5. Hukuk Dairesi 2024/842 E. , 2024/3733 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1087 Esas, 2023/2498 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki mesken nitelikli bağımsız bölümün iş yeri olarak kullanılmasının önlenmesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvu
**5. Hukuk Dairesi 2024/842 E. , 2024/3733 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1087 Esas, 2023/2498 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki mesken nitelikli bağımsız bölümün iş yeri olarak kullanılmasının önlenmesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA [adres satırı maskelendi] II. CEVAP [adres satırı maskelendi] 2. Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait dava konusu bağımsız bölümün “poliklinik” değil, “muayenehane” vasfı taşıdığı ve muayenehane ruhsatı ile faaliyet gösterdiği, Kanun'un açıkça öngördüğü üzere, ana gayrimenkulün sadece mesken olarak gösterilen bağımsız bölümünde değil, iş veya ticaret yeri olarak gösterilen bağımsız bölümünde dahi hastane, dispanser, klinik, poliklinik, ecza laboratuvarı gibi müesseselerin kurulamayacağı, hatta kat maliklerinin bunun aksine karar alamayacağı düzenlenmiş iken muayenehane vasıflı iş yerlerinin bunun dışında tutulduğu, müvekkilinin iş yeri açarken kiralık bir daireye yüklü bir yatırım yapacağından dolayı, taşınmazda muayenehane açmakla hukuki anlamda bir engel olup olmadığı konusunda diğer davalı ile bu hususu konuşarak kira sözleşmesi imzaladığını, dava konusu taşınmazın yönetim planı’nın 12 nci maddesinde dava konusu taşınmazın “Yönetim Planı’nda mesken vasfı taşıyan bağımsız bölümlerin farklı amaçla kullanımı için kat malikleri kurulunun oybirliği ile karar alması gerektiğine'' ilişkin düzenleme yapılmakla birlikte 634 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi hükmünü saklı tuttuğunu, sadece pansiyon işletilmesine cevaz vermediğini, bu sebeple müvekkilinin 634 sayılı Kanun’a göre yasaklı işlerden sayılmayan muayenehane vasıflı işyerini işletmek için kat malikleri kurulundan oybirliği ile karar almasına ihtiyacı olmadığını, davacı vekilinin müvekkilinin muayenehane vasıflı işyerinin gerek yönetim planı, gerekse 634 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesine aykırılık oluşturmadığını bildiği için, ısrarla müvekkiline ait işyerinin poliklinik olduğunu iddia ettiği belirtilerek, öncelikle süresinde açılmamış olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi, esasa girilmesi halinde tüm beyanları, ekte sunulan ve celbi talep edilen deliller çerçevesinde davanın reddine karar verilmesi, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 16.07.2020 tarihli tam ıslah dilekçelerinin, vekâletnamede tam ıslaha ilişkin özel yetki olmadığından bahisle dikkate alınmayıp dava konusuz kalmakla esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, her ne kadar vekâletnamede tam ıslaha ilişkin yetki olmaması bir eksiklik ise de İlk Derece Mahkemesinin bu hususta karar vermeden önce söz konusu eksikliğin giderilmesi amacıyla taraflarına süre vermesi veya davacı asıllara tam ıslah işlemine onay verip vermediklerinin sorulması, buna ilişkin beyanın tutanağa geçirilerek bunun sonucunda tam ıslahla ilgili bir değerlendirme yapılması gerektiğini, bu yönde pek çok içtihat bulunduğunu, tam ıslah yetkisini içeren 10.02.2021 tarihli vekaletnamenin davacı ... tarafından çıkarıldığını ve diğer davacının da tam ıslaha muvafakat verdiğine dair imzasını taşıyan 30.03.2021 tarihli yazılı beyanda bulunduğunu, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerini taraflarına yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi ilamı kaldırılarak, 16.07.2020 tarihli tam ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalının söz konusu taşınmazı muayenehane olarak kullanabilmesi için tüm kat maliklerinin muvafakati gerektiğini, müvekkillerin davalının işlettiği bu iş yerine hiçbir zaman muvafakat etmediklerini belirterek kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de hatalı bir sonuca varılmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ile eksik araştırma ve inceleme neticesinde hüküm kurulduğunu, yargılama giderlerinin taraflarına yüklenemeyeceğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mesken nitelikli bağımsız bölümün iş yeri olarak kullanılmasının önlenmesine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 74 üncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 634 sayılı Kanun'un 24 üncü ve 33 üncü maddeleri maddesi 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Davacılar vekilinin vekaletnamesinde 6100 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesinde belirtilen davanın tamamen ıslahı için aranılan özel yetkisi olmadığı gözetilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik yoktur. 3. Yukarıda yapılan açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın konusuz kalması sebebiyle hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine ilişkin İlk Derece Mahkemesinden verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.