1. Ceza Dairesi 2023/155 E. , 2024/5167 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1422 E., 2021/3413 K. SUÇ : İhmali davranışla kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin birinci fıkrası uyar
**1. Ceza Dairesi 2023/155 E. , 2024/5167 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1422 E., 2021/3413 K. SUÇ : İhmali davranışla kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.06.2019 tarihli ve 2018/65 Esas, 2019/335 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktüle karşı ihmali davranışla kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 83/3, 62/1 ve 53 maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 28.12.2021 tarihli ve 2021/1422 Esas, 2021/3413 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz sebepleri özetle; kararın gerekçesiz olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, beraat kararı verilmezse taksirle adam öldürmeden cezalandırılması gerektiğine ve eksik inceleme yapıldığına ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanık ...' in 38 VP ... plaka sayılı Mercedes Benz marka suçta kullanılan kamyonun sahibi olduğu, 01.07.2017 tarihinde mobilya taşımak için Kayseri' den Ağrı tarafına gittiği ve yol üzerinde Sivas’a bağlı... ilçesinden geçtiği, müteveffa ...' ın da olay günü...' ya geldiği, arkadaşları ... ve ... ile birlikte ile birlikte alkol aldıkları ve daha sonra bir şeyler yemek amacıyla ...Balık Restoranına gittikleri, restoranda alkol almaya devam ettikleri, müteveffanın sigara içmek için dışarıya çıktığı fakat yarım saat geçmesine rağmen geri dönmediği, bunun üzerine restoran sahibi ve müteveffanın arkadaşlarının müteveffayı aramak için dışarıya çıktığı, restoran çevresinde müteveffayı bulamayınca araca binip çevrede araştırma yaptıkları, yol üzerinde müteveffanın tişörtünü buldukları ve tişörtün yanında kırık araç parçaları gördükleri, müteveffanın kaza sonucu hastaneye kaldırılmış olabileceğini düşünerek hastaneye gittikleri, hastanede bir kayıt bulamayınca tekrar olay mahalline dönüp yaya olarak aramaya başladıkları, '... nerdesin' diye bağırmaları üzerine yolun kenarından 'ahh' diye ses geldiği, hemen ambulansa haber verdikleri ve müteveffanın... Devlet Hastanesi' ne götürüldüğü, müteveffanın tedavi için saat 03.31 de Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi' ne sevk edildiği ve 04.05 de hastaneye vardığı, burada yapılan müdahalelere rağmen 03.07.2017 tarihinde saat 13.10’da hayatını kaybettiği, Olay yerinde adli emanete kayıtlı kırmızı renkte Mercedes kamyon amblemi ve 40x25 cm boyutlarında gri çerçeve, 23x11,5 cm boyutlarında gri far çerçevesi, 2 adet kırmızı tampon parçası bulunduğu, olay yerinde bulunan parçaların ve 38 VP 772 plakalı aracın soruşturma aşamasında bilirkişi marifetiyle incelenmesi neticesinde hazırlanan raporun sonuç kısmına göre 38 VP... plakalı aracın sol ön tamponunun değiştirildiği, far ve sinyal çerçevelerinin orijinal olmadığı, bu parçaların modifiye edilerek değiştirildiğinin tespit edildiği, 38 VP ... plaka sayılı aracın 01.07.2017 tarihinde 00:53' de...' dan Refahiye istikametine doğru geçiş yaptığının PTS kayıtlarına göre belirlendiği, kazanın tahmini oluş saati ile sanığın olay yerinden geçtiği saatlerin birbirine uyduğu, 01.07.2017 tarihinde Refahiye ve Erzurum' dan alınan PTS kayıtlarına göre olay yerinde bulunan parçaların 38 VP ... plakalı kamyonda kırık olduğu soruşturma aşamasında tespit edildiği anlaşılmıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Dosya içeriğine göre; Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 30.07.2018 tarihli raporunda müteveffanın ölüm nedeni ve illiyet bağı yönünden yaptığı değerlendirmede "Kişinin ölümünün genel vücut travmasına bağlı çok sayıda kot kırığı, büyük kemik kırıkları, iç organ yaralanmaları (akciğer, dalak ve böbrek) ve gelişen komplikasyonları (sepsis, böbrek yetmezliği ve karaciğer yetmezliği) sonucu meydana gelmiş olduğu, 01.07.2017 tarihinde maruz kaldığı araç dışı trafik kazası sonucu yaralanması ile 03.07.2017 tarihinde ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, araç dışı trafik kazasında oluşan ilk darbeyi bacak ve kalça bölgesinden aldığı, vücudunda tespit edilen ve ölümüne neden olan travmatik değişimlerin lokalizasyonu, özellikleri ve ağırlıkları dikkate alındığında, yaralanma sonrası gecikmeksizin hastaneye götürülmesiyle kurtulma ihtimalinin bulunduğu, ancak bu hususta kesin bir değerlendirme yapılamadığının" belirtildiği, hazırlanan kaza tespit tutanağına göre de olay tarihinde Erzincan ilinden Sivas istikametine seyir halinde olan ve kaza yerinden firar eden ve daha sonradan tespit edilen sanık ...'in 38 VP ... Plakalı Mercedes marka kamyonuyla yol üzerinde yaya olarak bulunan müteveffa ...'a çarpması sonucu tek taraflı ölümlü trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun'un (2918 sayılı Kanun) 52/1-b maddesini (aracın hızını ... Görüş, yol, hava, ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) ihlal ettiği, yaya müteveffa ...'ın ise 2918 sayılı Kanun'un 68/1-a-2 maddesini (yayaların yürümesine ayrılmış kısımların kullanılmasının mümkün olmadığı veya bulunmadığı hallerde, taşıt trafiğini tehlikeye düşürecek şekilde taşıt yolunda yürümek) kuralını ihlal ettiğinin anlaşıldığı somut olayda sanığın ihmali eylemi neticesinde müteveffanın öldüğüne ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi suretiyle sanığın 5237 sayılı Kanun'un 85/1. maddesi uyarınca basit taksirle öldürme suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek ihmali davranışla kasten öldürme suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Uygulamaya göre de; sanık hakkında hüküm kurulurken önce 5237 sayılı Kanun'un 81/1. maddesi gereği müebbet hapis cezası verilmeli daha sonra 5237 sayılı Kanun'un 83/3. maddesi gereğince ceza belirlenmesi gerekirken doğrudan 5237 sayılı Kanun'un 83/3. maddesi gereğince "takdiren 15 yıl hapis cezasıyla cezalandırılması" ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (3) ve (4) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 28.12.2021 tarihli ve 2021/1422 Esas, 2021/3413 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği "suç niteliği yönünden", Tebliğname’ye aykırı olarak, üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y İnceleme konusu yapılan davada hukuki uyuşmazlık konusu olan husus sanık hakkındaki suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı yolundadır. Olay tarihinde arkadaşları ile alkol almakta iken bir süreliğine arkadaşlarının yanından ayrılan maktul saatler sonra kara yolu kenarında yaralı halde bulunmuş ve kaldırıldığı hastanede ölmüştür. ATK raporuna göre maktulün ölümü ile geçirdiği kaza arasında illiyet bağı vardır. Olay tarihinde sanık ...plaka sayılı kamyonu kullanmaktadır. Sanık kaza yapan aracının 13.07.2017 tarihinde tespit edilmesi üzerine yakalanmış ve beyanı alınmıştır. Olay yerinde sanığın aracına ait parçalar tespit edilmiş olup PTS kayıtları ve aracın olay yerinde kalan parçalarından yola çıkılarak araç tespit edilmiş, araç bulunduktan sonra da kaza yerinde hasara uğrayan yerlerinin tamir edilmiş olduğu fark edilmiştir. Maktul sigara içmek için gidip geri dönmeyince arkadaşları yol üzerinde maktulün beyaz tişörtünü ve kırık araç parçalarını bulmuşlar ancak maktulü yolda görememişlerdir. Hastaneye gidip araştırma yapan maktulün yakınları tekrar olay yerine döndüklerinde maktulü yolun en az 3-5 metre dışında onun seslenmesi üzerine fark etmişler ve saat 03.30 civarında hastaneye götürmüşlerdir. Maktulün arkadaş grubundan ayrılması ile bulunduğu saat arasında geçen süre yaklaşık 4 saattir ve adli tıp raporuna göre maktulün hastaneye götürülmesi halinde yaşama olasılığı mevcuttur. Yine ATK raporuna göre bu olayda hem maktul hem sanık kamyon sürücüsü kusurludur. Bu koşullarda sanık kendininde kusurlu olduğu bir eylem sonucu maktulün zarar görmesine ve neticede ölmesine sebebiyet vermiş olup maktulü fark ettiği halde sağlık kuruluşuna götürmemek ve bir sağlık kuruluşuna haber vermemekle yükümlü olduğu icrai davranışı gerçekleştirmemiştir. Özellikle maktulün yaralanmasından bulunmasına kadar geçen süre maktulün tişörtünün birbirinden uzak noktalarda bulunması sanığın eylem sonrası olan davranışları dikkate alındığında TCK'nin 83 üncü madde uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı yolunda görüş bildiren Sayın çoğunluğa katılmıyorum.