1. Hukuk Dairesi 2011/9268 E. , 2011/9970 K. "" MAHKEMESİ : TİREBOLU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/04/2010 Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı, miras bırakan babası H. İ.'in kayden maliki olduğu 36 parsel sayılı taşınmazını davalı oğlu T.'e, 128 parsel sayılı taşınmazı ile 14 ve 28 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını ise T.'in eşi olan davalı gelini H.'ye mirastan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak satış suretiyle temlik ettiğini ileri sürere…
**1. Hukuk Dairesi 2011/9268 E. , 2011/9970 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : TİREBOLU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/04/2010 Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı, miras bırakan babası H. İ.'in kayden maliki olduğu 36 parsel sayılı taşınmazını davalı oğlu T.'e, 128 parsel sayılı taşınmazı ile 14 ve 28 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını ise T.'in eşi olan davalı gelini H.'ye mirastan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak satış suretiyle temlik ettiğini ileri sürerek, tapu iptal ve miras payı oranında tescil, birleşen dosyadan da mümkün olmadığı takdirde tenkis isteğinde bulunmuştur. Davalı, muvazaa iddiasının doğru olmadığını, miras bırakanın davalıya da taşınmaz temlik ettiğini, davalının bu taşınmazı dava dışı bir şahsa sattığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazların davalılara yapılan temliklerinin muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi.... raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve miras payı oranında tescil, mümkün olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; miras bırakan H. İ. A.'ın 36 parselde kayıtlı taşınmazını 26.08.1998 tarihinde davalı oğlu T.'e, 128 parsel sayılı taşınmazının tamamı ile 14 ve 28 parsedeki paylarını ise 04.10.2001 tarihinde diğer davalının eşi olan davalı gelini H.'ye satış suretiyle temlik ettiği, murisin 28.12.2003 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak davacı kızı ile davalı oğlunun kaldığı, davacının, çekişme konusu taşınmazların davalılara temliklerinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l.4.1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26.maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.