13. Hukuk Dairesi 2017/2175 E. , 2018/6640 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 1999 yılında askeri liseye kaydolduğunu, 2003 yılında okuldan mezun olduğunu, 2003 yılında ...harp ok…
**13. Hukuk Dairesi 2017/2175 E. , 2018/6640 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 1999 yılında askeri liseye kaydolduğunu, 2003 yılında okuldan mezun olduğunu, 2003 yılında ...harp okuluna kaydolduğunu, 2007 yılında bu okuldan da mezun olduğunu, 6.1.2012 tarihinde de Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesildiğini, davalı idare tarafından 10.05.2012 tarihli yazıyla eğitim masrafı olarak 141.277,38 TL' nin ödenmesi talebinin davacıya iletildiğini, talep edilen miktarın haksız ve fahiş olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL' sinden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının davayı açmakta hukuki yararı olmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmiş, verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 109. maddesinin 1. fıkrasında talep konusun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmının dava yoluyla ileri sürelebileceği, talep konusun miktarı taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve alacağın belirli bir kesiminin dava edilmesi gerekir. Yani bir alacakta daha fazla bir miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen alacağın bir kesimi için açılan dava kısmi davadır. Alacak bir senede veya sözleşmeye bağlanmış veya taraflar arasında uyuşmazlığın değeri konusunda tartışma bulunmadığı durumlarda kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmamaktadır. Ancak, değeri belirlemek için hesaplama veya değerlendirme yapmak gerekiyorsa, bölünebilir nitelikte bu uyuşmazlık kısmi davaya konu edilebilir. Kanun koyucunun kısmi davayı ihdas etmekteki amacı hak aramayı sınırlandırmak değil, hakkın kötüye kullanılmasına engel olmaktır. Miktarı belirlemek için belli bir hesaplama veya değerlendirme yapılması gerekmekte ise hak arayan şahsı tam miktar üzerinden dava açmaya zorlamak hak arama özgürlüğünü sınırlandırmaya neden olacaktır. Somut olayda, davalı idare tarafından eğitim gideri olarak 141.277,38 TL borcun tahsilinin talep edildiği, borcun nasıl hesaplandığının ayrıntılı olarak belirtilmediği, maliyet hesabı ile ilgili yasalarda değişiklik yapıldığı, davacının hangi miktar borçlu olmadığının tespitinde belli bir hesaplama ve değerlendirme ile birlikte değişen yasal mevzuata göre hakimin takdirine ihtiyaç bulunduğundan bu tür davalarda talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli olduğu kabul edilemeyeceğinden, davacının kısmi dava açmakta hukuki yararı bulunduğu gözetilerek tarafların delilleri toplanarak, bilirkişi incelemesi de yaptırılarak oluşacak uygun sonuç doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, davacının kısmi dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda anlatılan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.