10. Hukuk Dairesi 2024/5845 E. , 2024/6697 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2765 E., 2023/2588 K. KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/574 E., 2021/605 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından…
**10. Hukuk Dairesi 2024/5845 E. , 2024/6697 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2765 E., 2023/2588 K. KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/574 E., 2021/605 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 0600199346501 sigorta sicil numarası ile 01.10.1993 tarihinde işe giriş bildirgesi verilerek Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi olarak işe başladığını, halen Bilkent Üniversitesinde Güzel Sanatlar Fakültesinde görev yaptığını, davacının davalı ... Üniversitesinde öğretim üyesi olarak görev yapmaya başladığı ve adına kısa vadeli sigorta kollarından prim yatırıldığı 01.10.1993 tarihinden uzun vadeli sigorta kollarına tabi olduğu dönem olan 31.12.1999 dönemine kadar olan sigortalı hizmetinin ( hizmet dökümünde uzun vadeli sigorta kollarına tabi görülen 1999/3 dönemi hariç olmak üzere ) tespitine eksik sigorta primlerinin yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur. Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... davacı ile aynı yerde çalışan bordrolu çalışanlar dinlenilmiş, bu çalışanlar davacının çalışma tarihlerini doğrulamış, davacının kısa vadeli sigorta kollarına tabi olarak bildirilmediği, davacının imza kaydını içeren işe giriş bildirgesi göz önünde bulundurulduğunda Kuruma yapılan sigortalılık hizmet bildiriminin yazılı beyan yerine geçtiği, davacı ile davalı işveren veya vekili tarafından imzalanan sözleşmenin bulunduğu, Davacının Bilkent Üniversitesinde öğretim üyesi olarak görev yaptığı dikkate alınarak, kısa vadeli sigorta kollarından primin yatırıldığı ancak 01.11.1993 tarihinden uzun vadeli sigorta kollarına tabi olduğu dönem olan 30.09.1999 dönemine kadar olan sigortalılık hizmetinin tesbiti ve davacının talep tarihi olan 01.10.1993 tarihinden sonraki aybaşı olan 01.11.1993 tarihinden itibaren uzun vadeli sigorta kollarına tabi olduğu dönem olan 30.9.1999 dönemine kadar olan sigortalı hizmetinin tesbiti gerektiğinden 01.10.1993 ile 31.10.1993 tarihleri arasındaki tespit talebinin reddine karar verilmesi gerektiği..." gerekçesi ile "Davacının davasının kısmen kabulü ile Davacının davalı ... Üniversitesinde öğretim üyesi olarak 01.11.1993 yılı ile 30.09.1999 tarihleri arasında uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalıştığının tespitine 01.10.1993 ile 31.10.1993 tarihleri arasındaki tespit talebinin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece reddedilen dönem yönünden verilen işe giriş bildirgesinin Kuruma yazılı başvuru mahiyetinde olduğunu, ayrıca Kanun gereği istek tarihinden sonraki 1 aylık süre nedeni ile davanın kısmen kabulüne karar verilerek aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin müvekkilinin yargılamanın uzun sürmesi yanında ayrıca külfet altına soktuğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, müvekkili Kurumun harçtan muaf olmasına rağmen aleyhe harca hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Feri müdahil Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesi özetle, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...Davacının işyeri kayıtları incelendiğinde; 14.01.1952 doğumlu davacının 01.10.1993 tarihinden itibaren fiilen çalışmaya başladığı, Güzel Sanatlar Fakültesinde öğretim görevlisi olduğu, davacı ile birer yıllık her yıl tekrarlanan sözleşmeler veya uzatma sözleşmelerinin düzenlendiği, 27.10.1993 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden davacının 01.10.993 tarihinde işe başladığına ilişkin işe giriş bildirgesinin bulunduğu, dava konusu 01.10.1993-30.09.1999 tarihleri arasında kısa vadeli sigorta kollarından sigortalı sayıldığı anlaşılmaktadır. Davacı adına sigortalı işe giriş bildirgesinin verilmiş olması ve bu dönemde ücretinden kısa vadeli sigorta primi kesintisi yapılması nedeniyle, davacının uzun vadeli sigorta kolları kapsamında sigortalı olmayı istediğinin kabul edilmesi gerektiği, uzun seneler ülkemizde çalışan bir kişinin uzun vadeli sigorta kollarından sağlanan yardımlardan yararlanmayı istemesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu anlaşılmakla, mahkemece "davacının 16.10.1989 - 30.06.2000 tarihleri arasında davalı işverenlikte 506 sayılı Kanun kapsamında bordrolarda belirtilen ücret üzerinden çalıştığının tespitine" karar verilmesi doğrudur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/21-794 E., 2014/435 K. sayılı kararında ifadesini bulan "...Türk uyruklu olmayan kimsenin uzun vadeli sigorta kollarından yararlanabilmesi için Kanunun öngörmüş olduğu yazılı istek koşulu, Kuruma başvurmanın kanıtlanması çerçevesinde değerlendirilmelidir. Diğer bir ifade ile isteğin Kuruma yazılı olarak bildirilmesi koşulu, geçerlik değil ispat koşuludur. Örneğin yazılı başvuru olmasa bile işe giriş bildirgesi imzalanarak Kuruma verilmişse yazılı istek koşulu gerçekleşmiş sayılır. Hatta işe giriş bildirgesi verilmese bile malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortası primleri ödenmiş olmasına karşın yabancı uyruklu kişi itiraz etmemişse, kendisi sigortalı sayılacaktır (Aslanköylü ..., Sosyal Sigortalar Kanunu Yorumu, 1. Cilt, Ankara 2004, s.259 vd.)..." görüş de bu yöndedir. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 18.04.2013 tarih ve 2013/4996-7946 E.K. sayılı kararı da benzer niteliktedir. 506 sayılı Kanun'un 3/II-A maddesini değiştiren 4958 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 06.08.2003 tarihine kadar olan dönemde, yabancıların uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmaları için yazılı istek arandığı, davacının 01.10.1993 tarihinde işe girdiğini belirten işe giriş bildirgesinin süresinde Kuruma intikal ettirildiği ve bildirgede kısa vadeli sigorta kollarına tabi olmayı içeren bir kayıt bulunmadığı, bu şekilde verilen işe giriş bildirgesinin yabancı uyruklu sigortalılar için 506 sayılı Kanun'un 3/II-A maddesinde öngörülen yazılı istek yerine geçeceği kabul edilerek, bildirgeyi takip eden aybaşından itibaren davacı adına kısa vadeli sigorta kollarından prim yatırılan 01.11.1993-30.09.1999 tarihleri arasında, davacının 506 sayılı Kanun kapsamında uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalışmış sayılmasına karar verilmesi doğru olup, davalı ... Rektörlüğünün 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 3708 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesiyle değişik (b) bendi ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13 üncü maddesinin (j) bendine göre harçlardan müstesna olduğu göz önünde bulundurulmaksızın hükmün 4 ve 5 inci bentlerinde harçtan sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırıdır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 16.04.2015 gün ve 2015/2035 E. 2015/7569 K. sayılı kararı da bu yöndedir. Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında, davacı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin istinaf isteminin ise 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b.2 bendi uyarınca kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak, yerine aşağıdaki şekilde karar vermek gerektiği" gerekçesiyle; "1-Davacı vekili ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, 2-Davalı ... vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulüne, 3-Ankara 13. İş Mahkemesi'nin 10.11.2021 tarih ve 2020/574 E. ve 2021/605 K. sayılı kararının kaldırılmasına yerine, 4-Davanın kısmen kabulüne, 5-Davacının davalı ... Üniversitesinde öğretim üyesi olarak 01.11.1993 yılı ile 30.09.1999 tarihleri arasında uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalıştığının tespitine 01.10.1993 ile 31.10.1993 tarihleri arasındaki tespit talebinin reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 506 sayılı Kanun'un 79/1 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.