9. Ceza Dairesi 2012/11545 E. , 2013/5461 K. İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İtiraz Yazısının Tarihi : 21.12.2012 İtiraz Edilen Daire Kararı : 15.10.2012 tarih ve 2011/11208 - 2012/11202 sayılı bozma kararı İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 28.01.2010 tarih 2009/233-2010/12 sayılı kararı İtirazla İlgili Hüküm : TCK'nın 151/1, 62, 52. maddeleri uyarınca mahkumiyet Suç : Mala zarar verme Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ve…
**9. Ceza Dairesi 2012/11545 E. , 2013/5461 K.** **"İçtihat Metni"** İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İtiraz Yazısının Tarihi : 21.12.2012 İtiraz Edilen Daire Kararı : 15.10.2012 tarih ve 2011/11208 - 2012/11202 sayılı bozma kararı İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 28.01.2010 tarih 2009/233-2010/12 sayılı kararı İtirazla İlgili Hüküm : TCK'nın 151/1, 62, 52. maddeleri uyarınca mahkumiyet Suç : Mala zarar verme Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ve ekindeki dava dosyası, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun”un 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında mala zarar verme suçundan açılan davanın yargılaması sonunda kurulan mahkumiyet hükmü sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 15.10.2012 tarih ve 2011/11208 - 2012/11202 sayılı kararı ile; “Sanıklar ... ile ...'ün kullandıkları iki ayrı araçla çarpmak suretiyle zarar verdikleri 35 ... 60 plaka sayılı aracın suç tarihi itibariyle sahibinin kim olduğunun tespiti ile araç malikinin mala zarar verme suçundan şikayetinin olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması” hususu kanuna aykırı bulunarak bozulmasına karar vermiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 21.12.2012 tarihli itiraz dilekçesinde; “Dosyanın incelenmesinden; katılanların aşama beyanları, dosya içerisinde mevcut 17.12.2008 ve 18.12.2008 tarihli tutanaklar, 17.12.2008 tarihli olay yeri tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamından sanıkların zarar verme kastıyla hep birlikte katılanların içerisinde bulunduğu aracı takip ederek, sanıklar ... ... ile ...'ün kullandıkları araçlar ile katılanların bulunduğu araca çarpma suretiyle zarar verdiklerinde bir kuşku yoktur. Zarar verilen 35 ... 60 plaka sayılı aracın trafik tescil bilgilerini gösterir her hangi bir bilgi ve belge dosyada mevcut değildir. Mala zarar verme suçlarında, zarar verilen malın maliki konusunda özel ve hukuk davalarındaki anlamıyla bir araştırma yapmaya gerek yoktur. Şikayetçinin iddia ettiği hususların aksi, sanıklar veya bir başkası tarafından iddia olunmuyor ise, şikayetçinin mülkiyete ilişkin beyanları doğru kabul edilir ve bunun doğrulanması yoluna gidilmez. Bazen doğrulanması yoluna gidilmesi dosyayı çıkmaza da sokabilir. Örneğin; bir aracın harici satışı sonucunda araç maliki ile trafikte üzerine kayıtlı olduğu kişiler farklılık arzedebilir. Aynı durumu başka menkul veya gayrimenkuller açısından da düşünebiliriz. Mala zarar verme suçlarında zilyedin de şikayet hakkının olduğu, konumuzla ilgisi olmamakla birlikte, bilinen bir gerçektir. Zarar verilen 35 ... 60 plaka sayılı aracın suç tarihi itibariyle sahibinin kim olduğunun tespiti ve araç malikinin mala zarar verme suçundan şikayetinin olup olmadığı hususlarının dosya kapsamı itibariyle anlaşılıp anlaşılamadığı hususlarını irdelemekte fayda vardır. Katılanların dosyadaki beyanlarına bakacak olursak, Katılan ...'nun 17.12.2008 tarihli jandarma karakolunda verdiği ifadesinde: "...Bu esnada ... bizim aracımıza yumruk vurarak..., ...Aracımıza arkadan ve sağ ön çamurluktan vurdular. ...Ben bu olaydan dolayı ..., ..., ... ... ve ... isimli şahıslardan şikayetçi ve davacıyım, uzlaşmak istemiyorum...", şeklinde, 18.12.2008 tarihli Köprübaşı Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifadesinde: "...Bu esnada ... bizim aracımıza yumruk vurarak..., ...Aracımıza arkadan ve sağ ön çamurluktan vurdular. ...Bu esnada bizim aracın kapısının açıldığını ve alarm sesinin duyulduğunu fark ettim... Bu sırada arabamızın kontrol ettiğimizde bana ait olan aracın arka koltukta bulunan... Bizi takip eden araçların içinde fort transit marka aracın içinde 2 ve Toyota marka aracın içinde 2 kişi olmak üzere 4 kişi vardı. Bu kişiler ..., ..., ... ... ve ... isimli şahıslardır. Bizi takip ederek aracımıza zarar verdikleri için ve ...'ya ait olan çantayı çalan şahıslardan davacı ve şikayetçiyim.", şeklinde, 04.05.2009 tarihinde İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinde talimatla alınan beyanında ise: "......'ün kayınbiraderi araçtan inip aracımızın ön camını yumrukladı. Hava oldukça karanlıktı aracımız da tüplü olduğu için biz onlar kadar sürat yapamıyorduk.... Aracımız zarar gördüğü için maddi zararımız mevcuttur. Bu zarar sanıklar tarafından karşılanmamıştır. Şikayetim devam etmektedir. Davalara müdahil olarak katılmak istiyorum....", şeklinde, 20.10.2009 tarihinde Salihli Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki beyanında: "Ben İzmir'de baharat ticareti yapmaktayım, diğer müşteki ... da benim yanımda çalışan elemanımdır... Sanık ...'ın kullandığı araç ile arkadan benim araca çarptı... Araçtan inen kişiler aracıma tekme yumruk vurdu.... Sanıklar benim aracıma zarar vermişler aracın çamurluklarına vurmuşlar kapılarını çarpmışlar ayrıca fren hortumlarını kesmişler... Aracımda 100-150 TL zarar oluşmuştu... Sanıklardan şikayetçiyim, cezalandırılmalarını istiyorum...."şeklinde beyanda bulunmuştur. Katılan ...'nın 17.12.2008 tarihli jandarma karakolunda verdiği ifadesinde: "...Bu esnada ... bizim aracımıza yumruk vurarak..., ...Aracımıza arkadan ve sağ ön çamurluktan vurdular. ...Ben bu olaydan dolayı ..., ..., ... ... ve ... isimli şahıslardan şikayetçi ve davacıyım, uzlaşmak istemiyorum...", şeklinde, 18.12.2008 tarihli Köprübaşı C. Başsavcılığında verdiği ifadesinde: "...Bu esnada ... bizim aracımıza yumruk vurarak..., ...Aracımıza arkadan ve sağ ön çamurluktan vurdular. ...Bu esnada bizim aracın kapısının açıldığını ve alarm sesinin duyulduğunu fark ettim... Bizi takip eden araçların içinde Ford transit marka aracın içinde 2 ve Toyota marka aracın içinde 2 kişi olmak üzere 4 kişi vardı. Bu kişiler ..., ..., ... ... ve ... isimli şahıslardır. Bizi takip ederek aracımıza zarar verdikleri için ve ...'ya ait olan çantayı çalan şahıslardan davacı ve şikayetçiyim.", şeklinde, 04.05.2009 tarihinde İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinde talimatla alınan beyanında ise: "......'ün kayınbiraderi araçtan inip aracımızın ön camını yumrukladı. Hava oldukça karanlıktı aracımız da tüplü olduğu için biz onlar kadar sürat yapamıyorduk.... Aracımız zarar gördüğü için maddi zararımız mevcuttur. Bu zarar sanıklar tarafından karşılanmamıştır. Şikayetim devam etmektedir. Davalara müdahil olarak katılmak istiyorum....", şeklinde, 24.12.2009 tarihinde Salihli Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki beyanında: "... ... baharat ticareti yapmaktadır. Ben de onun yanında çalışıyordum... Bizim aracın camına yumrukla vurdular. Biz fırsatını bulup aracımızı tekrar yola çıkarttık... Ford transit bizim aracın arkasından çarptı....Sanıklardan şikayetçiyim...." şeklinde beyanda bulunmuştur. Zarar verilen 35 ... 60 plaka sayılı aracın trafik tescil bilgileri dosyada mevcut değil ise de, yukarıdaki katılanların aşama beyanlarından aracın katılan ...'ya ait olduğunda ve katılanın mala zarar verme suçu açısından şikayetinin olduğunda kuşku bulunmamaktadır. Ceza yargılamasında mülkiyetin aidiyeti konusunun hukuk davalarındaki şekliyle ispatı gerekmez, katılanların mülkiyete yönelik yukarıda yazılan aşamalardaki beyanlarının aksi, sanıklar veya bir başkası tarafından iddia ve ispat edilmediğine göre zarar gören aracın mülkiyetinin katılan ...'ya ait olduğunun kabulü ile dosyanın incelenmesi ve bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün Başsavcılığımız tarafından düzenlenen tebliğnamedeki görüş doğrultusunda karar verilmesi yerine, eksik araştırma nedeniyle bozulmasında isabet görülmediğini” belirterek Dairemiz bozma kararına karşı itirazda bulunmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Dairemiz arasındaki uyuşmazlık, olay anında müştekiler tarafından kullanılan ve sanıkların zarar verdiği 35 ... 60 plakalı aracın sahibinin araştırılıp beyanının alınmasında zorunluluk bulunup bulunmadığına ilişkindir. İtiraz, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelendiğinde; Suç tarihinde 35 ... 60 plakalı aracı fiili olarak kullanan ve olaya ilişkin anlatımlarında sözkonusu aracın kendilerine ait olduğuna dair beyanda bulunan müştekilerin, aracın sahibi olmadıkları ya da hukuken geçerli bir zilyetliğe dayalı olarak aracı kullanmadıklarına ilişkin bir itiraz da bulunmadığı gözetildiğinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı yerinde görülerek kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: 1- Dairemizin itiraz edilen “bozma” kararının kaldırılmasına, 2- Sanıklar müdafilerinin temyizine ilişkin incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 09.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.