T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/735 KARAR NO : 2025/1597 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/01/2024 (Karar) NUMARASI : 2019/... Esas, 2024/37 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 27/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/11/2025 Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda ya…
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/735 KARAR NO : 2025/1597 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/01/2024 (Karar) NUMARASI : 2019/... Esas, 2024/37 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 27/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/11/2025 Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.09.2018 günü saat 12:55 sıralarında ...sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın yola ani giriş yapan sürücü ...'ın kullanmış olduğu ... plakalı araca çarpacağını düşünerek yapmış olduğu ani manevra sonrası aracının direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, gidiş istikametine göre aracının sağ ön lastik kısımlarıyla önce yaya kaldırımına çarptığını, çarpmanın devamı ile yaya kaldırımda yürümekte olan müvekkili ... ... 'e çarpması sonucu yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın asli kusurlu olduğunu, ... plakalı aracın sürücüsü ...'nın ise tali kusurlu olduğunu, müvekkili ...'un ise kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkili ...'un yaralanması dolayısıyla davalılardan ... ve ...hakkında taksirle yaralamaya sebep olma suç isnadı ile Erzurum ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/... Esas sayılı dava dosyası açıldığını, müvekkili ... ...'in geçirmiş olduğu trafik kazası dolayısıyla çenesinden, kolundan, belinden, kalçasından ve ayağından çok ciddi şekilde yaralandığını,10 gün kadar bitkisel yaşamda kaldığını ve adeta ölümden döndüğünü, müvekkilinin bu kaza dolayısıyla 5 büyük ameliyat geçirdiğini ancak sağlığına kavuşamadığını, kendisinde kalıcı hasar oluştuğunu sakat kaldığını, müvekkilinin dizinden aşağısını hissedemediğini ve koltuk değneği ile ayakta durabildiğini, müvekkili ... ...'in 10 yıllık tecrübeli bir sınıf öğretmeni olduğunu, kaza tarihinde 34 yaşında olduğunu, bahsedilen kazası nedeniyle müvekkilinin iş gücü kaybı yaşadığını, kazaya karışan her iki aracın da ... Sigorta tarafından sigorta ettirildiğini, dolayısıyla sigorta şirketinin trafik kazası sebebiyle oluşan maddi zarardan poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, ... Marketçilik Gıda İnş Taah. ve Turizm San. Tic. Paz Ltd. Şti.'nin ... plakalı aracın ruhsat sahibi ve işleteni olduğunu, ...'ın ise ... plakalı aracın ruhsat sahibi ve işleteni olduğunu, müvekkilinin geçirmiş olduğu kaza neticesinde basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek kadar büyük eklem kırığı olacak şekilde yaralandığını ve bu kaza sonucunda çok ağır operasyonlar geçirdiğini, kaza sonrasında kendi ihtiyaçlarını yerine getiremediğini ve yakın çevresindeki insanlara muhtaç olduğunu, eski sağlığını bir daha asla kazanamayacağını, bitkisel hayatta ve komada kalmasının, koltuk değneğine mahkum olmasının da müvekkilin psikolojisini bozduğunu ve her dışarıya çıkarken başına aynı olayın geleceğini düşünerek korku içerisinde yaşadığını, sakatlığı dolayısıyla iş ve sosyal hayatından ayrımcılığa maruz kaldığını, insanların kendisine acımasından dahi rahatsız olduğunu, kaza nedeniyle büyük elem ve ıstırap duyduğunu, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak davacının uğradığı ve davalıların tam kusurlu oldugu kaza neticesinde oluşan iş gücü kaybı dolayısıyla duyduğu maddi ve manevi acı ile iş gücü kaybı halen devam eden davacı ve davalıların mukayeseli ekonomik gücü göz önüne alınarak 250.000,00 TL manevi tazminatın (davalılardan sigorta şirketi hariç olmak üzere) davalılardan tahsiline, şimdilik 1.000,00 TL bakıcı gideri ve iş gücü ve efor kaybı çerçevesinde şimdilik 9.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta (Eski Ünvanı: ... sigorta) vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanca ikame edilen davaya bakmakta yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olması nedeniyle davanın yetki yönünden reddinin gerektiğini, davacı yanın davalı müvekkili şirket aleyhine Erzurum Mahkemesinde dava ikame ettiğini, davacı vekili tarafından usulüne uygun bir delil listesi sunulmadığını, huzurdaki davanın "belirsiz alacak" nevinde ikame edilmesinin kanun koyucunun 6100 sayılı HMK'nun107. maddeleri ile hedeflediği amaca aykırı olduğunu, davalı müvekkili sigorta şirketi aleyhine, açılan davanın değerinin olarak 260.000 TL olarak gösterildiğini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmayacağını, ıslah yoluyla arttırmasına muvafakat etmediklerini, Karayolları Trafik Kanunu gereğince davacı usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafça müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun yazılı bir şekilde başvuru yapılmadan dava yoluna başvurulduğunu, davacı tarafın müvekkili sigorta şirketinde bir hak veya alacağı söz konusu dahi olmuş olsa dahi işbu alacağın zaman aşımına uğradığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, ayrıca sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması nedeniyle müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacı yanca iddia edilen maluliyetin davalı sigorta şirketinin sigortalısının kusuru nedeniyle meydana gelmemesi nedeniyle davalı müvekkili sigorta şirketinin poliçeden doğan bir sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu başkanlığından davacı yana yapılan ödeme/ödemelerin varlığının da sorgulanması gerektiğini, müvekkil şirketin geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi ve bakıcı gideri talebinden poliçe gereği sorumlu olmadığını, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak davacı yanın usul ve yasaya aykırı davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Marketçilik Gıda İnş. Taah. Turz. San. Tic. Paz. Ltd. Şti. vekili dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkil şirket şoförünün asli kusurlu olduğunu iddia etmiş ise de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, zira kaza tespit tutanağında dahi müvekkili şirket şoförünün tali kusurlu olduğunun belirtildiğini, kaldı ki müvekkili şirket şoförünün tali kusurunun dahi bulunmadığını, yine davalı ...'nın duran araçtan korkmasının kendi kusuru olduğunu ve kazada başkaca kusurlunun bulunmadığını, davacının öğretmenlik yaptığı ve kaza nedeniyle bu gelirden mahrum kaldığı iddia edilmiş ise de, davacının özel dersi ile ilgili sunduğu hiçbir delilinin bulunmadığını, bu gelir iddiasının da dikkate alınmasının mümkün olmadığını, yine davacının iddia ettiği gibi bir maluliyetinin bulunması halinde malulen emekli olma hakkının bulunduğunu, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak dava konusu kazada müvekkili şirketin ve şirket şoförünün herhangi bir sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda;" Somut olayda davalılardan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalılardan ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçların 02/09/2018 günü karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığı, davalı Sigorta Şirketinin ise kazaya karışan her iki aracında ZMMS Sigortacısı olduğu anlaşılmaktadır. Meydana gelen eylem nedeniyle araç sürücülerinin kusurlarının tespiti amacıyla ATK trafik İhtisas Daire Başkanlığından rapor alınmış olup; düzenlenen raporda davalı sürücü ...'nın şehir merkezi istikametine seyretmek isteyen davalı sürücü ...'ın aracına çarpmamak üzere ani manevra yapması sonucunda aracın sağ ön kısımları ile önce yaya kaldırımına, ardından kaldırımda yürümekte olan davacıya çarpması şeklinde meydana gelen kazada her iki sürücünün de ayrı ayrı %50 - %50 oranda kusurlu oldukları belirtilmiştir. Davacıda oluşan maluliyetin belirlenmesi amacıyla dosya Adli Tıp Kurumuna tevdi edilmiş olup, düzenlenen raporda kaza tarihinde yürürlükte olan özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurul raporları hakkında da yönetmelik hükümlerine göre davacıda %46 oranında sürekli maluliyetin oluştuğu, 18 ay süre ile geçici iş göremezliğin meydan geldiği belirtilmiştir. Davacıda oluşan bu maluliyet oranlarına göre talep edebileceği tazminat tutarının belirlenmesi amacı ile dosya aktüer hesap uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor alınmıştır. Davacının ... Özel Öğretim Okullarında sınıf öğretmeni olarak görev yaptığı belirtilmiş olup; ilgili kurumdan davacının kaza tarihinde ve kaza tarihinden önceki aylara ilişkin maaş ve ek ücret ödenekleri celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Davacının bildirilen geliri üzerinden hesaplama yapılarak zararının belirlenmesi amacıyla alınan aktüer hesap bilirkişi raporunda toplam 3.553.216,78 TL tutarında efor - iş gücü kaybı tazminatının olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 26/10/202 tarihli ıslah dilekçesi ile efor - iş gücü kaybı tazminatına ilişkin dava değerini 3,553,216,78 TL'ye çıkardığını, bakıcı gideri tazminatı olarak da 4.809,36 TL'ye çıkardığını beyan etmiştir. Dosyaya ibraz edilen aktüer hesap bilirkişi raporunda davacının başkasının bakımına muhtaç olduğu dönem için 4.809,36 TL tutarında bakıcı gideri alacağının doğduğu hesaplanmış olup; bu tutar toplam tazminat tutarı olarak belirlenen 3.553.216,78 TL'nin içerisinde değerlendirilmiştir. Her ne kadar davacı ıslah dilekçesinde efor - iş gücü kaybı tazminatı olarak 3.553.216,78 TL'nin tahsilinin yanında 4.809,36 TL tutarında bakıcı gideri alacağını da talep etmiş ise de; davacının toplam efor - iş gücü kaybı tazminatı alacağının 3.550.367,87 TL olduğu anlaşılmakla bu tutar üzerinde değerlendirme yapılmıştır. Meydana gelen kazada davalılar ... ile ...'nın kazaya karışan araç sürücüleri olduğu, davalılar ... ile ... Marketçilik Lİmited Şirketinin kazaya karışan aracın işleteni oldukları, davalı sigorta şirketinin ise her iki aracın da ZMMS sigortacısı olduğu, bu nedenle tüm davalıların meydana gelen zarardan sorumlu oldukları, dosyaya ibraz edilen ATK raporunda kazaya karışan araçların ayrı ayrı %50 oranında kusurlu oldukları, ATK tarafından düzenlenen raporda davacıda meydana gelen kaza nedeniyle yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre %46 oranında sürekli maluliyetin oluştuğu, geçici iş göremezlik süresinin 18 aya kadar uzayabileceği, davacının 3 ay süre ile bakıma muhtaç olacağı belirtilmiş olup; özel öğretim kurumunda sınıf öğretmeni olarak görev yapan davacının kaza tarihinde almış olduğu ücrete göre hesaplama yapıldığında davacının 3.555.367,87 TL tutarında iş gücü ve efor kaybı alacağının doğduğu, 4.809,36 TL tutarında bakıcı gideri alacağının oluştuğu, ortaya çıkan zarardan davalı sürücü ve işletenlerin kusurları oranında davalı sigorta şirketinin ise her iki araç yönünden ayrı ayrı poliçe limiti kadarıyla sorumlu olacakları, davacının 25/02/2019 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğu ve herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmış olup 3.550.367,87 TL tutarında iş gücü ve efor kaybı tazminatının kazaya karışan her iki araç yönünden poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere ayrı ayrı 360.000,00 TL'den olmak üzere toplam 720.000,00 TL'nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiyesi 2.830.367,87 TL'nin davalı Sigorta Şirketi dışındaki davalılar olan ..., ..., ...ve ... Marketçilik Gıda İnşaat Taahhüt ve Turizm Sanayi Ticaret Pazarlama Lİmited Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. 6098 sayılı TBK 'nın 56.maddesi uyarınca; hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir. Manevi tazminat zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgür bir nitelik taşır. Manevi tazminat miktarının takdir edilmesinde zarar gören tarafın zenginleşmemesi, zararı giderecek olan sorumlunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Manevi tazminat miktarı zarar görenin duymuş olduğu elem ve ızdırap ile iç dünyasında oluşan huzursuzluğu bir nebze olsun giderebilme amacını taşımalıdır. Zarar miktarının tespit edilmesinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları, meydana gelen haksız fiilin ağırlığı, tarafların kusur oranları dikkate alınarak hakkaniyete uygun şekilde belirlenmelidir. Meydana gelen kazada davacının kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davalı sürücülerin meydana gelen kazada ayrı ayrı %50 oranda kusurlu oldukalrı, davacıda %46 oranında maluliyetin oluştuğu, iyileşme süresinin 18 aya kadar uzayabileceği ve 3 ay süre ile bakıcı ihtiyacına maruz kaldığı, davacıda oluşan maluliyetin yaşamı boyunca devam edebileceği ve yaşam fonksiyonlarını olumsuz yönde etkileyeceği, bu haliyle kazada davacının yaralanması nedeniyle iç dünyasında elem ve ızdıraplar yaşadığı, davacının iç dünyasında oluşan bu huzursuzluk, elem ve ızdırabın bir nebze olsun giderilmesi amacıyla manevi tazminat talep etme hakkının bulunduğu anlaşılmakla tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur oranları, davacıda oluşan maluliyetin derecesi dikkate alınarak davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 250.000,00 TL tutarında manevi tazminatın davalılar ..., ..., ...ve ... Marketçilik Gıda İnşaat Taahhüt ve Turizm Sanayi Ticaret Pazarlama Lİmited Şirketinden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 3.550.367,87 TL tutarında iş gücü ve efor kaybı tazminatının kazaya karışan her iki araç yönünden poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere ayrı ayrı 360.000,00 TL'den olmak üzere toplam 720.000,00 TL'nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiyesi 2.830.367,87 TL'nin davalı Sigorta Şirketi dışındaki davalılar olan ..., ..., ...ve ... Marketçilik Gıda İnşaat Taahhüt ve Turizm Sanayi Ticaret Pazarlama Limited Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, 4.809,36 TL tutarında bakıcı giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Hükmolunan tazminat tutarlarına davalı sigorta şirketi yönüdnen temerrüt tarihi olan 08/03/2019 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 02/09/2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 250.000,00 TL tutarında manevi tazminatın kaza tarihi olan 02/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ...ve ... Marketçilik Gıda İnşaat Taahhüt ve Turizm Sanayi Ticaret Pazarlama Lİmited Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, karar vermiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; maluliyete ilişkin alınan raporlardaki aleyhe değerlendirmeleri kabul etmediklerini, 22/01/2024 tarihli celsede asgari ücrette yapılan artıştan dolayı yeniden hesaplama yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdini talep etmelerine rağmen taleplerinin reddedildiğini, sigortalının tazminatının hesaplanmasında hükme tarihine en yakın tarihte belli olan asgari ücretin esas alınması gerektiğini, hükme esas alınan raporda 2023 yılı asgari ücreti üzerinden hesaplama yapılmış iken kararın 22/01/2024 tarihinde verildiğini, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ... Marketçilik Gıda İnş. Taah. ve Turz. San. Tic. Paz. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporlarda kusur oranın hatalı belirlendiğini, müvekkili şirketin şoförünün diğer davalı şoför ile eşit oranda ve asli kusurlu olarak değerlendirilmiş olmasının kabulünün mümkün olmadığını, dosya kapsamında alınan maluliyet oranlarının kabul etmediklerini, bilirkişi raporlarındaki çelişkinin giderilmediğini, hükmedilen manevi tazminatın fahiş miktarda olduğunu, davacıya SGK veya başkaca bir kurum tarafından her hangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, hükümde tüm davalıların müşterek ve müteselsil sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kusur oranlarının hatalı olduğunu, tarafınca yapılan her hangi bir kural ihlali bulunmadığını, üç şeritli yolda orta refüjde durmuş bir vaziyette bekleyen araçtan en sağ şeritte seyir halinde olan bir araç sürücüsünün korkmasının hayatın olağan akışına aykırı ve mantıksız olduğunu, şahsının her hangi bir kusurunun bulunmadığını, 11/09/2018 tarihli raporda dahi şahsının tali kusurlu bulunduğunu, dava kapsamında alınan maluliyet oranlarının kabul etmediğini, hükmedilen manevi tazminatın çok yüksek olduğunu, şahsına ait dosya kapsamında sosyal ekonomik durum araştırılması yapılmadığını, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ...vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak olarak ikame edilmesinin hukuka aykırı olduğunu bu nedenle usulden reddi gerektiğini, müvekkiline % 50 kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, kendi yolunda seyir halindeyken yola aniden çıkmak suretiyle kazaya sebep olan davalı şirket şoförünün müvekkiliyle eşit oranda kusurlu olarak değerlendirilmiş olmasının kabul edilemez olduğunu, aldırılan maluliyet raporunun ve hesap bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, SGK tarafından ya da sigorta şirketi tarafından her hangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, tazminat tutarında sigorta şirketinin limit dahilinde sorumlu tutulmasının hukuka uygun olmadığını, fahiş miktarda manevi tazminata hükmedildiğini, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak olarak ikame edilmesinin hukuka aykırı olduğunu bu nedenle usulden reddi gerektiğini, müvekkiline ait araç sürücüsüne % 50 kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, kazaya sebep olan ...'ın ağır kusurlu olduğunu, bu haliyle müvekkilinin kurtuluş beyyinesi getirdiğini ve sorumlu olmadığının kabul edilmesi gerektiğini, kendi yolunda seyir halindeyken yola aniden çıkmak suretiyle kazaya sebep olan davalı şirket şoförünün müvekkiline ait araç sürücüsüyle eşit oranda kusurlu olarak değerlendirilmiş olmasının kabul edilemez olduğunu, aldırılan maluliyet raporunun ve hesap bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, SGK tarafından ya da sigorta şirketi tarafından her hangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, tazminat tutarında sigorta şirketinin limit dahilinde sorumlu tutulmasının hukuka uygun olmadığını, fahiş miktarda manevi tazminata hükmedildiğini, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; 02/09/2018 tarihinde, davalı sürücü ...idaresindeki ... plakalı aracın seyir halindeyken kavşağa yaklaştığında davalı sürücü...'ın idaresindeki ... plakalı araca çarpmamak için ani manevra yapıp önce yaya kaldırımına çarpması akabinde yaya kaldırımında yürümekte olan davacı yaya çarpması şeklinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, kaza tespit tutanağı ve soruşturma araştırmasında alınan bilirkişi raporuna göre; davalı sürücü ...'nın asli kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'ın ise tali kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi'nin 31/12/2021 tarihli raporuna göre davalı sürücülerin eşit oranda kusurlu olduğunun belirlendiği, ATK ... İhtisas Kurulu'nun 30/10/2020-... Karar Numaralı raporuna göre; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının kalıcı maluliyetinin %46 olduğu, iyileşme süresinin 18 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, iş bu maluliyet raporuna itibarla davacının zararının hesaplandığı, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerinin istinaf yasa yoluna başvurdukları anlaşılmıştır. İstinaf talebinde bulunan taraf vekillerinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, kazanın meydana gelmesinde davacıya atfı kabil bir kusur bulunmadığı, davalı sürücülerin ise kusurlu olduğu, kaza tarihinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerinin yürürlükte bulunduğu, davacının iş bu yönetmelik hükümleri uyarınca belirlenen maluliyeti dikkate alınarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının SGK'ya sorulduğu, yapılan ödemenin aktüer bilirkişi raporunda dikkate alındığı, tarafların ekonomik ve sosyal durumunun araştırıldığı, kazanın meydana geliş şekli, davacının yaralanmasının niteliği, yaşı, davacın kazanın meydana gelmesinde kusursuz olması, paranın satın alma gücü ve meydana gelen zarar dikkate alındığında davacı yararına takdir edilen manevi tazminatın hak ve nesafet ilkelerine uygun olduğu anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin ve davalı ... Marketçilik Gıda İnş. Taah. Ve Turz. San. Tic. Paz. Ltd. Şti. vekilinin, davalı ...'ın, ...vekilinin, ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu aşamasında alınması gereken 259.931,65-TL karar harcından peşin alınan 64.931,68-TL harcın mahsubu ile bakiye 194.999,97-TL harcın davalı ... Marketçilik Gıda İnş. Taah. Ve Turz. San. Tic. Paz. Ltd. Şti.'den alınarak hazineye irat kaydına, 4-İstinaf başvurusu aşamasında alınması gereken 259.931,65-TL karar harcından peşin alınan 64.931,48-TL harcın mahsubu ile bakiye 195.000,17-TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, 5-İstinaf başvurusu aşamasında alınması gereken 259.931,65-TL karar harcından peşin alınan 64.931,48-TL harcın mahsubu ile bakiye 195.000,17-TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davalı ...istinaf başvurusu sırasında adli yardımlı olup harç yatırmadığından alınması gereken istinaf kanun yoluna başvurma harcı olan 1.169,40-TL ve istinaf karar harcı olan 259.931,65-TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan taraflarca bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 9-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 10-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 27/11/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.