21. Hukuk Dairesi 2008/7657 E. , 2008/9490 K. "" MAHKEMESİ : Kırklareli Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi TARİHİ : 08/12/2006 Davacı, 1.1.2006 tarihi itibariyle yaşlılık aylığını kesen ve fuzuli ödenen maaşların geri ödenmesini isteyen kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi t…
**21. Hukuk Dairesi 2008/7657 E. , 2008/9490 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kırklareli Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi TARİHİ : 08/12/2006 Davacı, 1.1.2006 tarihi itibariyle yaşlılık aylığını kesen ve fuzuli ödenen maaşların geri ödenmesini isteyen kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. Davacı Sosyal Sigortalar Kurumundan 01.11.1997 tarihinde emekli olduğunu sosyal güvenlik destek primi ödemek suretiyle serbest avukatlık faaliyetini sürdürdüğünü, 01.01.2006–01.04.2006 tarihleri arasında dava dışı P.belediye başkanlığına vekâlet sözleşmesi ile avukatlık hizmeti verdiği halde davalı kurumun bu hizmeti belediye bünyesinde sözleşmeli çalışma kabul ederek 01.01.2006 tarihi itibarıyla yaşlılık aylığını kestiğini, 30.06.2006 tarihli talebi üzerine aylığının 01.07.2006 tarihinden itibaren yeniden bağlanarak 01.01.2006–01.07.2006 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylığının borç çıkarıldığından bahisle, 01.01.2006 tarihi itibarıyla yaşlılık aylığını kesen ve fuzuli ödenen maaşların geri ödenmesini isteyen kurum işleminin iptalini istemiştir. Mahkemece davacı ile P.Belediye Başkanlığı arasındaki ilişkinin vekâlet sözleşmesine dayalı olduğu 10 tane derdest dosyası bulunun küçük bir belediyenin kadrolu avukat tutmasının ekonomik olmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuç dosya içeriğine usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Davacının emekli olduktan sonra serbest avukat olarak çalışmasını sürdürdüğü ve dava dışı P.Belediye Başkanlığı’na 01.01.2006–01.04.2006 tarihleri arasında avukatlık hizmeti verdiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık davacı ile belediye arasındaki ilişkinin mahiyetinin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Mahkemece davacının belediyeye verdiği hizmetin vekalet akdine dayalı olduğu kabul edilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya aykırı olmuştur. Gerçekten davacının 5393 sayılı yasanın 49/4.maddesi kapsamında aylık 400,00-YTL ücretle ve kısmi zamanlı sözleşme ile avukat olarak çalıştırıldığı dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Aradaki ilişkinin kısmi zamanlı sözleşmeye mi, yoksa vekâlet akdine mi dayandığı sorununun çözümünde, ücret ve bağımlılık unsurları ile yetinilmeyip, yapılacak işin zamanla mı, yoksa sayı iİe mi sınırlandığının da dikkate alınması gerekir. Şayet sayı ile bir sınırlandırma var ise, ilişkinin vekâlet ilişkisine dayandığı; aksi halde kısmi zamanlı sözleşmenin söz konusu olduğu sonucuna varılmalıdır. Somut olayda, davacının hafta da bir gün olmak üzere sürekli şekilde çalıştığı ücretlerinin aylık olarak belirlenerek buna göre ödendiği ve sayı ile iş yapmadığı görülmektedir.