Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/6677 E. , 2024/8158 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2020/6677 Karar No : 2024/8158 TEMYİZ EDENLER : I- DAVALI ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... II- DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER 1- ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının temyi…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/6677 E. , 2024/8158 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2020/6677 Karar No : 2024/8158 TEMYİZ EDENLER : I- DAVALI ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... II- DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER 1- ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul İli, Kağıthane İlçesi, ... Mevkii, Gecekondu Önleme Bölgesi ve Proje Alanına İlişkin 16/10/2015 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı birbiriyle uyumlu olmakla birlikte anılan imar planlarının birbirinin büyütülmüş kopyaları olduğu, lejant gösterimlerinin ve plan açıklama raporlarının aynı olduğu, plan raporları içinde proje alanında nüfus yoğunluğuna ilişkin herhangi bir bilginin bulunmadığından sosyal donatı alanlarının yeterli olup olmadığının hesaplanamadığı, bazı sosyal donatı alanlarının yetersiz olduğu, uygulama imar planıyla yüksek yoğunluklu yapılaşma öngörüldüğü, 1/5000 ölçekli nazım imar planında yer alan sosyal donatı ve ticaret+konut fonksiyonlarının 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planına uygun olmadığı dolayısıyla planların kademeli birlikteliği ilkesinin sağlanamadığı görüldüğünden dava konusu imar planlarının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına aykırı olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nazım ve uygulama imar planlarının eş zamanlı olarak onaylanabileceği, anılan Yönetmelikte yer alan gösterim tekniklerine uyulduğu, planların kademeli birlikteliği ilkesinin sağlandığı, yeterli sosyal donatı ve teknik altyapı alanı ayrıldığı , dava konusu imar planlarının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına uygun olduğu, temyize konu kararın ise usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare yanında müdahil Artaş İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından, önceki imar planları ile karşılaştırıldığında toplam inşaat alanı ve nüfus yoğunluğunun azaldığı, donatı alanlarının ise arttığı, planların kademeli birlikteliği ilkesinin sağlandığı, dava konusu imar planlarının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına uygun olduğu, temyize konu kararın ise usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare yanında müdahil Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından, planların kademeli birlikteliği ilkesinin sağlandığı, yeterli sosyal donatı alanı ayrıldığı, inşaat alanının yaklaşık %30 oranında azaldığı, dava konusu imar planlarının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına uygun olduğu, temyize konu kararın ise usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava dosyasının incelenmesinden; İstanbul İli, Kağıthane İlçesi, ... Mevkii, Gecekondu Önleme Bölgesi ve Proje Alanına İlişkin Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve ... tarih ve ... sayılı yazı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına iletilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin 16/10/2015 tarihinde onaylandığı, 21/10/2015-19/11/2015 tarihleri arasında askıya çıkarılması üzerine de anılan imar planlarının iptali istemiyle belediye meclis üyesi davacı tarafından bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle, 5. maddesinde, nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmış, 6. maddesinde, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmış, 8. maddesinin 1. fıkrasında; planların tanımlaması yapılarak, planlar bölge planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak kademelendirilmiş ve alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiş, 8. maddenin 1. Fıkrasına 02/08/2013 tarih ve 28726 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6495 sayılı Kanun'un 73. maddesi ile eklenen f) alt bendinde; ''Kentsel asgari standartlar, Bakanlıkça belirlenen esaslar doğrultusunda çevre düzeni planı ile belirlenebilir. Uygulamaya ilişkin kararlar, yörenin koşulları, parselin bulunduğu bölgenin genel özellikleri, yapının niteliği ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik, çevreye etkisi dikkate alınarak ve ölçüleri verilerek Bakanlıkça belirlenen esaslara göre uygulama imar planı ile belirlenir.'' hükmüne yer verilmiştir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 14/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin ''Tanımlar'' başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." tanımına yer verilmiş, "Mekansal planlama kademeleri ve ilişkileri" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında, mekansal planların kapsadıkları alan ve amaçları açısından mekansal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları olarak hazırlanacağı, buna göre planlama kademelerinin, üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; mekansal strateji planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planından oluştuğu kural altına alınmış, aynı maddenin 2. fıkrasında, mekansal planların, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanacağı, her planın, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda anlatılan mevzuat hükümlerine göre, alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, kararlarına uyumlu olması gerektiğine kuşku bulunmamaktadır. Planların kademeli birlikteliği ilkesi çerçevesinde her alt ölçekli planlama kademesinin bir üst ölçeğin ana kararlarını korumakla birlikte üst ölçektekinden daha fazla bilgi ve ayrıntı içermesi gerekir. Bu nedenle, nazım imar planları çevre düzeni planlarının, uygulama imar planları da nazım imar planlarının, büyütülmüş kopyaları olmayıp soyuttan somuta inen plan kararlarının alındığı farklı özellikleri ve ayırıntıları içeren belgeler olduğu bilinmektedir. Alt ölçekli planları denetleyen, yönlendiren ve esneklik çerçevesini çizen üst ölçekli planlar, kentin ana gelişme kararlarını ve arazi parçalarının kullanış biçimlerini ilke düzeyinde veren belgelerdir. Üst ölçekli plan niteliğinde olan çevre düzeni planında da bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları getirilmekte ve getirilen bu kararlar çevre kirliliğinin oluşmadan önce önlenebilmesi ve sağlıklı bir çevrenin oluşturulmasına yönelik hedef, ilke, strateji ve politikaları sağlayacak nitelikte olmaktadır. Bu yönüyle söz konusu plan, bu plana dayanılarak yapılacak ve arazi kullanımlarının fonksiyonel dağılımı ile genel yoğunluğunun belirlendiği 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve nazım imar planları esaslarına göre çizilen ve parsel bazında fiziki kullanım durumunun belirlendiği 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile öngörülen arazi kullanım kararlarından farklılık arz etmektedir. Bu itibarla, leke plan olan ve alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan genel arazi kullanım kararlarının üretildiği çevre düzeni planının nazım ve uygulama imar planları gibi değerlendirilmesi mümkün değildir. Dosyada bulunan yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ve ek raporda, 15/06/2009 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında dava konusu alanın orman alanı lejantı üzerinde askeri güvenlik bölgesi taraması ile gösterildiğinden uyuşmazlığa konu imar planlarıyla getirilen sosyal donatı ve ticaret+konut fonksiyonlarının planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı olduğu,1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı birbiriyle uyumlu olmakla birlikte anılan imar planlarının birbirinin büyütülmüş kopyaları olduğu, lejant gösterimlerinin ve plan açıklama raporlarının aynı olduğu, plan raporları içinde proje alanında nüfus yoğunluğuna ilişkin herhangi bir bilginin bulunmadığından sosyal donatı alanlarının yeterli olup olmadığının hesaplanamadığı, uygulama imar planıyla yüksek yoğunluklu yapılaşma öngörüldüğü tespitlerine yer verildiği görülmektedir. Görülmekte olan dava ile Dairemizin E:2022/3129, E:2023/7151 ve 2023/8621 sayılı dosyalarının birlikte incelenmesinden; Orman ve Su İşleri Bakanlığının 23/03/2013 tarih ve 4729 sayılı Toplu Konut İdaresi Başkanlığına hitaplı görüş yazısı eki inceleme raporu ve orman kadastro haritasından anlaşıldığı üzere planlama alanının orman alanı komşuluğunda olmakla birlikte orman alanı sayılmayan alanlar ile 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2. Maddesinin (b) bendi uyarınca orman alanı dışına çıkarılmış alanlardan oluştuğu, ayrıca Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 13/12/2019 tarih ve 296006 sayılı işlemiyle kabul edilen 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında uyuşmazlığa konu alanın meskun alan kullanımına alındığı görüldüğünden çevre düzeni planının leke plan niteliği dikkate alındıktan sonra uyuşmazlığa konu alanın orman alanı niteliğinde olmadığı ve 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında meskun alana alındığı hususları birlikte değerlendirilerek yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Ayrıca, plan paftalarının incelenmesinden, 1/5000 ölçekli nazım imar planının 1 plan notuyla düzenlenirken 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 15 ayrı plan notuyla düzenlendiği, dolayısıyla uygulamaya yönelik daha ayrıntılı düzenlemelerin uygulama imar planında yer aldığı, yine ticaret+konut alanlarında yoğunluk değerlerine uygulama imar planı ve notlarına yer verildiği, planların raporuyla, notlarıyla bir bütün olduğu hususları göz önüne alındığında planların birbirinin büyütülmüş kopyaları olmadığı, uygulama imar planıyla uygulamaya yönelik birçok hükmün getirildiği, yoğunluğa ilişkin düzenlemelerin plan paftaları ve plan notlarıyla düzenlendiği görüldüğünden bu hususlar göz önüne alınarak nüfus yoğunluğu ve sosyal donatı alanlarının yeterliliği konusunda da yeniden bir değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır Bu durumda, belirtilen hususlar incelenerek gerekirse ek bilirkişi raporu alınarak yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından dava konusu işlemin iptaline dair idare mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu bölge idare mahkemesi kararında isabet bulunmamıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı ve davalı yanında müdahilin temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.