Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.[8]Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemele
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı ...Ş. arasında Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/971 Esaslı dosyası tahtında görülmekte olan bir tazminat davası olduğunu, ilgili dosya kesinleşmemiş olup hâlihazırda Yargıtay nezdinde temyiz incelemesinde olduğunu, davalı ...Ş. tarafından Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/971 Esaslı dosyasında ileri sürülen taleplere ek olarak 07.07.2020 tarihinde Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/269 Esaslı dosyası tahtında–herhangi bir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla– bir ek dava ikame edildiğini, bu ek dava kapsamında ise 20.10.2020 tarihinde müvekkil şirket aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş, mahkemece alacak miktarının %15’i oranında (118.350 TL) teminatın mahkeme veznesine depo edilmesi halinde müvekkil şirketin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslar üzerindeki hak ve alacaklarının borca yetecek kadar miktarının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu md. 257 uyarınca ihtiyaten haczine karar verildiğini, ihtiyati haczi kararının infazı için Kocaeli 8. cra Müdürlüğü nezdinde 2020/104177 Esaslı dosya ikame edildiğini, davacı şirketin üçüncü şahıslar nezdindeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi için sayısız yere haciz ihbarnamesi gönderildiğini, bu esnada davalı ...Ş. 22.10.2020 tarihinde ek dava ve icra Dosyasına konu alacakları ile her türlü talep, takip ve dava hakkını diğer davalı Pürsan’a devrettiğini, bu sebeple işbu dava temlik eden UM Deniz Sanayi A.Ş. ile temlik alan Pürsan’a karşı birlikte açıldığını, 27.10.2020 tarihinde ise Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne başvuru yapılarak İİK md. 264/3 uyarınca teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırılması talep edildiğini, mahkemece bu talepleri kabul edilmiş, 100.000 USD (o günkü Türk Lirası karşılığı 814.000 TL) teminatın mahkeme veznesine depo edilmesi akabinde ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verildiğini, ihtiyati haciz kararının yatırılan teminat üzerinden devam etmesine karar verilmesi akabinde ise ek davanın yargılamasına devam edildiğini ve 03.03.2021 tarihli ilk celsesinde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiğini, bu karar tarafların kanunun yoluna başvurmaması akabinde kesinleştiğini, mahkeme veznesine depo edilen teminatın -İİK md. 264/4 uyarınca alacak davasının reddi kararı ile ihtiyati haczin kendiliğinden hükümsüz kalmış olmasına binaen-İİK md. 266/1 uyarınca iadesi talep edildiğini ve Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 17.05.2021 tarihli ara kararı ile taleplerinin kabul edildiğini, yatırılan teminatın 18.05.2021 tarihinde taraflarına iade edildiğini, bununla birlikte haksız bir şekilde uygulanan ihtiyati haciz sebebiyle müvekkilin uğramış olduğu maddi ve manevi zararların tazmini için davalılar tarafından yatırılan teminatın da tarafımıza verilmesi talep edildiğini, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/269 Esaslı ve 20.10.2020 tarihli ihtiyati haciz kararının haksız çıkması nedeniyle müvekkil şirketin uğradığı zararın tazmini için davalılar tarafından yatırılan 118.250 TL tutarındaki teminatın maddi tazminat olarak, 10.000 TL’nin ise manevi tazminat olarak haksız ihtiyati haciz tarihi olan 20.10.2020 tarihinden ihtiyati haciz kararının kaldırıldığı 17.05.2021 tarihine kadar olan sürede işlemiş olan yasal faiz ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.