(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/1628 E. , 2011/6617 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, iş sözleşmesinin davranışların
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/1628 E. , 2011/6617 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, iş sözleşmesinin davranışlarından kaynaklanan sebebler gerekçe gösterilerek geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir. Davalı vekili, çalışanların sabit ücret dışında satışları üzerinden prim aldıklarını, davacının 2009 yılının başından itibaren performansında düşmeler meydana geldiğini, 4-5-6 dönem kampanyalarında hedeflerin altında kalması üzerine davacıya uyarı verilerek savunmasının istendiğini, davacının durumu kabul ettiğini, buna rağmen iyileşme olmadığını, 03/09/2009 tarihinde işverenin yeniden uyarılarda bulunduğunu, davacının başarısız performansını usulsüz işlemlerle gizlemeye çalıştığını, prim almak için haksız ve kötü niyetli bir yol izlediğini,bilgileri kendinde olan bazı temsilcilerin bilgisi dışında internet üzerinden onların adına sipariş verdiğini, bu siparişlerin davacının hedeflerini tutturmasına ve prim kazanmasına yol açtığını, bir ziyaret sırasında davacının şef Emel Şavklı'nın unuttuğu çantasını karıştırdığını, siparişlerin kendi bilgileri ile alındığına dair beyanda bulunan bazı kişilerin farklı beyanda bulunması üzerine yapılan araştırma sonunda davacının bu kişilere giderek kendini işten çıkaracakları yönünde beyanda bulunduğunun tesbit edildiğini, iş akdinin geçerli nedenle sona erdirildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, bölge sorumlusunun iletilen siparişler dışında sipariş verme yetkisinin olmadığı, sipariş verildikten sonra temsilcilere mesaj ve mail gönderildiği, temsilcinin adına gelen kargoyu iade etme yetkisinin olduğu, bu durumda davacının temsilcilerin bilgisi dışında sipariş vermiş olsa bile ilgili temsilcinin bunu öğrenme ve gelen kargoyu kabul etmeme imkanı olduğu, davalı şirketin çalışma biçimi, organizasyonu ve çalışanların sayısı dikkate alındığında temsilcilerin vermediği siparişlerin olması veya siparişlerin fazlalaştırılması şeklindeki hataların olmasının olağan olduğu, bu tür bir hatadan dolayı iş akdinin feshedilmesinin hakkaniyete ve işçiyi koruma ilkesine aykırı olduğu, davacının bölge şefinin çantasını karıştırdığı yönünde iddialar mevcut ise de bu beyanın duruşmada yeminsiz olarak dinlenen davalı tanığına ait olduğu ve bunun dışında bir delil olmadığı,davacının rakibi konumundaki bu tanığının beyanının dikkate alınmasının hakkaniyete aykırı bulunduğu,bölge şefinin davacı üzerinde psikolojik baskısının olduğu, davacının kendi bölgesinde hedefleri tutturan ve iade oranı en düşük olan kişi olduğu, işverenin iş sözleşmesinin sürdürülmesini kendisi açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. İş Kanunu’nun 18.maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20.maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Dosya içeriğinden, davacının 20/02/2007-25/09/2009 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde bölge satış sorumlusu olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 25/09/2009 tarihli fesih bildirimi ile,“03/09/2009 tarihinde verilen uyarı ve 17/09/2009 tarihinde verilen savunma talebi ile davranışlarınız ve yerine getirmediğiniz sorumluluklarınıza ilişkin savunmalarınız istenmişti, akabinde yazılı olarak ulaşan savunmalarınız incelenmiştir. Ancak savunmalarınızın yeterli olmadığına ve aramızdaki iş ilişkisinin sonlandırılmasına karar verilmiştir.” gerekçesiyle 4857 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca, işçinin davranışlarından, kaynaklanan geçerli sebeblerle 25/09/2009 tarihi itibariyle feshedildiğinin bildirildiği, davacının 03/09/2009 tarihinde, kampanya 7 proğramına uymadığı, takım öncüleri ile koçluk çalışmaları yapmadığı, mesai saatleri içinde bölge satış şefine haber vermeden bölge sınırları dışında olduğu, yani mesai saatleri içinde işinin başında olmadığı, 8 nolu kampanya kapsamında koçluk proğramına uymadığı, örnek ürünleri mesai saati içinde kullanmadığı, şirket telefonunun mesai saatleri içinde kapalı olduğu, başarı adımı ziyaret standartlarına uymadığı nedenleriyle savunmasının istendiği, davacının savunmasında, bölgesinden ayrılmasını şefine ilettiğini, şefin bu uygulaması konusunda haberinin olduğunu, kaldı ki takip eden tüm kampanyalarda bölgesini terk etmediğini, takım öncüsü çalışmalarını yaptığını, örnek ürünleri kullandığını,telefonunun 24 saat açık olduğunu, uyarı yapılan gün sarjının 14.30' da bittiğini, bu nedenle kapalı kaldığını beyan ederek suçlamaları reddettiği, 17/09/2009 tarihinde, davacının, ...' ya bağlı 4 kişi, ...' ya bağlı 1 kişi, ...' a bağlı 1 kişi, ...'na bağlı 1 kişi, ...'ye bağlı 1 kişi ve ... adına kampanya kapsamında siparişler verdiği, kampanya 8 hedefini tutturup prim almak için temsilcilerin haberleri olmadan 04/08/2009 ve 05/09/2009 tarihinde internetten bu siparişleri girdiği,1 hafta için de söz konusu siparişlerin iptal edildiği, ayrıca Bölge Satış sorumlusu ...'yi arayarak, Bölge Satış Şefinin evrak çantasını otelde unuttuğunu, çantasını karıştırarak hedef tablolarına baktığını ve şefin seni seviyor, sana düşük hedef vermiş dediği, çantaya izinsiz baktığı, bu hususu şefe söylememesi gerektiğini rica ettiğini söylediği, bu davranışların şirket değerleri ile bağdaşmadığı belirtilerek davacının savunmasının istendiği, davacının savunmasında, 4 kişiyi aradığını, stoklu çalışmaya yönlendirdiğini, temsilcilerin kendi istekleriyle siparişleri girmesini istediklerini, daha sonra takım öncüsünün satışı gerçekleştiremeyeceklerini düşünerek siparişleri iptal ettiklerini, diğer kişilerce yapılan siparişlerinde kendi istekleri ile yapıldığını, yaklaşık 1500 sipariş yapıldığı dikkate alındığında kimin siparişi verdiğini hatırlama konusunda anlayışlı olunması gerektiğini, diğer ismi geçen kişilerin siparişleri kendileri verdiklerine dair yazılı dilekçelerinin ekte olduğunu, çanta karıştırma olayının olmadığını, adı geçen kişinin hedeflerin tutturulması konusunda rakibi olduğunu, bu kişinin iftira attığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davacının kampanya 8 kapsamında, ...' ya bağlı 4 kişi, ...' ya bağlı 1 kişi, Yeliz Kılıç' a bağlı 1 kişi, Kudret Karacaoğlu'na bağlı 1 kişi, Ayşe Denizli'ye bağlı 1 kişi ve ... adına siparişler verdiği, hedefini tutturup prim almak için temsilcilerin haberleri olmadan 04/08/2009 ve 05/09/2009 tarihinde internetten bu siparişleri girdiği,1 hafta için de söz konusu siparişlerin iptal edildiği hususlarının tanık beyanları ile dosyadaki kayıt ve belgelerden anlaşıldığı, bölge sorumlusunun iletilen siparişler dışında sipariş verme yetkisi olmasa da , bu şekilde sipariş girişleri yapıldığının tanıklarca belirtildiği, sipariş verildikten sonra temsilcilere mesaj ve mail gönderiliyor ise de, sipariş veren kişilerin telefonlarının belirtilmediği durumlarda mesaj gönderilemediği, davalı şirketin çalışma biçiminin ve çalışanlar ile siparişlerin sayısının fazlalılığının, temsilcilerin vermediği siparişlerin sisteme girilmesi veya siparişlerin fazlalaştırılması şeklindeki hataların olmasını olağan hale getirmeyeceği, bölge şefinin davacı üzerinde psikolojik baskısı olduğunun ıspatlanamadığı, davacının bu davranışının işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkilediği, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutum oluşturarak işyerinde iş ilişkisi sürecine olumsuz etki yaptığı anlaşılmış olup iş akdinin geçerli nedenle feshi şartlarının oluştuğu gözetilmeden davanın reddi yerine kabulüne yönelik yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle; 1-Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı (103,00) TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 02/12/2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.