23. Ceza Dairesi 2016/11615 E. , 2016/10288 K. "" Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şüpheliler ... ve ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29/05/2014 tarihli ve 2014/68883 soruşturma, 2014/40232 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik müşteki tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 08/09/2014 tarihli ve 2014/1600 değişik iş sayılı karar aleyh…
**23. Ceza Dairesi 2016/11615 E. , 2016/10288 K.** **"İçtihat Metni"** Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şüpheliler ... ve ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29/05/2014 tarihli ve 2014/68883 soruşturma, 2014/40232 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik müşteki tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 08/09/2014 tarihli ve 2014/1600 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 29/09/2015 gün ve 34-13025-2014-19379/62198 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/10/2015 gün ve 2015/333557 sayılı yazısıyla dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteminde; 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, dosya kapsamına göre, suça konu 25/03/2011 keşide tarihli, 17.000,00 Türk lirası bedelli şüpheli ...’ye ait çek hesabına ait çekin şüpheli ... tarafından mal alımı karşılığı müşteki Durcan Şahin’e verildiği, çekin müşteki tarafından bankaya sunulması üzerine banka tarafından çek hesabı sahibine ait mukayese imzalar ile çek üzerindeki imzanın birbirini tutmaması nedeniyle ödeme yapılmadığı, bunun üzerine müşteki tarafından şüpheliler aleyhine Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün 2011/6920 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, takip sonrası bu kez şüpheli ... tarafından müşteki aleyhine icra takibine konu çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle imzaya ve borca itiraz ettiğine dair beyanlarla dava açıldığı, Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 21/11/2011 tarihli ve 2011/1092 esas, 2011/1403 sayılı kararı ile süresinden sonra itirazda bulunulması nedeniyle davanın reddine karar verildiği, çeke konu alacağın cebri icra kanalıyla 25/04/2012 tarihinde tahsil edildiği, şüpheli ...’nin 27/06/2013 tarihinde alınan ifadesinde Kaysum Tekstil İnşaat Gıda Meyve