Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4141 E. , 2024/6055 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/4141 Karar No : 2024/6055 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... Müh. ve Tic. Ltd. Şti. 2- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... 2- ... Belediye Başkanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... 3- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacı tarafından temyizen
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4141 E. , 2024/6055 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/4141 Karar No : 2024/6055 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... Müh. ve Tic. Ltd. Şti. 2- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... 2- ... Belediye Başkanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... 3- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacı tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Antalya ili, Kumluca ilçesi, ... Mahallesi, eski ... adada bulunan davacılara ait işyerinde 26/11/2010 tarihinde meydana gelen su baskını nedeniyle doğan zararın, Üleşik Deresi üzerinde bulunan menfezin dar yapılmış olması sebebiyle davalı idarelerin hizmet kusuru sonucu oluştuğundan bahisle tazmini istemiyle davalı idarelere yapılan başvuruların reddedilmesi üzerine 185.000,00 TL hasar bedeli ve 15.000,00 TL gelir kaybından oluşan toplam 200.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı idarelerce müteselsilen ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Danıştay Onuncu ve Sekizinci Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulun 15/04/2019 tarih ve E:2014/2115, K:2019/2901 sayılı, hasar bedeli yönünden verdiği bozma kararına uyularak, davacıya ait işyerinin imara ilişkin yapı ruhsatının ve yapı kullanma izninin bulunmadığı ayrıca sel baskınına uğrayan işyerinin olay tarihinde işyeri açma ve çalışma ruhsatının da olmadığı açık olup, olayın meydana gelmesinden çok sonra işyerinin başka bir adrese taşınması suretiyle ... tarih ve ... sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı'nın alınmış olduğu, mezkur işyerinin daha önce 3-4 kez sel baskınına uğramış olduğu halde davacıların İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı bulunmayan işyerinde çalışmaya devam ettiği, basiretli bir tacir gibi hareket etmemeleri nedeniyle kusurlu olduğu, davacıların bu eylemlerinin davalı idarelerin hizmet kusuru ile zarar arasındaki illiyet bağını kestiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, dava konusu işyerine ait işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmamakla birlikte davalı idareler tarafından işletmenin faaliyette olduğunun bilindiği, 12/09/2002 tarihinde Kumluca Belediyesi tarafından TEDAŞ Müessese Müdürlüğüne yazılan yazı ile şirketlerine enerji sağlamak amacıyla trafo kurulmasında sakınca bulunmadığının belirtildiği, Kumluca Belediyesi tarafından şirketlerine yaptırılan işler sebebiyle ödenmiş faturalar bulunduğu, işletmenin elektrik aboneliğinin olduğu, bahsi geçen hususlar değerlendirilmeden karar verildiği, menfezin yetersizliği nedeniyle su baskını olduğu ve işletmenin zarar gördüğü, işyerinin işyeri açma ve çalışma ruhsatının bulunmamasının idarelerin sorumluluğunu kaldırmayacağı ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idareler tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Onuncu ve Sekizinci Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dava, Antalya ili, Kumluca ilçesi, ... Mahallesi, eski ... adada bulunan davacılara ait işyerinde 26/11/2010 tarihinde meydana gelen su baskını nedeniyle doğan zararın, Üleşik Deresi üzerinde bulunan menfezin dar yapılmış olması sebebiyle davalı idarelerin hizmet kusuru sonucu oluştuğundan bahisle tazmini istemiyle 28/03/2011 tarihinde Kumluca Belediye Başkanlığına yapılan başvuru ile 08/04/2011 tarihinde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne yapılan başvurunun zımnen, Karayolları Genel Müdürlüğüne yapılan başvurunun ise ... tarih ve ... sayılı işlemle reddedilmesi üzerine, 185.000,00 TL hasar bedeli ve 15.000,00 TL gelir kaybından oluşan toplam 200.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı idarelerce müteselsilen ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Dava dosyası incelendiğinde, 26/11/2010 tarihinde yağan yağmur sonucu dar yapılmış olması sebebiyle zarara neden olduğu belirtilen menfezin Üleşik Deresi üzerinde Finike-Kumluca-Kemer karayolunun 18+900 kilometresinde (Beykonak Otogar Kavşağı) Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapıldığı, Karayolları Genel Müdürlüğü ile Kumluca Belediye Başkanlığı arasında imzalanan 04/10/2005 tarihli protokolle, menfezin bulunduğu kesimin bakım, onarım ve çevre temizliğinin Kumluca Belediye Başkanlığına devredildiği, davalı Karayolları Genel Müdürlüğünce 24/05/2011 tarihinde onaylanan yeni ihale ile Kumluca Giriş Kavşağına (Km:95+650) Hidrolik Menfez yapılması işinin ihale edildiği görülmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un zararın meydana geldiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "Hazırlayacağı programlar uyarınca karayollarını yapmak, yaptırmak, emniyetle kullanılmalarını sağlayacak şekilde sürekli bakım altında bulundurmak, bakımını yaptırmak, onarmak, onarımını yaptırtmak, işletmek, işlettirmek."; (c) bendinde, "Görev alanına giren karayolu ağlarının yapımı, bakımı, onarımı ve diğer hususlar hakkında teknik nitelik ve şartları tespit etmek veya ettirmek ve gerekli şartnameleri hazırlamak."; (f) bendinde de, "Görev alanına giren işler için gerekli plan, harita, etüt ve proje işleri ile araştırma - geliştirme çalışmaları yapmak veya yaptırmak." Karayolları Genel Müdürlüğü'nün görevleri arasında sayılmıştır. 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un zararın meydana geldiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunanan haliyle 2. maddesinde, "taşkın sular ve sellere karşı koruyucu tesisler meydana getirmek, akarsularda ıslahat yapmak ve icabedenleri seyrüsefere elverişli hale getirmek, maddede yazılı tesislerin (çalıştırma, bakım ve onarım dahil) işletmelerini sağlamak; maddede yazılı işlerin her türlü etüd ve projelerini yapmak veya yaptırmak ve taşkın sular ve sellere karşı koruyucu tesisler meydana getirmek, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 14. maddesinde, "Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı... hizmetlerini yapar veya yaptırır..." hükmü; 15. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde de, müktesep haklar saklı kalmak üzere; içme, kullanma ve endüstri suyu sağlamak; atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamak; bunlar için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmenin belediyenin yetkileri ve imtiyazları arasında olduğu belirtilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 31 ve 32. maddelerinde, kullanma izni alınmamış yapılar ve ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan yapılar hakkında düzenlemeler yapılmış; 31. maddede, inşaatın bitme gününün, kullanma izninin verildiği tarih olduğu, kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapıların, izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmayacakları, ancak kullanma izni alan bağımsız bölümlerin bu hizmetlerden istifade ettirileceği düzenlemesi yer almıştır. 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun'un 5. maddesinin 2. fıkrasında, ilgililerin, işyeri açma ve çalışma ruhsatına dayanarak işyeri açabileceği belirtilmiştir. İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 6. maddesinde ise, yetkili idareden usulüne uygun işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan açılan işyerlerinin yetkili idarelerce kapatılacağı, düzenlemesi yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava dosyasının incelenmesinden, İdare Mahkemesince verilen 26/09/2013 tarihli ilk karara menfezin yapımı ve bakımı hususunda dayanak teşkil eden ve ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyasında mimar bilirkişi tarafından düzenlenen 05/01/2011 tarihli bilirkişi raporunda, dört yol kavşağında Üleşik Deresinin tahliyesini sağlayan iki gözlü menfezin Üleşik Deresinin getirmiş olduğu suları tahliye etmekte yetersiz kaldığı, gerek menfezin kesit ve yüksekliğinin yetersizliği gerekse menfez kesitinin daralmasının sel sularının tahliyesini olanaksız kıldığı, yolu aşan sel sularının davacının işyeri ve bodrumuna ulaştığı, diğer taraftan köprü altına asılı halde bulunan demir boruların sel suları içerisinde gelen çalı, dal, bitki vb malzemeleri tutması ile de suların geçişinin büyük oranda engellendiğinin belirtildiği; 18/12/2010 tarihli ziraat mühendisi tarafından hazırlanan raporda ise, Kumluca ilçesinin yağış miktarının görece yüksek, sahil bandı dışındaki arazilerin ise dağlık topoğrafyaya sahip olmasının ve sahil bandındaki arazilerin büyük kısmının sera ile kaplı olmasının taşkın riskini artırdığı, ortalama yağışlarda bile maddi zarar meydana gelmesine neden olduğu, Üleşik Deresi üzerindeki menfezin sel sularının tahliyesine imkan verecek şekilde yeniden inşa edilmesi gerektiğinin belirtildiği görülmektedir. Diğer taraftan; davacıların işyerini güvenli bir yere yapmadığı ve kendisine düşen tedbirleri almadığı, zararın doğmasına ve artmasına sebebiyet verdiği, davacılara ait işyerini daha önce de 3-4 kez sel sularının bastığı, davacıların işyerinin bulunduğu yer ile menfez arasındaki mesafede yer alan 3 ayrı işyerinin taşkından zarar gördüklerine dair bir talebinin bulunmadığı, menfeze yakın mesafede bulunan davacılara ait işyerinde daha önce de su baskını olduğu bilinmesine rağmen işyerine ilişkin herhangi bir önlem alınmadığı, mezkur işyerine ait İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı'nın bulunmadığı, olaydan sonra işyerinin başka bir adrese taşındığı ve yeni adresinde ... tarih ve ... sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı'nın alındığı görülmektedir. Mahkemece, Danıştay Onuncu ve Sekizinci Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca hasar bedeli yönünden verilen bozma kararına uyularak sel baskınına uğrayan işyerinin olay tarihinde işyeri açma ve çalışma ruhsatının da olmadığı, olayın meydana gelmesinden çok sonra işyerinin başka bir adrese taşınması suretiyle İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı'nın alınmış olduğu, mezkur işyerinin daha önce 3-4 kez sel baskınına uğramış olduğu halde davacıların İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı bulunmayan işyerinde çalışmaya devam ettiği, basiretli bir tacir gibi hareket etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu, davacıların bu eylemlerinin davalı idarelerin hizmet kusuru ile zarar arasındaki illiyet bağını kestiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, Karayolları Genel Müdürlüğünün menfezin inşaasını hatalı bir şekilde yapması, Kumluca Belediye Başkanlığının menfezin bakım, onarım ve temizliğini yapmaması ve ruhsatsız bina ve iş yerine ilişkin denetim görevini yerine getirmemesi ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağının bulunduğu açıktır. Konuyla ilgili olarak, anılan menfezin suyun akış yönüne doğru daralması ve içerisinde biriken çalı, dal, bitki vb. nedeniyle Üleşik Deresi'nin topladığı suları tahliye etmekte yetersiz olduğu, bu haliyle menfezin derede akan suyu tahliye edebilecek şekilde imal edilmediği ve menfez içerisinin temizliği ile bakım ve onarımının yapılmadığı, bu nedenle davacılara ait işyerini sel sularının bastığı, anılan, derenin ıslahında bir kusur tespit edilmediği, bu haliyle olayda menfezin inşaasını hatalı bir şekilde yapan Karayolları Genel Müdürlüğü ile menfezin bakım, onarım ve temizliğini yapmayan Kumluca Belediye Başkanlığının müteselsilen kusurlu olduğu, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün olayda bir kusurunun bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca, imarla ilgili hizmetleri yapmak veya yaptırmak belediyenin görev ve sorumlulukları arasında olup, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan yapıların, belediye encümeni kararını müteakip, belediyece yıktırılacağı, ayrıca kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapıların, izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmayacakları, işyeri açma ve çalıştırma izni olmayan işyerinin faaliyette bulunamayacağı açıktır. Davacılara ait işyerinin imara ilişkin yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesinin bulunmadığı açık olup, olayın meydana gelmesinden çok sonra işyerinin başka bir adrese taşınması suretiyle ... tarih ve ... sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı'nın alınmış olması, mezkur işyerinin daha önce 3-4 kez sel baskınına uğramış olması, buna rağmen davacıların İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı bulunmayan işyerinde çalışmaya devam etmesi, basiretli bir tacir gibi hareket etmemesi nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğu ortadadır. Bu durumda, davacılar ve ilgili idarelerin kusur durumlarının birlikte değerlendirileceği yeni bir bilirkişi raporuyla tespit edilecek kusur oranları çerçevesinde ve davacıların hasar bedeline yönelik gerçek zararının araştırılması sonrasında, zararın herhangi bir sigorta şirketi ya da kamu kurumu tarafından karşılanıp karşılanmadığı da araştırılmak suretiyle tahsilde tekerrür olmamak üzere yeniden bir karar verilmesi gerekmekte olup, idarelerin hizmet kusuruyla zarar arasındaki illiyet bağının kesildiği gerekçesiyle tazminat isteminin reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Davanın reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/12/2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (X)-KARŞI OY : Danıştay Onuncu ve Sekizinci Dairelerinden oluşan Müşterek Heyetin 15/04/2019 tarih ve E:2014/2115, K:2019/2901 sayılı bozma kararına uyularak verilen temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı davanın reddi yolundaki kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, kararın onanması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.