Başvurucu, makul sürede yargılanmadığını, bu nedenle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, makul sürede yargılanmadığını, bu nedenle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, başvurucu vekili tarafından 21/8/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine bizzat yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 10/12/2013 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu hakkında Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasal Düzenini Değiştirmek Amacıyla Silahlı Eylemde Bulunmak suçunu işlediği iddiasıyla1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Mülga Türk Ceza Kanunu’nun maddesi uyarınca cezalandırılması için Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının 21/5/1993 tarihli iddianamesiyle kamu davası açılmıştır. Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinin 30/6/1994 tarihli kararı ile başvurucunun üzerine atılı suçtan müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Başvurucu hakkında hükmedilen cezayı infaz etmekte iken Cumhurbaşkanı tarafından 30/4/2003 tarihinde cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir. Başvurucu hakkında bu kez 1992 yılında işlediği iddia edilen suçlar nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 29/1/2007 tarihli iddianamesi ile cezalandırılması için Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinin 19/2/2007 tarihli görevsizlik kararı ile dosya CMK Maddesi ile Görevli İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 20/11/2007 tarihli kararı ile başvurucu hakkındaki dosyanın aralarındaki fiili ve hukuki irtibat nedeniyle İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/237 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, 18/9/2012 tarihinde, başvurucu hakkında açılan davanın mükerrer olması nedeniyle reddine karar vermiştir. Mahkeme davanın reddi kararında şu gerekçelere dayanmıştır: Yukarıda ceza verilen sanıklar hakkında yapılan açıklamalarda da belirtildiği gibi, örgüt üyesi olan bir sanığın vahamet arzeden eylemleri çok sayıda olsa bile her bir suç için ayrı ayrı ceza verilemeyeceği, eylemlerin tümünün bir bütün olarak madde kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, Sanık Ali Yılmaz hakkında da Ankara DGM. Savcılığınca 05/06/2001 tarih ve 1993/33 nolu iddianame ile sanığın 765 sayılı TCK.nun 146/maddesi gereğince cezalandırılmasının talep edildiği, suç tarihinin 01/04/1993 ve öncesi olduğu, yapılan yargılama sonucunda Ankara DGM tarafından 30/06/1994 tarih ve 1993/54-93 sayılı kararla sanığın 765 sayılı TCK.nun 146/maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, mahkememizdeki yargılama konusu olaylarında aynı dönemlere denk geldiği, dolayısıyla tekrar ceza verilemeyeceği anlaşıldığından mükerrer açılan davanın reddine karar verilmiştir. Karar başvurucuya tebliğ edilmemiş ve kesinleştirilmemiştir. B. İlgili Hukuk 765 sayılı Kanun’un maddesi