/3973 D.İş. sayılı kararı ile yine sanıktan ele geçen dijital materyallerin el koyma işleminin onaylanmasına, CMK’nın 134/2 nci maddesi uyarınca inceleme yapılmasına karar veren 37958 sicil numaralı Hakim ...’ın mahkemenin kanuna uygun şekilde teşekkül ettirilmemesi sonucunu doğuracak biçimde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinde yapılan istinaf incelemesine başkan ve üye hakim sıfatıyla katılmaları suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci fıkrasına muhalefet edilmesi, 2-Kabul ve uygulamaya göre de; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerekirken, anılan madenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan aynı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları ile 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi, kanuna aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.09.2018 tarihli ve 2018/1322 Esas, 2018/1366 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2024 tarihinde karar verildi.