TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR VOLKAN ÇAKIR BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/35488) Karar Tarihi: 7/4/2021 Başvuru Numaras ı: 2017/35488 Karar Tarihi : 7/4/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN Raportör : Denizhan HOROZG İL Başvurucu : Volkan ÇAKIR Vekili : Av. Murat ÇEK İÇ I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, bankada müfetti ş olan başvurucunun bir foto ğraf paylaşımı nedeniyle
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR VOLKAN ÇAKIR BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/35488) Karar Tarihi: 7/4/2021 Başvuru Numaras ı: 2017/35488 Karar Tarihi : 7/4/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN Raportör : Denizhan HOROZG İL Başvurucu : Volkan ÇAKIR Vekili : Av. Murat ÇEK İÇ I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, bankada müfetti ş olan başvurucunun bir foto ğraf paylaşımı nedeniyle iş akdinin feshedilmesinin ifade özgürlü ğünü ihlal etti ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 11/10/2017 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına gönderilmi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle olaylar özetle şöyledir: 8. Başvurucu 1983 do ğumlu olup 23/9/2007 tarihinden i ş akdinin feshedildi ği 18/6/2015 tarihine kadar Türkiye Halk Bankas ı Anonim Şirketinde (Banka) belirsiz süreli i ş sözleşmesiyle müfetti ş olarak çal ışmıştır. Başvuru Numaras ı: 2017/35488 Karar Tarihi : 7/4/2021 39. Başvurucu, bir arkada şının kendisine gönderdi ği ve Banka genel müdürünün odas ının önündeki bo ş kutular ı gösteren bir foto ğraf ı 27/3/2015 tarihinde WhatsApp isimli telefon uygulamas ındaki arkada ş grubunda payla şmıştır. Söz konusu arkada ş grubunda başvurucu ile ayn ı Bankada görevli olan, ayn ı kıdem ve unvandaki müfetti şler bulunmaktad ır. 10. Banka, ba şvurucunun bahse konu payla şımıyla Bankan ın güven ve itibar ını sars ıcı faaliyette bulundu ğu gerekçesiyle i ş akdini 18/6/2015 tarihinde feshetmi ştir. 11. Başvurucu; Bankan ın fesih i şleminin haks ız olduğunu, bu nedenle feshin geçersizli ğine karar verilerek i şe iade edilmesini, i şe başlatılmama hâlinde ise tazminat ödenmesini talep ederek Banka aleyhine i şe iade talepli tespit davas ı açm ıştır. 12. Ankara 1. İş Mahkemesinde (Mahkeme) görülen dava sonucunda 1/12/2015 tarihinde i ş akdinin feshin geçersizli ğine ve ba şvurucunun i şe başlatılmamas ı hâlinde be ş ayl ık ücretinin tazminat olarak belirlenmesine karar verilmi ştir. Gerekçeli karar ında Mahkeme şu değerlendirmelerde bulunmu ştur: "Dosya içeri ğine göre daval ı bankan ın yönetim kurulu toplant ısının yap ıldığı 27/3/201 5 günü destek personeli olan [S.E.]'nin güvenlik kamera izleme odas ına giderek genel müdür ile yönetim kurulu ba şkan ının odalar ının bulundu ğu koridoru güvenlik kameras ından izlerken, genel müdürün odas ının önünde kutular konuldu ğunu görünce genel müdürün görevden ayr ılacağını düşünerek ekrandaki görüntünün foto ğraf ını çekerek cep telefonundaki whatsapp program ı ile payla şmıştır. Bu payla şımlardan birisi de davac ının telefonuna gelince, o da bu foto ğraf ı müfettiş arkadaşlar ı ile iletişim kurdu ğu gruba göndermi ştir. Bu foto ğraftan tefti ş kurulu ba şkan ı haberdar olunca aç ılan soruşturma neticesinde davac ının doğruluk ve ba ğlılığa ayk ırı davran ışı nedeniyle İK 25/2-e maddes i uyar ınca feshedilmi ş ise de davac ının kendisine gelen bir foto ğraf ı kendisi gibi müfetti ş olarak çal ışan arkada şlar ı aras ında payla şmış olmas ı doğruluk ve ba ğlılığa ayk ırı bir davran ış değildir. Ayr ıca, fotoğrafta yaln ızca genel müdürün odas ının önünü gösteren bir güvenlik kameras ı görüntüsü olup bunu payla şırken hakaret veya küçük dü şürücü ifadeler de bulunmad ığı sabittir. Daval ı işverence yap ılan fesih geçersiz olup davac ının k ıdem süresi 7 y ılın üzerinden oldu ğundan, işe başlat ılmamas ı halinde, kendisine ödenecek olan i şe başlatmama tazminat ı 5 maaş olarak belirlenmi ş olup, aşağıdaki hüküm kurulmu ştur." 13. Karar ın temyiz edilmesi üzerine Yarg ıtay 22. Hukuk Dairesi (Daire) 25/2/2016 tarihinde, ba şvurucuya atfedilen eylemin hakl ı nedenle fesih sebebi oldu ğu gerekçesiyle mahkeme karar ının bozularak ortadan kald ırılmas ına ve davan ın reddine oyçoklu ğuyla kara r vermiştir. Dairenin bahse konu karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "Dosya kapsam ına göre; 23/9/2007-18/6/2015 tarihleri aras ında müfetti ş olara k çal ışan davac ının, bankada destek personeli olarak çal ışan dava d ışı [S.E.] taraf ından güvenlik kamera izleme odas ında, genel müdür ile yönetim kurulu ba şkan ın odalar ının bulunduğu koridoru güvenlik kameras ından izlerken genel müdürün odas ının önünde bulunan kutular ı görünce genel müdürün görevden ayr ılacağı düşüncesiyle ekrandaki görüntüyü foto ğraflayarak cep telefonundaki whatsapp program ı ile payla ştığı, bu paylaşımın davac ının telefonuna gelince davac ının da bu foto ğraf ı müfettiş arkadaşıyla iletişim kurduğu guruba gönderdi ği sabittir. Halka aç ık bir şekilde bankac ılık faaliyetinde bulunan, borsada hisse senetleri i şlem gören ülkemizin say ılı bankalar ından olan daval ı bankan ın genel müdürünün görevde n alındığı izlenimini verecek nitelikteki bu görüntünün kurum d ışına s ızmas ı, özellikle bas ına yans ımas ı durumunda ekonomik aç ıdan sak ıncalar do ğuracağı aç ıktır. Yaklaşık sekiz y ıllık Başvuru Numaras ı: 2017/35488 Karar Tarihi : 7/4/2021 4çal ışan niteliğinde olan k ıdemli müfetti ş konumundaki davac ı bu riskleri öngörebilece k konumda olup davac ının bu eylemi i şçi-işveren aras ındaki güven ili şkisini ortadan kald ırır niteliktedir. Davac ıya atfedilen bu eylem 4857 say ılı İş Kanunu 25/2-e. maddesi uyar ınca doğruluk ve bağlılığa uymayan davran ış teşkil ettiğinden ve i ş yerine ait bir s ırrın ifşası niteliği taşıdığından iş sözleşmesinin hakl ı sebeple feshedildi ğinin kabulü ile davan ın reddine karar verilmesi gerekirken yaz ılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir." 14. Yarg ıtay bozma ilam ı sonras ı başvurucu vekili Daire karar ının maddi hataya dayand ığını ileri sürerek bozma ilam ının ortadan kald ırılmas ına karar verilmesini istemi ştir. Daire, ba şvurucu vekilinin bu talebi üzerine 9/5/2017 tarihinde önceki karar ının maddi bir hataya dayand ığı gerekçesiyle ortadan kald ırılmas ına karar vermi ştir. Yeniden yapt ığı incelemede Daire bir önceki ilam ında ortaya koydu ğu gerekçeleri aynen tekrar etmi ş ancak bu kez ba şvurucunun eyleminin fesih için hakl ı neden de ğil ve fakat geçerli neden te şkil ettiğini belirterek mahkeme karar ının ortadan kald ırılmas ına ve davan ın reddine yeniden karar vermi ştir. 15. Daire karar ı başvurucuya 14/9/2017 tarihinde tebli ğ edilmiş, başvurucu 11/10/2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK 16. 15/11/2000 tarihli ve 4603 say ılı Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankas ı, Türkiye Halk Bankas ı Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankas ı Anonim Şirketi Hakk ında Kanun'un 1. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı şöyledir: ''Bankalar, anonim şirket statüsündedirler. Bu Kanunda yer alan hükümler d ışında 4389 say ılı Bankalar Kanunu ile genel hükümlere tabidirler." 17. 4603 say ılı Kanun'un geçici 1. maddesinin (3) numaral ı fıkras ı şöyledir: ''Bankalarda 31.12.2002 tarihinden sonra özel hukuk hükümlerine tâbi olmayan personel çal ıştırılamaz. Yeniden yap ıland ırma sürecinde bankalar ın yönetim kurullar ınca gerek özel hukuk hükümlerine göre çal ıştırılmak üzere kendisine sözle şme teklif edilen ancak özel hukuk hükümlerine göre çal ışmay ı kabul etmeyen gerekse özel huku k hükümlerine göre çal ışmas ı uygun görülmeyip sözle şme imzalanmayan personel, bankalar ın yönetim kurullar ınca Devlet Personel Ba şkanl ığına bildirilir." 18. 22/5/2003 tarihli ve 4857 say ılı İş Kanunu'nun " Feshin geçerli sebebe dayand ırılmas ı" kenar başlıklı 18. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: ''Otuz veya daha fazla i şçi çal ıştıran işyerlerinde en az alt ı ayl ık k ıdemi olan i şçinin belirsiz süreli i ş sözleşmesini fesheden i şveren, işçinin yeterlili ğinden veya davran ışlar ından ya da işletmenin, i şyerinin veya i şin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundad ır.'' 19. 4857 say ılı Kanun'un ''İşverenin hakl ı nedenle derhal fesih hakk ı'' kenar başlıklı 25. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: II- Ahlak ve iyi niyet kurallar ına uymayan haller ve benzerleri: Başvuru Numaras ı: 2017/35488 Karar Tarihi : 7/4/2021 5... e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, h ırsızlık yapmak, i şverenin mesle k sırlar ını ortaya atmak gibi do ğruluk ve ba ğlılığa uymayan davran ışlarda bulunmas ı. ..." 20. Olay tarihinde yürürlükte olan 4857 say ılı Kanun'un 12/10/2017 tarihli ve 7036 say ılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 11. maddesi ile de ğiştirilmeden önceki " Fesih bildirimine itiraz ve usulü " kenar ba şlıklı 20. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "İş sözleşmesi feshedilen i şçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmedi ği veya gösterile n sebebin geçerli bir sebep olmad ığı iddias ı ile fesih bildiriminin tebli ği tarihinden itibaren bir ay içinde i ş mahkemesinde dava açabilir... ... Feshin geçerli bir sebebe dayand ığını ispat yükümlülü ğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayand ığını iddia etti ği takdirde, bu iddias ını ispatla yükümlüdür." . V.İNCELEME VE GEREKÇE 21. Mahkemenin 7/4/2021 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı 22. Başvurucu, bir foto ğraf ı WhatsApp isimli telefon uygulamas ındaki grubunda kendisiyle ayn ı Bankada görev yapan k ıdemli müfetti ş arkadaşlar ı ve gerekti ğinde kendisi hakk ında soruşturma açmaya yetkili olan tefti ş kurulu ba şkan yard ımc ısına iletmekten ibaret eylemi nedeniyle i ş akdinin feshedilmesinin dü şünce ve dü şünceyi aç ıklama özgürlü ğü ile haberleşme hürriyetini ihlal etti ğini iddia etmi ştir. Başvurucu ayr ıca Daire taraf ından verilen kararlarda muhtemel risklerden ve tahmine dayal ı durumlardan bahsedildi ğini oysa olayda Bankan ın bir zarar ının oluşmad ığını belirterek hak arama hürriyetinin de ihlal edildi ğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme 23. Anayasa n ın Düşünceyi aç ıklama ve yayma hürriyeti kenar ba şlıklı 26. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Herkes, dü şünce ve kanaatlerini söz, yaz ı, resim veya ba şka yollarla tek ba şına veya toplu olarak aç ıklama ve yayma hakk ına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamlar ın müdahales i olmaks ızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestli ğini de kapsar... Bu hürriyetlerin kullan ılmas ı,... başkalar ının şöhret veya haklar ının,... korunmas ı ... amaçlar ıyla s ınırlanabilir " 24. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucunun ifade özgürlü ğü, hak arama ve Başvuru Numaras ı: 2017/35488 Karar Tarihi : 7/4/2021 6haberleşme özgürlüklerinin ihlal edildi ğine yönelik şikâyetlerinin bir bütün olarak ifade özgürlüğü kapsam ında incelenmesi uygun görülmü ştür. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 25. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan ifade özgürlü ğünün ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönündena. Genel İlkeler 26.İfade özgürlü ğüne yönelik negatif ve pozitif yükümlülükler aras ındaki s ınırlar ın kesin biçimde tan ımlanmas ı ve birbirinden ayr ılmas ı her durumda mümkün de ğildir. Devlet için öngörülen negatif yükümlülükler, her durumda ifade özgürlü ğüne keyfî surette müdahaleden kaç ınmay ı gerekli k ılar. Pozitif yükümlülükler de bu hakk ın korunmas ını ve bireyler aras ı ilişkiler alan ında olsa da ifade özgürlü ğüne sayg ının güvencelerini sa ğlamaya yönelik olaya özgü tedbirlerin al ınmas ını zorunlu k ılar (benzer yönde de ğerlendirmeler için bkz. Adnan Oktar (3), B. No: 2013/1123, 2/10/2013, 32; Ömür Kara ve Onursal Özbek, B. No: 2013/4825, 24/3/2016, 46). 27. Somut olayda ba şvurucunun i ş sözleşmesi bir foto ğraf payla şımı nedeniyle feshedilmi ştir. Başvurucunun i ş akdini fesheden Banka 4603 say ılı Kanun gere ğince genel hükümlere tabi bir anonim şirket olup ba şvurucu da özel hukuk hükümlerine tabi bir personeldir (bkz. 16, 17). Dolay ısıyla somut olayda kamu gücünü kullanan idarenin doğrudan müdahalesinin söz konusu olmad ığı dikkate al ındığında başvurunun devletin poziti f yükümlülükleri ba ğlam ında incelenmesi gerekti ği değerlendirilmektedir (ayn ı ölçütle negati f yükümlülük ba ğlam ında değerlendirmeler için bkz. Ç.A. (3) [GK], B. No: 2018/10286, 2/7/2020, 104; Ayla Demir İşat [GK], B. No: 2018/24245, 8/10/2020, 113). 28. Bu kapsamda somut olayda Anayasa Mahkemesince yap ılmas ı gereken, başvurucu ile Banka aras ında özel hukuk hükümlerine tabi sözle şme ilişkisinin Banka taraf ından feshedilmesi üzerine kamu makamlar ınca etkili bir yarg ısal sistem kurulup işletilerek ba şvurucunun ifade özgürlü ğü ile işverene sadakat yükümlülü ğü aras ında adil bir denge kurulup kurulmad ığının tespit edilmesinden ibarettir. b. Demokratik Toplumda İfade Özgürlü ğünün Önemi 29.İfade özgürlü ğü; kişinin haber ve bilgilere, ba şkalar ının fikirlerine serbestçe ulaşabilmesi, dü şünce ve kanaatlerinden dolay ı kınanamamas ı ve bunlar ı tek başına veya başkalar ıyla birlikte çe şitli yollarla serbestçe ifade edebilmesi, anlatabilmesi, savunabilmesi, başkalar ına aktarabilmesi ve yayabilmesi anlam ına gelir. Ço ğunluğa muhalif olanlar da dâhil olmak üzere dü şüncelerin her türlü araçla aç ıklanmas ı, aç ıklanan dü şünceye payda ş sağlanmas ı, düşünceyi gerçekle ştirme ve gerçekle ştirme konusunda ba şkalar ını ikna etme çabalar ı ve bu çabalar ın hoşgörüyle kar şılanmas ı çoğulcu demokratik düzenin gereklerindendir. Dolay ısıyla toplumsal ve siyasal ço ğulculuğu sağlamak, her türlü düşüncenin bar ışçıl bir şekilde ve serbestçe ifadesine ba ğlıdır. Bu itibarla dü şünceyi aç ıklama ve yayma özgürlü ğü demokrasinin i şleyişi için yaşamsal önemdedir ( Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015, 33-35; Mehmet Ali Ayd ın [GK], B. No: 2013/9343, 4/6/2015, 42, 43; Tansel Çöla şan, B. No: 2014/6128, 7/7/2015, 35-38). Başvuru Numaras ı: 2017/35488 Karar Tarihi : 7/4/2021 7c.İşçinin İşverene Kar şı Sadakat Yükümlülü ğü 30. Bir iş ilişkisinin gerek istihdam edene gerekse istihdam edilene kar şılıklı ödev ve yükümlülükler yükledi ği gözden kaç ırılmamal ıdır. İş ilişkisinde taraflar ın dilediği gibi davranmas ı ya da taraflardan birinin i ş ilişkisinin sürdürülebilmesi aç ısından karşı taraf ın objektif ve makul beklentilerini yok sayarak hareket etmesi durumunda söz konusu i ş ilişkisinin sona ermesi do ğal bir sonuçtur. Aksi takdirde i ş ilişkisi zorunlu ve hiçbir surette sonland ırılamaz bir niteli ğe bürünür ki bu durumda i ş ilişkisinin kurulma amac ının bir anlam ı kalmaz ( Ç.A. (3) , 112). 31.İşçilerin tabi olduklar ı iş sözleşmeleri gere ğince tan ıml ı olan mesleklerini yapmalar ının mutlak bir hak olarak nitelendirilmesi mümkün de ğildir. İşverenlerin çal ıştırdıklar ı işçilerin verimli şekilde iş görmeleri ve önceden saptanm ış nesnel kurallara karşı sadakat göstermeleri konusunda beklenti içinde olmalar ının hakl ı bir gereklili ğe dayand ığını söylemek gerekir. Zira i şin veriminin dü şmesine veya i şveren ile olan güven ilişkisinin ciddi şekilde zedelenmesine i şçiden kaynaklanan nedenlerle yol aç ılan durumlarda işverenin menfaatinin etkilenece ği aç ıktır. Dolay ısıyla yasal düzenlemelerin ve i şverenin belirlediği kurallar çerçevesinde devam eden i ş ilişkisinin me şru nedenler ortaya ç ıktığında bozulmas ı ve sona erdirilmesi ola ğan bir durumdur ( Ç.A. (3) , 123). 32. Bu tür durumlarda i şveren taraf ından hayata geçirilen i ş ilişkisinin sona erdirilmesine ili şkin tedbirin zorunlu ve ba şvurulabilecek en son çare olarak nitelendirilebilmesi için i şçinin işverenin menfaatine ve beklentilerine ayk ırı davrand ığının ortaya konulmas ı gerekir. Ba şka bir deyi şle işverenin menfaatine zarar vermeyen nedenlerin zorunlu ve son çare olarak ba şvurulmuş tedbirler olarak kabul edilmesi mümkün de ğildir (Ç.A. (3) , 124). d.İşçinin İfade Özgürlü ğü ile İşverene Kar şı Sadakat Yükümlülü ğü Aras ında Adil Denge 33. Kamu gücünü kullanan bir kurumda veya özel bir firmada i şçi statüsünde çal ışan bir işçinin işveren ile aras ındaki ilişkide ahlak ve iyi niyet kurallar ı çerçevesinde hareket etmesi beklenir ve bu ba ğlamda yap ılacak bir sald ırı hakl ı fesih nedeni say ılarak meşru kabul edilebilir. Bu me şruiyet meselesi herkes in ifade özgürlü ğünden yararlanmas ı esas ı gözetildi ğinde işçilerin bir birey olarak Anayasa'n ın 26. maddesinde düzenlenen ifade özgürlüğünün korumas ından yararlanmas ı için herhangi bir engel olarak de ğerlendirilemez. Dolay ısıyla Anayasa'n ın 26. maddesinin getirdi ği güvence, yerine getirilen görevle bağlant ılı bir şekilde genel olarak i şçilerin işverenleri hakk ında yapt ıklar ı beyanlar ı da kapsamaktad ır (baz ı farkl ılıklarla birlikte bkz. İlter Nur, B. No: 2013/6829, 14/4/2016, 26). 34.İşverene kar şı sadakat yükümlülü ğü içerisinde bulunan çal ışanın, bu bağlamda dürüstlük ve ihtiyat kaidelerine uygun bir şekilde hareket etmesi gerekir. Bulunduklar ı konum itibar ıyla kimi zaman i şveren taraf ından toplumla payla şılmayan gizli birtak ım bilgilere sahip olduklar ı için çal ışanlar ın ifade özgürlü ğünü kullan ırken ölçülü davranmalar ını beklemek do ğald ır. Ölçülü davranma yükümlülü ğü çerçevesinde ba şvurucunun ifade özgürlüğü ile işverene kar şı sadakat yükümlülü ğü aras ında adil bir dengenin gözetilip gözetilmedi ğinin değerlendirilmesi gerekir. Bu, soyut bir de ğerlendirme de ğildir. Bu dengelemenin yap ılabilmesi için mevcut olaya uygulanabilecek olan ölçütlerden baz ılar ı şöyledir: Ba şvurucunun amac ı, iyi niyetli olup olmad ığı, ifade özgürlü ğünün s ırf üçüncü kişilere zarar vermek amac ıyla kullan ılıp kullan ılmad ığı, kullan ılan ifadeler ve bunlar ın hede f alınan kişinin yaşam ına etkileri. Başvuru Numaras ı: 2017/35488 Karar Tarihi : 7/4/2021 8e.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 35. Somut olayda ba şvurucunun bir arkada şı taraf ından kendisine gönderilen ve genel müdürün odas ının önündeki bo ş kutular ı gösteren bir foto ğraf ı kendisi gibi müfetti ş arkadaşlar ının dâhil oldu ğu WhatsApp grubunda payla şmas ı nedeniyle i ş akdi feshedilmi ştir. Başvurucu dava açarak bu fesih i şleminin geçersiz oldu ğunu ileri sürmü ş ancak Daire " halka açık bir şekilde bankac ılık faaliyetinde bulunan, borsada hisse senetleri i şlem gören " Bankan ın "genel müdürünün görevden al ındığı izlenimini verecek nitelikteki " söz konusu paylaşımın "iş yerine ait bir s ırrın ifşası niteliği taşıdığını" ve başvurucunun bu eyleminin "işçi-işveren aras ındaki güven ili şkisini ortadan kald ırır nitelikte " olduğunu değerlendirmi ştir. Daire, foto ğraf ın kurum d ışına s ızmas ı veya bas ına yans ımas ı hâlinde doğuracağı sak ıncalar ı gözetmiş ve başvurucunun i ş akdinin feshedilmesinin geçerli neden olarak kabul edilmesi gerekti ğine karar vermi ştir (bkz. 13,14). 36. Bir i ş yerinde çal ışanlar ın gizli kalmas ı gereken baz ı bilgi ve belgeleri i şyeri dışına ç ıkartmalar ı veya buna yol açmaya elveri şli faaliyetlere giri şmeleri iş sözleşmesine ve sadakat yükümlülü ğüne ayk ırı bir davran ış olarak kabul edilebilir. Bu durum söz konus u faaliyetleri gerçekle ştiren kişilerin iş akdinin feshine de yol açabilir. Nitekim Daire karar ı incelendiğinde başvuruya konu payla şımın kurum d ışına s ızmas ı veya bas ına yans ımas ı hâlinde do ğuracağı sak ıncalar çerçevesinde bir de ğerlendirme yap ıldığı görülmektedir (bkz. 13). O hâlde mevcut ba şvuruda ba şvurucunun i ş akdinin feshedilmesinin ifade özgürlü ğünü ihlal ettiğine ilişkin şikâyeti incelenirken yukar ıda belirtilen ilkeler ışığında (bkz. 34) Dairenin bozma ilam ında yer alan gerekçeler de ğerlendirilmelidir. 37. Somut olayda ba şvurucunun ifade özgürlü ğü ile işverene kar şı sadakat yükümlülü ğü aras ında adil bir denge kurulabilmesi için öncelikle olgusal bir durum ifade eden söz konusu foto ğraf ın kim taraf ından, kimlerle ve hangi şartlarda payla şıldığının irdelenmesi gerekir. Ba şvurucu, i şveren Bankada müfetti ş olarak görev yapmakta olup başvuruya konu foto ğraf ı sadece ayn ı Bankada kendisi gibi müfetti ş olan belirli say ıda arkadaşının bulundu ğu WhatsApp grubunda payla şmıştır. Üstelik ba şvurucunun iddias ına göre grup üyelerinden biri de ba şvurucu hakk ında soruşturma açmaya yetkili ki şilerden olan teftiş kurulu ba şkan yard ımc ısıdır. Bu çerçevede söz konusu payla şımın kişilerin güvendikleri insanlarla kurduklar ı kapal ı bir grupta yap ıldığı anlaşılmakta olup ba şvurucunun söz konusu paylaşımı yapmakta kötü niyetinin bulundu ğunu veya i şverene zarar verme amac ının bulunduğunu söylemek mümkün görünmemektedir. 38. Eldeki ba şvuruda de ğerlendirilmesi gereken bir di ğer husus ise ba şvurucunun söz konusu payla şımının işveren üzerindeki etkileridir. Daire karar ında başvurucunun söz konusu payla şımın, yap ıldığı ortam ın kendine has özellikleri veya daha geni ş bir ifadeyle başvuruya konu foto ğraf ın paylaşılma şartlar ının olay ın bütünselli ği içinde yeri değerlendirilmeksizin foto ğraf ın kurum d ışına s ızmas ı hâlinde " genel müdürünün görevden alındığı izlenimini verecek" bir etkisinin oldu ğu ve bunun ekonomik sak ıncalara yol açabileceği kabul edilmi ştir. Bununla birlikte Dairenin böyle bir sonuca varmas ı, ancak başvurucunun söz konusu foto ğraf payla şımına onun verdi ği anlam ın ötesinde anlamlar yüklemesi ile mümkün olmu ştur. Başvurucunun kulland ığı ifadelere onun verdi ği anlam ın ötesinde bir anlam yüklenmemelidir (benzer de ğerlendirmeler içeren birçok karar aras ından bkz. Ergün Poyraz (2) [GK], B. No: 2013/8503, 27/10/2015, 72; Tansel Çöla şan, 69; Emin Ayd ın (2), B. No: 2013/3178, 25/6/2015, 50) . Somut olayda ise ki şilerin ayn ı Bankada ve ayn ı görevde bulunan ve birbirleriyle belirli derecede güven ili şkisi içinde olan çal ışma arkadaşlar ının kurduklar ı çeşitli iletişim gruplar ında kulland ıklar ı ifade yöntemlerine a şırı bir Başvuru Numaras ı: 2017/35488 Karar Tarihi : 7/4/2021 9anlam yüklenmi ştir. Söz konusu payla şımın üçüncü ki şilerle payla şılmamas ı, kurum d ışına çıkart ılmamas ı ve herhangi bir tehlikelili ğinin ortaya ç ıkmamas ı karşısında derece mahkemelerinin ba şvuruya konu payla şımın kurum d ışına s ızmas ı hâlinde büyük zararlar doğacağı varsay ımlar ının kabul edilmesi için daha fazla olgusal veriye ve de ğerlendirmeye ihtiyaç vard ır. 39. Böylelikle somut olayda Daire; ba şvurucunun ifadelerinin i şverenine kar şı sadakat yükümlülü ğüne hangi yönlerden ayk ırılık oluşturduğu ve söz konusu son derece a ğır tedbire zorunlu ve en son çare olarak (bkz. 32) ba şvurulup ba şvurulmad ığı hususlar ında yukar ıda yap ılan aç ıklamalar çerçevesinde yeterli bir de ğerlendirme yapmaks ızın başvurucunun i ş akdinin feshinin geçerli bir nedene dayand ığına karar vermi ş, başvurucunun ifade özgürlü ğü ile işverene kar şı sadakat yükümlülü ğü aras ında bir denge kurmaya çal ışmam ıştır. Bu sebeple Dairenin ba şvurucunun i ş akdinin feshinin geçerli bir nedene dayand ığına ilişkin ileri sürdü ğü gerekçeler, ba şvurucunun ifade özgürlü ğü hakk ına yap ılan müdahale için ilgili ve yeterli olarak kabul edilemez. 40. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa n ın 26. maddesinde güvence alt ına al ınan ifade özgürlüğünün ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 41. 30/11/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 42. Başvurucu, ihlalin tespit edilmesini istemi ş ve tazminat talep etme hakk ını sakl ı tuttuğunu ifade etmi ştir. 43. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına da işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve diğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 44. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan Başvuru Numaras ı: 2017/35488 Karar Tarihi : 7/4/2021 10kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 45.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanun un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile İçtüzük ün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca, ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak, ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde, usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlali n sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58-59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66-67). 46.İncelenen ba şvuruda, ba şvurucunun bir foto ğraf paylaşımı nedeniyle i ş akdinin feshi işleminin geçersizli ği talebinin reddedilmesine ili şkin Daire karar ının gerekçesinin ilgili ve yeterli olmad ığı, bu nedenle ba şvurucunun ifade özgürlü ğünün ihlal edildi ği sonucuna var ılm ıştır. Dolay ısıyla somut ba şvuruda ihlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. 47. Bu durumda ifade özgürlü ğünün ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı f ıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak amac ıyla Yarg ıtay ilgili hukuk dairesine gönderilmesini sa ğlamak üzere Ankara 1. İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 48. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.857,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A.İfade özgürlü ğünün ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa n ın 26. maddesinde güvence alt ına al ınan ifade özgürlü ğünün İHLAL EDİLDİĞİNE, Başvuru Numaras ı: 2017/35488 Karar Tarihi : 7/4/2021 11C. Karar ın bir örne ğinin ifade özgürlü ğünün ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak amac ıyla Yarg ıtay ilgili hukuk dairesine gönderilmesini sa ğlamak üzere Ankara 1. İş Mahkemesine (E.2015/868, K.2015/802) GÖNDER İLMESİNE, D. 257,50 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.857,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, E. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, F. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 7/4/2021 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Üye Üye Selahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN