T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1300 Esas KARAR NO: 2026/208 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/05/2024 NUMARASI: 2023/3 Esas, 2024/547 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 11/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1300 Esas KARAR NO: 2026/208 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/05/2024 NUMARASI: 2023/3 Esas, 2024/547 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 11/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin bir alışveriş sebebi ile davalıların murisleri ....'a açık senet imzaladığını, o tarih itibariyle müvekkilinin borcunun 10.000-TL olduğunu ve müvekkilinin davalıların murislerine ve o tarih itibariyle murisin iş yerinde çalışan ... isimli şahsın imzaladığı makbuzlarla ödediğini, ancak davalıların murisinin açık tarihli bonoyu sonradan 32.000-TL olarak doldurduğunu yazı ve rakamları tamamen sonradan eklediğini ve Kadıköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası (İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası) ile icra takibi başlattığını, bononun kasaya alınmaması sebebiyle bonoyu inceleme fırsatının olmadığını, takibe konu bononun müvekkilinin el ürünü olmadığını, imza dışında tüm rakamların ve yazıların sonradan doldurulduğunu ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde usul kurallarına aykırılık olduğunu, eksik harcın tamamlanması gerektiğini, bononun geçerli bir kambiyo senedi vasfını taşıması için senet üzerindeki yazının borçluya ait olması zorunluluğunun bulunmadığını, dava dilekçesinde imzanın davacıya ait olduğunun açıkça ikrar edildiğini, dava dilekçesinde yer alan bütün iddiaları reddetmekle davacının iddia ettiği gibi bir durumun mevcudiyetinde dahi mevzuatta yer alan hükümler uyarınca işbu bononun geçerli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davaya konu borcun dayanağının bir kambiyo senedi olduğu, senedin kambiyo senedine havi tüm unsurları içerdiği, davacı tarafından senedin imzalı fakat boş olarak verildiğini ve sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunun iddia edildiği, HMK'nın 201. maddesi gereğince yazılı bir belgeye bağlanmış olan iddiaya karşı def’i olarak ileri sürülen hususların yazılı delille ispatlanmasının gerektiği, davacı tarafından ileri sürülen hususların tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davalı tarafça tanık dinlenilmesine muvafakat edildiğinin açıkça beyan edilmediği, sebepten mücerret olan kambiyo senedi nedeniyle boş olan kısımların sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulmak suretiyle takibe konulduğu iddiasında bulunan davacının bu iddiasını usulüne uygun yazılı delillerle ispat etmesi gerektiği, davalı savunmaları ile ihdas nedeninin talil edilmediği, iddiasını yazılı belge ile kanıtlayamayan davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı, davacıya yemin hakkının hatırlatıldığı, yemin hakkını kullanacağını beyan etmesi karşısında davalıların yemin ettikleri, davacı taraf iddialarını usulüne uygun olarak ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek; mahkemenin eksik inceleme sonunda karar verdiğini, yemin delilini değerlendirmeye aldığını, delil listesinde yer alan diğer delillerin toplanmasına yardımcı olmadığını, çünkü mahkemenin yetkisi geniş olup, davacı tarafın her türlü delil ile davasını ispat edebileceğini, mahkemenin borcun haricen ödendiğini bilen tanık ve ...'ın yanında işçi olarak çalışan ..... isimli şahsın tanık olarak dinleyebileceğini, ayrıca dava konusu bono üzerinde mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırabileceğini, rakamın ve yazılaran sonradan doldurulduğu hususlarının tesbit edilmesi için bu delile dayandığını, ancak mahkemenin bu önemli hususu da atlayarak eksik inceleme ile karar verdiğini, verilen bu kararın yerinde olmadığını, davalı tarafın tanık dinletmeye muvakat etmemesinin geniş yetkilere haiz mahkemeyi bağlamayacağını, dolayısıyla mahkemenin bu değerlendirmesi de usul ve yasalara aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının takip dayanağı bonodaki imzasını inkar etmeyip, borcun ödendiğini, açık olarak verilen senedin sonradan gerçeğe aykırı olarak fazla şekilde doldurulduğunu ileri sürdüğü, ileri sürülen bu iddiaların HMK'nın 201.maddesin uyarınca yazılı olarak ispat etmesi gerektiği, senede karşı tanıkla ispat yasağı kuralı nedeniyle davada tanık dinlenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.11/02/2026