T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/310 Esas KARAR NO : 2026/203 DAVA: Tespit DAVA TARİHİ: 12/11/2024 KARAR TARİHİ: 26/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı---- tarafından ----- numaralı ---- ile sigortalı --- plakalı aracın ---- tarihinde müvekkiline ait ---- plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebep olması nedeni ile HMK 106/1. ma…
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/310 Esas KARAR NO : 2026/203 DAVA: Tespit DAVA TARİHİ: 12/11/2024 KARAR TARİHİ: 26/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı---- tarafından ----- numaralı ---- ile sigortalı --- plakalı aracın ---- tarihinde müvekkiline ait ---- plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebep olması nedeni ile HMK 106/1. madde gereğince tespit davalarının kabulü ile; ----- tarihinde gerçekleşmiş olan kaza sebebiyle müvekkile ait ---- plakalı araçta oluşan ve davalı tarafça TRAMER'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının ---- olduğunun tespitine, karar kesinleştiğinde, kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin ----gönderilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; "Sayın mahkemeniz nezdinde açılan yukarıda esas numarası verilen tespit davasına karşın tarafımızca TRAMER kayıtları düzeltilmiş olup her halükarda davaya bakmakta idari yargının görevli olması nedeniyle davanın usulden reddini talep ederiz. Sayın Mahkemeniz nezdinde görülen işbu davaya bakmakta idari yargının görevli olması nedeniyle HMK 114/1-b maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesini talep ederiz. Yargı yolunun caiz olmaması, Dava şartı olup yargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğinden gözetilmelidir.-------5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 24 maddesi uyarınca Hazine Müsteşarlığı nezdinde kurulan, tüzel kişiliği haiz, yine denetimi adı geçen Müsteşarlık tarafından gerçekleştirilen bir kamu tüzel kişisidir. Davalı müvekkil şirket, kamusal kurallar çerçevesinde faaliyet göstermekte olup eylem ve işlemleri de kamusal niteliktedir ve kamu hizmeti kavramı çerçevesindedir. İstemin ileri sürülüş biçimine göre davacı; açıkça, davalı kamu tüzel kişisinin hizmet kusuruna dayanmıştır. Kamu hizmetinin görülmesi sırasında ve hizmet kusurundan doğan zararların gideriminde idari yargı görevlidir. ----Yine Uyuşmazlık Mahkemesi’nin--------sayılı kararı ile, kaza tespit tutanağındaki kusur oranlarının yeniden tespiti istemiyle ---------- karşı açılan davada, kaza tespit tutanağının adli yargıda açılacak bir eda davasında kullanılabilecek bir belge olması ve idari yargıda tespit davası şeklinde dava olmaması nedeniyle adli yargı görevli bulunmuş, aksi halde idari yargının görevli olacağı kabul edilmiştir, iş bu davanın ise tespit davası niteliğinde olmaması ve düzeltilmesi talep edilen hasar kaydının adli yargıda açılacak bir eda davasında kullanılabilecek bir belge niteliğinde olmaması nedeniyle idari yargının görevli olduğu aşikardır. Nitekim ------ karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; "Davalı ------5684 sayılı ----- maddesi uyarınca Hazine Müsteşarlığı nezdinde kurulan, tüzel kişiliği haiz, yine denetimi adı geçen Müsteşarlık tarafından gerçekleştirilen ve faaliyetlerini -----tarihli ------- yayınlanan ----- kapsamında yürüten bir kamu tüzel kişisidir. Davalı Trafik -------, kamusal kurallar çerçevesinde faaliyet göstermekte olup eylem ve işlemleri de kamusal niteliktedir ve kamu hizmeti kavramı çerçevesindedir. Davacının davadaki talebi, davacı hakkında oluşturulan davalı kurum tarafından oluşturulan kaydın silinmesi istemine, diğer bir ifadeyle, davalı kurum nezdinde davacı hakkında kayıt oluşturulmasına dair davalı kurum işleminin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, bu işlemin iptali istemine ilişkindir. Yani, davacı, müvekkili hakkında davalı kurum veri tabanında oluşturulan kaydın hukuka aykırı olduğunu iddia etmekte ve bu kaydın silinmesini, yani iptalini talep etmektedir. Dava, gerek bu nedenle ve gerekse ilk derece mahkemesinin karar gerekçesinde gösterilen nedenlerle idari yargının görev alanında kalmaktadır." şeklindeki gerekçelerinin ışığı altında davanın dava şartı yokluğundan işbu davanın usulden reddine dair karar verilmesini talep ederiz." şeklinde talep etmiştir. İLAM:------ tarih ve ---- Karar sayılı kararında; "Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından, ----- sigortacı olan TTK hükümlerine göre tüzel kişi tacir olan davalı -------- Aleyhine dava açıldığı, davalının kamu tüzel kişisi olmadığı gözetildiğinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesi gereğince uyuşmalığın çözümünde adli yargı görevli olacağından İlk Derece Mahkemesince esastan değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken yargı yolu nedeni ile usulden red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir." şeklinde belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkememize gönderilmesi ile birlikte mahkememizin --- Esasına kaydı yapılmıştır. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, tramer kayıtlarına yanlış bildirilen hasar kaydının tespiti ile düzeltilmesi istemine ilişkindir. Bir başka deyişle dava, hukuki niteliği itibari ile Davacıya ait----- plakalı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde --- sigortalı ----- plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında oluşan ----hasar bedelinin ------ doğru bir şekilde bildirilerek düzeltilmesi talebinden ibarettir. ------Yönetmeliği Madde 23- "(1) Üye sigorta şirketleri, Merkez tarafından kendilerinden istenen tüm bilgileri, doğru ve eksiksiz olarak, belirlenen şekilde ve sürelerde Merkeze iletmekle yükümlüdür. (2) Üye sigorta şirketleri, zorunlu sigortalar, zorunlu trafik sigortası, zorunlu taşımacılık sigortası ve zorunlu ferdi kaza sigortası sözleşmelerine ait poliçe bilgileri ile güncellenmiş ve günlük muallâk ve ödenmiş hasarlara ve kaza tutanaklarına ilişkin bilgileri Merkez tarafından hazırlanarak Müsteşarlık tarafından onaylanan veri yapısında ve en çok bir günlük gecikmeyle Merkeze iletmek zorundadır. (3) Üye sigorta şirketleri, Yönetim Komitesi kararı üzerine ihtiyari trafik sigortası,kasko sigortası ve Birlik görüşü alınmak üzere Müsteşarlıkça belirlenen sigorta sözleşmelerine ait içeriği ve veri yapısı Birlik tarafından belirlenen poliçe bilgileri ile güncellenmiş ve günlük muallâk ve ödenmiş hasar verilerini en çok bir günlük gecikmeyle Merkeze iletmek zorundadır. (4) Üye sigorta şirketleri, Merkez tarafından, hatalı olarak gönderildiği tespit edilen bilgileri gecikmeksizin düzeltmek ve düzeltme kayıtlarını en çok bir. günlük gecikmeyle Merkeze iletmek zarundadır. (5) Üye sigorta şirketlerinin bilgi verme yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda Müsteşarlık gerekli tedbirleri alır." Türk Medeni Kanununun 6. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190.maddeleri uyarınca; davanın taraflarından her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür.Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Davacıya ait ----- plakalı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde ---- plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası neticesinde ------ esas sayılı başvuru içeriğinde aldırılan bilirkişi raporunda bakiye hasar tutarının 73.739,76 TL olarak belirlendiğinin beyan edildiği, davalı sigorta şirketi meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davacının aracında 73.739,76 TL hasar olduğunu ------ bildirmesi gerekirken 78.986,58 TL olarak bildirerek kayıtlara işlendiği, bu durum davacının mağduriyetine sebep olduğu, davacı tarafından ------- bildirim yükümlülüğü olan davalıya hatalı bildirilen hasar kaydının doğru bir şekilde bildirilmesi hususunda ihtamame gönderildiği ancak bu tarihe kadar herhangi bir düzeltme yapılmadığı, iş bu davayı açmasında hukuki yararı olduğu anlaşılmıştır. ------ göre Sigorta şirketleri gerçekleşen kazaları yönetmeliğe göre doğru bir şekilde en geç 1 gün içerisinde ---- bildirmekle yükümlü olduğu, davalı sigorta şirketinin ------tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle oluşan hasar bedelini doğru bildirmeyip ----Maddesini ihlal ederek davacıya ait aracın değer kaybına sebep olduğu, zira dava safahatı aşamasında bu durumun düzeltildiği, ----- tarihli müzekkere cevabından davalı sigorta şirketinin dava açıldıktan sonra güncelleme gerçekleştirdiği, davacı vekili tarafından bu hususun------ tarihli beyan dilekçesinde mahkememize bildirerek davanın açılış aşamasındaki haklılık nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. ----mahkememize gönderdiği cevabi yazı ve ekleri ile davacı vekilinin dosyaya kazandırmış olduğu (dava öncesi ve dava aşamasındaki) hasar sorgu ekran görüntüleri davanın açılış aşamasında davacının haklı olduğu vicdani kanaatine varılmıştır.6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinde; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." şeklinde hüküm tesis edildiği görülmüştür. Yargılama giderleri yönünden ise HMK 331/1 maddesi gereğince yapılan değerlendirmede, davacının davanın açıldığı tarih itibariyle dava açmakta haklı olduğu, zira davalı tarafın------nezdinde yapmış olduğu güncelleme neticesinde davanın konusuz kaldığı anlaşılmış olup yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu olduğuna karar verilmiş aşağıdaki şeklide hüküm kurulmuştur. Oluşan zarar bedeli ---- üzerinden vekalet ücreti takdir edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl ihtilafa ilişkin davanın konusuz kalması nedeniyle ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 5.246,82 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA, 4-Yargılama giderlerinin masrafı yapan taraf üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana İADESİNE, Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------- Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/02/2026