T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/621 Esas KARAR NO : 2025/954 İstanbul .... İcra Dairesi : ... Esas DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/08/2024 KARAR TARİHİ : 05/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/11/2025 İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar, 13/05/2025 tarihli yetkisizlik kararı üzerine dosyanın Mahkememize gönderildiği, dosyanın Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmekle…
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/621 Esas KARAR NO : 2025/954 İstanbul .... İcra Dairesi : ... Esas DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/08/2024 KARAR TARİHİ : 05/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/11/2025 İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar, 13/05/2025 tarihli yetkisizlik kararı üzerine dosyanın Mahkememize gönderildiği, dosyanın Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmekle davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 12.11.2019 tarihinde elektrik kullanım bedelinden kaynaklanan borcun ödenmesi için karşılıklı Taksitlendirme Protokolü imzalandığını, bu protokol kapsamında 10.12.2019 ödeme günlü senet ile borçlular hakkında toplamda 83.766,09 TL tutarında senet tanzim edildiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle davalıların malları üzerine borca yetecek kadar ihtiyati haciz konulması talebi ile İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Değişik İş ve ... Karar sayılı ilamı ile ihtiyati haciz kararı alındığını, borçluların ödeme yapmaması sebebiyle İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, takibin durduğunu, faiz ve KDV açısından davalı-borçlunun icra takibinde talep edilen borcun ferilerine ilişkin itirazlarının da haksız olduğunu, borçluların 2019 ve 2020 tarihleri arasında toplamda 54.872,66 TL ödeme yapmış olduğunu, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasına ait olmak üzere öncelikle faiz, vergi ve masraftan düşüldüğünü, kalan güncel bakiye üzerinden yapılacak hesaplama sonucunda itirazın iptalini, asıl alacağa uygulanan %54,00 yıllık (6183 Sayılı Yasa gereği değişen oranlar üzerinden) gecikme zammı, işbu gecikme faiz tutarına işleyecek %20 KDV ile birlikte takibin devamını, davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde: zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, dava Asliye Hukuk Mahkemesi yerine görevsiz Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını, davacı tarafça sunulan bononun vade tarihinin üzerinden 3 yıldan daha uzun süre geçtiğini, bu sebeple bono vasfı kaybolduğunu, bonoya dayanarak açılan dava bakımından Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olmadığının açık olduğunu, somut olay bakımında değerlendirme yapıldığında ise davalı ... her ne kadar haricen öğrendikleri kadarıyla dosyaya sunulan faturalarda tüketici olarak gözüken Tasfiye Halinde ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olsa da, tacir olmadığını, müvekkilinin ilgili tarihlerde veya dava tarihinde tacir olmadığını, TTK Madde 4'de yer alan tarafların ticari işletmesini ilgilendirme hususunun ancak ilgili faturada tüketici olarak gözüken Tasfiye Halinde ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. için gerçeklemiş olabileceği ve dolayısıyla Tasfiye Halinde .... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin davalı olarak yer almadığı bir davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılamayacağını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bonoda da taraf olarak gözüken davalılar da tacir olmadıklarını, yetki sözleşmesinin geçersiz olduğunu, İstanbul Mahkemelerinin de dava bakımından yetkisiz olduğunu, zamanaşımına uğradığını, bono sebebiyle de avalistin sorumluluğu doğmayacağını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın gecikme zammı talep edebilmesinin mümkün olmadığını, KDV bakımından ise tahsil edilecek elektrik bedellerinin KDV ile birlikte tahsili sadece kaçak elektrik kullanımlarında söz konusu olduğunu, dosyaya sunulan faturalar incelendiğinde tahakkuk ettirilen toplam tutarların içerisinde KDV'nin de yer aldığı görüldüğünü, davacı tarafın iddiasının kabulü faturalar üzerinden 2 kez KDV tahsil edilmesi sonucunu doğuracağını, icra takibi ile talep edilen alacak likit olmadığını, icra-inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, dava konusu İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında toplam 303.966,15 TL üzerinden icra takibi başlatılmış, dava ise icra takibi ile talep edilen alacağın fahiş miktarda olduğunu gösterir biçimde 94.833,52 TL üzerinden açıldığını, davacı taraf dava dilekçesinde 2019 ve 2020 tarihleri arasında toplamda 54.872,66 TL ödeme yapıldığı açıkça ikrar ettiğini, bu tutarın da talep edilen alacaktan düşülmesinin gerektiğini, davacı tarafça talep edilen asıl alacağa herhangi bir faiz işletilmesinin de mümkün olmadığını, icra takibinde talep edilen ve taraflarınca itiraz olunan 303.966,15 TL'lik alacak talebinin likit olmadığını, dosya kapsamında alacak miktarının belirlenebilmesi için yargılama yapılmasının gerektiğini, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini beyanla davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu borcun kaynağı 2017 yılına ait davacı tarafından düzenlenen faturalara dayandığını ancak borcun dayandığı elektrik aboneliği daha önce faaliyet göstermiş olduğu "... Gıda Ltd. Şti." unvanlı şirkete ait olduğunu, bu şirketin geçmişte müdürlüğünü yapmış olsa da, şirketin ticaret sicil kaydına göre kapanmış olması, aboneliğin hâlen şirket adına olması ve kendisinin o dönemde sadece müdürlük sıfatına sahip olması nedeniyle söz konusu borçla şahsen bir ilgisinin bulunmadığını, 16.10.2024 tarihinde İcra Müdürlüğü tarafından tarafına haciz işlemi uygulandığını, haciz mahallinde alacaklı vekili ile yapılan görüşmede dosyada kayıtlı tüm borcun 101.499,13 TL olarak ödenmesi halinde takibin sona erdirileceği ifade edildiğini, haciz tehdidi altında ve ticari itibarını korumak adına 101.499,13 TL ödediğini, icra memuruna yapılan açık beyana rağmen bu anlaşma tutanağa geçirilmediğini, bu hususun tanıklar ve dekont ile ispat edilebileceğini beyanla davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davacının, elektrik kullanım bedelinden kaynaklanan borcun tahsili için davalılar aleyhine giriştiği İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalılar aleyhinde toplam 303.966,15 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemelerin görevine ilişkin kurallar kamu düzeninden olması nedeniyle dava şartları arasında sayılmıştır. Uyuşmazlığın esasına geçmeden önce davaya bakmaya görevli mahkemenin belirlenmesi yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir. (HMK 114/1-c) Asliye Ticaret Mahkemesinin görevini düzenleyen 6102 sayılı TTK.'nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca özel yasalarda Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğuna ilişkin belirlemeler dışında bir ihtilafın Asliye Ticaret Mahkemesinin görevinde olabilmesi için o ihtilafın ya Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir husustan kaynaklanması ya da her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili olması gerekir. Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin davacı elektrik dağıtım şirketi ile dava dışı ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. arasındaki elektrik borcuna ilişkin taksitlendirme protokolü ve bu protokol kapsamında verilen 10/12/2019 ödeme tarihli bonoya ilişkin olduğu, bononun vade tarihinden üç yıl sonra ihtiyati hacze konu edildiği ve İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Değişik İş sayılı kararı ile ihtiyati haczin kabulüne karar verildiği, ihtiyati hacze yetki yönünden itiraz edilmişse de bono üzerindeki İstanbul Mahkemelerine ilişkin yetki şartı nedeniyle itirazın reddine karar verildiği, ihtiyati haciz kararının icra takibine konu edildiği, bu takibe yapılan itiraz sonrasında İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya ile taksitlendirme protokolündeki yetki şartı dikkate alınarak Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere yetkisizlik kararı verildiği, kararın istinaf edilmeden kesinleştiği, taraflar arasında tacir araştırması yapılmış olmasına rağmen yetki değerlendirilmesinde bu hususa değinilmediği görülmüştür. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin 22/01/2024 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamında; "Kambiyo senedinden kaynaklanan davalarda göreve ilişkin değerlendirme yapılırken senedin düzenlenmesine esas temel hukuki ilişki ve tarafların sıfatına da bakılması gerektiği gibi takibe konu bonoların vade tarihinden üç yıl kadar sonra takibe konulduğu, TTK'nun 749. maddesinde düzenlenen üç yıllık zamanaşımı süresi nedeniyle kambiyo senedi vasfında olmadıkları, yazılı delil başlangıcı/adi senet mahiyetinde olduğu, takibin de kambiyo senedine ilişkin yapılmadığı, senetlerin düzenlenmesine esas olan hukuki ilişkinin de ciro değil alacağın (...'ın davalıdan olan alacağına ilişkin) temliki sözleşmesi olduğu ve dosya kapsamında, tarafların bu sözleşmeyi, ticari işletmeyi ilgilendiren bir husustan kaynaklı düzenlediklerine dair bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi gelen yazı cevaplarında tarafların tacir olduğuna dair bir kaydın da bulunmadığı nazara alındığında davaya bakmak görevi asliye hukuk mahkemesine ait bulunmaktadır." şeklinde emsal nitelikte karar verilmiştir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde somut olayda; icra takibine dayanak olarak ihtiyati haciz kararına dayanıldığı, ihtiyati haciz kararının da senet üzerinden yapıldığı görülmekle yetkisizlik kararı veren mahkemece taksitlendirme protokolü ve davalılardan birinin ileri sürdüğü yetki itirazı doğrultusunda her iki davalı yönünden de yetkisizlik kararı verilmişse de davalıların tacir sıfatına sahip olmadıkları, temel ilişkideki borcun dava dışı tüzel kişinin borcuna ilişkin olduğu, zamanaşımına uğramış bononun ihtiyati hacze konu edildiği, takibin kambiyo senedine özgü yapılmadığı anlaşılmakla yukarıda bahsedilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin 22/01/2024 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı da dikkate alınarak Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA, 3-HMK 20. Maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına, 4-Davaya yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.05/11/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır