Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/1083 E. , 2024/2780 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1083 Karar No : 2024/2780 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI)... Tekstil Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜREC…
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/1083 E. , 2024/2780 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1083 Karar No : 2024/2780 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI)... Tekstil Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... tarih ve ... sayılı Soruşturma Raporu'na istinaden davacı adına 2009 yılında tescilli 22 adet beyanname muhteviyatı eşyalara ilişkin dahilde işleme rejimi şartlarının ihlal edildiğinden bahisle yapılan dampinge karşı vergi ve katma değer vergisi tahakkukuna vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, ... tarih ve ... sayılı Soruşturma Raporu'nun incelenmesinden, dahilde işleme rejimi kapsamında ithal edilen kumaş cinsi eşyanın ... Holding Anonim Şirketi'nin dış ticaret firması olan ... Tekstil Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne serbest bölgede satıldığı, bu satışlara ilişkin faturalarda menşe bilgisinin boş bırakıldığı, sonrasında anılan eşyaların mal mukabili olarak Almanya'da mukim ... firmasına Türk menşeli olarak satıldığı, gönderilen eşyaların boşaltılmadan aynı araçlarla Türkiye'ye geri getirildiği, düzenlenen yeni belgelerde çıkış beyannamesinde yer alan menşe, kap, miktar ve GTİP gibi unsurların aynen yer aldığı, ödeme şeklinin de mal mukabili olarak gösterildiği, anılan hususların olayla ilgisi açık olan şoför ifadeleri ve yazışmalarla da somut bir şekilde tespit edildiği, Türkiye menşeli olarak beyan edilerek dampinge karşı vergi ve bundan kaynaklanan katma değer vergisi ödenmeden Türk Gümrük Hattı'na dahil edilen eşyaya ilişkin rejim şartlarının ihlal edildiğinin anlaşıldığı, öte yandan, dava konusu olayla ilgili olarak ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan ceza davasının devam etmesi nedeniyle olayda tahakkuk zamanaşımının bulunmadığı, bu durumda, dahilde işleme rejimini amaçlanan kamu yararının dışında ve muvazaalı bir biçimde işleterek vergi kaybına neden olan davacı adına tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, istinafa konu karar ile davalı lehine verilen vekalet ücretinin geçerli olduğuna hükmedilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dahilde işleme rejimi hükümlerinin ihlal edilmediği, ceza davasının neticesinin beklenilmesi gerektiği, davaya konu tahakkukların zamanaşımına uğradığı; davalı idarece, kararın vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Tarafların temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan Bölge idare mahkemesi kararının davanın reddine dair karara yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek durumda bulunmamıştır. Temyizen incelenen kararın davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine dair hüküm fıkrasına gelince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son paragrafında, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınarak avukatlık ücretine hükmedileceği belirtilmiştir. Öte yandan, 21/09/2023 tarih ve 32316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ikinci kısmının ikinci bölümünün 17/(a) bendinde, yargı yerlerinde, İcra ve İflas Dairelerinde yapılan ve konusu para olmayan veya para ile değerlendirilemeyen hukuki yardımlara ödenecek duruşmasız dava ve işler için maktu vekalet ücreti belirlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin (1) numaralı fıkrasının 22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle değişik halinde ise, başvurma, karar ve ilam harçları, dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti, yargılama sırasında yapılan diğer giderler yargılama giderleri arasında sayılmış olup, aynı Kanun'un 326. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkralarında, yargılama giderlerinin, Kanun'la belirtilen haller dışında aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her birinin kısmen haklı çıkması durumunda, mahkemece, yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağı, 330. maddesinde ise, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedileceği kurala bağlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden, davanın reddi yolundaki Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararın kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline dair kararın temyiz incelemesi neticesinde bozulması üzerine Bölge İdare Mahkemesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine rağmen davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşıldığından karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı lehine maktu vekalet ücreti olan 16.500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 2. Karardan, "istinafa konu karar ile davalı lehine verilen vekalet ücretinin geçerli olduğuna" dair hüküm fıkrasının çıkartılarak yerine ''karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 16.500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle temyize konu kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "temyizen verilen kararlar üzerine yapılacak işlemler" başlıklı 50/3. maddesinde, temyiz incelemesi sonrası bozma kararları verilerek gönderilen dosyaların, BİM tarafından öncelikle incelenerek ya bozma kararına "uyarak" yada kararında "ısrar" ederek bir karar vereceği hükme bağlanmış bu iki yol dışında BİM'ne üçüncü bir karar alma yetkisi verilmemiştir. Buna göre, BİM tarafından, evvelden istinaf edilme üzerine kaldırarak verdiği bir kararın Danıştay'ca bozulması halinde, başkaca bir değerlendirme yapmadan, sadece; "bozma kararına uyularak" dedikten sonra İYUK 45/4. maddesi uyarınca hukuka uygun bulmayarak kaldırdığı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi şeklinde bir karar vermesi, bir başka ifadeyle, hukuk aleminden kaldırıldığından ortada olmayan bir kararı onaylıyorum diyerek ilk derece mahkemesinin kaldırılan kararını işleme koyması mümkün değildir. Olayda, Dairemiz (Danıştay) bozma kararı üzerine, kararı bozulan İstinaf Vergi Dairesi tarafından, bozulan dosyaya ilişkin tebligat işlemleri tamamlandıktan sonra "uyma" kararı verilecekse, kaldırdığı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi suretiyle değil, işin esası hakkında bozma gereklerine uygun bir değerlendirme yapılarak karar verilmediğinden, iş bu kararın; yukarıda mezkur mevzuat hükümlerine uygun bir karar verilmek üzere bozularak dosyanın geldiği yer istinaf Vergi Dava Dairesine gönderilmesi gerektiği görüşüyle, Daire kararına katılmıyorum. (XX) KARŞI OY : Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bölge idare mahkemesi kararı aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddi ve kararın onanması gerektiği oyu ile, Dairemiz kararının temyize konu kararın düzeltilerek onanmasına dair kısmına katılmıyorum.