İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 06/03/2026 YAZIM TARİHİ : 06/03/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/12/2025 tarihli ve 2025/1515 esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, tazminat istemine olup, istinafa konu uyuşmazlık ise ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekk…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/350 - 2026/500 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/350 KARAR NO : 2026/500 KARAR TARİHİ : 06/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/12/2025 (Ara Karar) NUMARASI : 2025/1515 Esas, DAVACILAR : 1- VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 06/03/2026 YAZIM TARİHİ : 06/03/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/12/2025 tarihli ve 2025/1515 esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, tazminat istemine olup, istinafa konu uyuşmazlık ise ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile davalı arasında ayrı ayrı depo kiralama sözleşmeleri imzalandığını ve bu kapsamda müvekkillerine ait pamuk emtiasının davalıya ait depoya konulduğunu, ancak depoda çıkan yangın sonucu emtiaların yandığını, davalının müvekkillerinin zararlarından ayrı ayrı sorumlu olduğunu belirterek gerek emtia bedelinin gerekse müvekkillerinin mahrum kaldıkları karın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup, ayrıca davalı şirket adına kayıtlı mallara ihtiyati haciz konulmasına, yine davalı şirkete ait olan deponun bulunduğu taşınmaz üzerine de ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece iş bu taleplerin ayrı ayrı reddine karar verilmiş olup, işbu ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK'nun 355.maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. 2004 sayılı İİK'nun 257. maddesi uyarınca, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Tanımdan da anlaşılacağı üzere ihtiyati haciz hukuki himaye tedbirinin işlerlik kazanabilmesi için ortada bir para borcu bulunmalı, buna ek olarak yasada belirlenen diğer koşullar gerçekleşmelidir. Bir başka hukuki himaye tedbiri olan ihtiyati tedbir ise genel olarak 6100 sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Değinilen madde kapsamında, “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” genel tanımına yer verilmiştir. Her iki tanımdan da anlaşılacağı üzere ihtiyati haciz kurumu para alacaklarına, ihtiyati tedbir kurumu ise dava konusuna ilişkin olarak güvence sağlamaktadır. 1-İhtiyati Haciz Talebi yönünden yapılan incelemede; 2004 sayılı İİK'nun 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır. 2004 sayılı İİK'nun 257. maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip yaklaşık ispat yeterli olduğu gibi, borçlunun gerçek kişi veya tüzel kişi olması şeklinde bir ayrım da söz konusu değildir. Somut olayda, davacılar tarafından davalıya ait depoya konulan pamukların yanması sonucu oluşan zararın tahsili istemi ile dava açıldığı, ancak bu kapsamda sunulan belgelerin İİK'nun 257 vd maddeleri kapsamında alacak ve ihtiyati haciz sebepleri bakımından kanaat verici olmayıp, alacağın varlığının, miktarının ve istenebilirliğinin yargılamayı gerektirdiği, bu nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. 2-İhtiyati Tedbir Talebi yönünden yapılan incelemede; İhtiyati tedbir kurumu genel olarak 6100 sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Değinilen madde kapsamında, “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir” genel tanımına yer verilmiş olup, eldeki davanın konusu davalıya ait depoda çıkan yangın sonucu zarar gören pamuk emtiasına ilişkindir. İhtiyati tedbir yolu ile devrinin önlenmesi talep edilen, şirkete ait taşınmaz dava konusu değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebi yönünden verdiği ara kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.06/03/2026 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır